Hükümet çekip gitmeli!

Hükümet çekip gitmeli!

Krizlerin faturasını kendi suçlarını gizlemeye çalışarak bürokratlara çıkartan hükümetin halkı yoksulluğa ve sefalete sürüklediğini belirten Türk-İş 6. Bölge Temsilcisi Adil Aydın, Kemal Derviş programıyla yöneticilerin pişkinliğinin boyutlandığını söyledi.

Hükümet çekip gitmeli!
Hasan Ihlamur
Türk-İş 6. Bölge Temsilcisi Adil Aydın, halkı yoksulluğa ve sefalete sürükleyen hükümetin özür dileyip çekip gitmekten başka yapacağı bir şey kalmadığını söyledi. Tabanda birlik oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Aydın, ithal Bakan Kemal Derviş'in programının da IMF ve DB dayatmasından başka birşey olmadığını kaydetti.
DSP, MHP ve ANAP'tan oluşan 57. hükümetin IMF ve DB'nin dayattığı ancak hiçbir ülkede başarıya ulaşmamış programla ülkeyi krizlere sürüklediklerini belirten Adil Aydın, hükümetin Emek Platformu'na üye sendika ve kitle örgütlerine kulaklarını tıkadığını söyledi. Hükümetin krizlerin faturasını kendi suçlarını gizlemeye çalışarak bürokratlara çıkarttığını ifade eden Aydın, en son olarak ithal bakanla pişkinliğin boyutlandırıldığını dile getirdi.
Tabanda birlik oluşturulacak
IMF ve DB'nin programının ülke gerçeği ile bağdaşmadığının ortaya çıktığını ifade eden Aydın, Emek Platformu'nun aldığı kararlar gereği basın açıklaması düzenlediklerini bundan sonra kitle örgütlerini ve meslek odalarını ziyaret edeceklerini, milletvekilleriyle görüşmeler yapacaklarını söyledi. 31 Mart ve 14 Nisan'daki eylemlerde tabanda birliği hedeflediklerini anlatan Aydın, işçilerin de dayanışma içnde olacaklarını, şimdilik şehrin belirli yerlerine "Yolsuzluk ve yoksulluğa hayır" pankartları asacaklarını söyledi.
Program hortumcuların
Kemal Derviş'in ilk olarak özelleştirmelerin hızlandırılmasını istediğine dikkat çeken Adil Aydın, "Samsun'da 20 bin işsiz var. Samsun'da bulunan TEKEL, Telekom, THY, liman gibi kurumların özelleştirilmesi ile işsizler ordusuna binler katılacak. Esnaf zaten kepenk kapatıyor, köylü ürününü satamıyor. Bu durumda birlik olmaktan başka çare yok" dedi.
Krizi hükümetin kendisinin yarattığını belirten Aydın, "Borçlanıyorlar ve bunun faiziyle birlikte faturayı halka yüklüyorlar. IMF ve DB krediyi veriyor, ardından da Kemal Derviş'i temsilci olarak gönderiyor verdiği kredinin takibini yaptırıyor. Verilen kredinin nasıl kullanılacağına bile IMF karar veriyor. Sözde bankacılık reformu yaparak parayı hortumculara verecekler" dedi.
Programın ulusal olması için ülke nüfusunun büyük kesiminin benimsemesi gerektiğini belirten Aydın şöyle devam etti: "102 milyon lira asgari ücret reva görülen işçi mi? Özelleştirmeden dolayı işini kaybetmiş olanlar mı? Hedeflenen enflasyon oranında zam yapılacağı söylenen memur mu? Siftahsız kepenk kapatan ve nefes alamaz hale gelen esnaf mı? Yoksa maliyetlerine zam yapılarak ve kredi girişimleri kaldırılarak sefalete terk edilen köylü mü destekleyecek bu programı?"
Bu soruların cevabının "Hayır" olduğunu söyleyen Aydın, hükümetin yapacağı tek bir şey olduğunu söyledi: "Halktan özür dileyerek çekip gitmek".
www.evrensel.net