Sümerbank'ta mücadeleye devam

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun fabrikalarının özelleştirilmesini şimdilik durdurulması yönündeki kararını değerlendiren Bakırköy Sümerbank işçileri, mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.

Sümerbank'ta mücadeleye devam
Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun fabrikalarının özelleştirilmesini şimdilik durdurulması yönündeki kararını değerlendiren Bakırköy Sümerbank işçileri, mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.
TEKSİF Sendikası Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, dün fabrika bahçesinde konuyla ilgili olarak işçilere hitaben yaptığı konuşmada, fabrikanın çalışmasının işçilere bağlı olduğunu, kapatma kararına karşı verdikleri mücadeleyi 'iş' için de vereceklerini söyledi. Yelken, ÖYK'nın işçilerin direnişi sayesinde geri adım attığına dikkat çekerek, "Tehlike geçmiş değil, su uyur düşman uyumaz. IMF olduğu sürece, IMF temsilcisi Başbakan'dan daha yetkili olduğu sürece aynı oyunlar devam edecek. Fabrikanın kapatılmaması tamamen bize bağlıdır" dedi.
Verdikleri mücadele sayesinde geri adım attırdıklarını belirten Nazlı Doğan adlı işçi karara sevindiklerini söyledi. Hatice Ergün ise birliklerini kimsenin yıkamayacağını söyleyerek, "Burası kapandığında ne yapacağız, çocuklarımıza nasıl bakacağız? Kanımızın son damlasına kadar burada kalırız" dedi. "Ekmek için katil mi olacağız?" diye soran Bakırköy Sümerbank işçisi Lütfiye Macera da, Sümerbank gibi bir fabrikanın bir daha açılamayacağını, ekmeklerine sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Öğrencilere akademik destek
Şebnem Turhan
Fen edebiyat fakültesi öğrencilerinin ellerinden alınan öğretmenlik hakkı için verdikleri mücadeleye Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) dekanlığından destek geldi. Dekanlık bünyesinde oluşturulan bir komisyon, formasyon konusunu incelemeye aldı. Çıkacak sonuçlar rektörlüğe, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)'na ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'na iletilecek.
DTCF Dekanı Necdet Adabağ, gazetemize yaptığı açıklamada, devletin siyasi yatırımları düşünerek üniversite açtığına dikkat çekerek, "Yeni üniversiteler açılıyor ancak, mezunlara istihdam imkânları sağlanmıyor" dedi. DTCF'nin kuruluş amaçlarından birinin öğretmen yetiştirmek olduğunun altını çizen Adabağ, DTCF'de formasyon kurslarının açıldığını ve isteyen öğrencilerin sertifikasını alarak öğretmenlik yaptığını ifade etti.
Uygulamaya herkes karşı
Adabağ, 1980'li yıllarda YÖK'ün kurulmasının ve eğitim fakültelerinin açılmasının ardından formasyon hakkının alındığını hatırlatarak, "Daha sonra belirli aşamalardan geçirilerek bugünkü uygulamaya gelindi. Uygulamayı yapısal yenilik olarak sunuyorlar. Ancak bu tamamen öğrencilerin aleyhine bir uygulamadır. Öğretmen olmak istiyorsanız birbuçuk yıl yüksek lisans yapacaksınız şartı getirildi. Bu biraz ezbere yapılmış bir uygulamadır. Fakülte öğretim elemanlarına ve yönetimine gerektiği gibi bilgi vermeden, düşünceleri alınmadan yapılmış bir yeniliktir" eleştirisinde bulundu. Uygulamanın DTCF'nin kuruluş amacına aykırı olduğunu hem de öğretim elemanlarına büyük haksızlık yapıldığını vurgulayan Adabağ, kendilerine "öğretmen yetiştiremezsiniz" denildiğini kaydetti.
Komisyon kuruldu
Bu uygulamaya geçilmesinin ardından büyük sancılar yaşandığına dikkat çeken Adabağ, hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin tedirgin olduğunu söyledi. Adabağ, sürekli öğrencilerin formasyon talepleriyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, fen edebiyat fakülteleri mezunlarının tek çıkış yolunun öğretmenlik olduğunu vurguladı. Adabağ, bu hakkı da birtakım koşullara bağlamanın, mezuniyet süresini ertelemenin ve öğretmenlik şansını azaltmanın hiçbir anlamı olmadığını ifade etti.
Dekan Necdet Adabağ, son sınıf öğrencilerine bu hakkın tanınmasının da bir çözüm olamayacağına vurgu yaparak, öğretim üyelerinin de öğrencilere formasyon hakkının verilmesini istediklerini dile getirdi. Fakültelerinde formasyon hakkı için öğretim üyeleri ve dekan yardımcısının bulunduğu yedi kişilik bir komisyon oluşturduklarını belirten Adabağ, komisyonun ilk toplantısını yaptığını söyledi. Ortada YÖK, MEB ve üniversiteleri içeren üç ayaklı bir sorun olduğunu söyleyen Adabağ, komisyonun bu meselenin üzerine gitmeye kararlı olduğunu vurguladı. Adabağ, komisyonun sorunu tüm öğretim üyeleriyle görüşeceğini ve görüşmeler sonucunda hazırlanan konsensusla yazılı talep olarak rektörlüğe iletileceğini kaydederek, rektörlüğün de bu sorunda yanlarında yer aldığını belirtti.
Sorunu YÖK ile MEB arasında halletmeye çalışacaklarını vurgulayan Adabağ, çabalarının süreceğini ama hiçbir söz veremediklerini kaydetti. Adabağ, soruna şöyle veya böyle bir sonuç bulacaklarını kaydederek, öğrencilerinin formasyon haklarını sorumluluk olarak sırtlarında taşıdıklarını dile getirdi.
www.evrensel.net