Şaibeli konferans!

"Enerji Arenası" adıyla Stratejik Teknik Araştırmalar Merkezi tarafından organize kongrede, enerji sektörü, Beyaz Enerji Operasyonu ile gözaltına alınan Dünya Enerji Konseyi Başkan Yardımcısı Hüseyin Arabul gibi şaibeli isimlerle tartışıldı.

Şaibeli konferans!
Enerji Arenası adıyla Stratejik Teknik Araştırmalar Merkezi tarafından organize edilen kongrede, enerjideki dışa bağımlılık itiraf edilirken, özeleştirmenin sorunları çözeceği öne sürüldü. Kongrenin önceki gün öğleden sonraki oturumlarında, biliminsanları özellikle doğalgazda uzun vadede gereksiz anlaşmalar yapıldığını vurgulayarak, ülke kaynaklarının çarçur edildiğine dikkat çektiler. Elektrik Piyasası Kanunu (EPK)'nun tartışıldığı bölümde ise EPK'nın özel sektöre geniş yayılma alanı tanımadığını ileri sürerek, zaten tüm elektrik üretim ve dağıtımını özel sektöre devreden kanunun yetersizliğinden yakındılar. Dünkü bölüme Beyaz Enerji operasyonunda gözaltına alınan Dünya Enerji Konseyi Başkan Yardımcısı Hüseyin Arabul'un da konuşması dikkat çekti
Konuşmalarda hem Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin hem de Türkiye'nin gelecekte ciddi enerji sıkıntısı ile karşı karşıya kalacağı vurgulanırken, Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle AB'ye girişinin bu sıkıntıyı çözme noktasında ikili yarar sağlayacağı iddia edildi. Türkiye'nin Ortadoğu petrollerinin Avrupa ülkelerine aktarılmasında önemli geçiş yolu olduğu dile getirilerek, Türkiye AB'ye üye olduğunda AB ülkelerinin enerji sıkıntısının azalacağı söylendi.
Gereksiz doğalgaz anlaşmaları yapılıyor
"Enerji kaynakları, Global Politika Uygulamaları ve Stratejiler" konulu oturumda konuşan BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım ise Türkiye'nin geleceğe yönelik toplam taleplerin karşılanması amacıyla yıllık 67.8 Milyar metreküplük doğalgaz alım kontratı imzalandığını ifade ederek, doğalgaz tüketeminin günden güne arttığını bildirdi. Doğalgazın dolar üzerinden alındığını ve bu nedenle de doğalgazın elektrik sektörüne pahalıya satıldığını söyleyen Yardım, çıkartılacak olan Doğalgaz Piyasası Yasası'nın birçok sorunu çözeceğini iddia etti. Bu yasa ile mevzuatın AB standartlarına göre düzenleneceğini belirten Yardım, düzenlemelerden sonra BOTAŞ'ın dağıtım hatlarından sorumlu olmayacağını ve şehir dağıtımlarının herhangi bir şirket tarafından yapılacağını söyledi.
Yardım'ın ardından söz alan öğretim üyeleri, pahalı doğalgaz için gereksiz anlaşmalar yaparak Türkiye'nin kaynaklarını çarçur ettiğini belirttiler. Türkiye'nin uzun vadede ihtiyacından çok fazla doğalgaz alımı için anlaşmalar yaptığına işaret eden biliminsanları, bunun Türkiye'nin Kafkasya'ya yakın olmasından kaynaklandığını söylediler.
Kongreye katılan özel sektör temsilcileri ise hükümetten ve politikalardan şikayet ettiler. Sık sık hükümet değiştiren bir ülkede plan ve strateji belirlemenin zorluğunu dile getiren işadamları, bir taraftan özelleştirmelerin yetersizliğinden yakınırken diğer taraftan devletin özel sektörü yeterince desteklemediğini söylemesi dikkat çekti. İşadamları, devletin özel sektör ile birlikte yatırımlar yapması gerektiğini söyleyerek, Hazar petrollerine hakim olabilmek için ABD ve AB ile işbirliği içinde olmak gerektiğini savundular.
AB temsilcisi Oscar Benedikt ise AB ülkelerinin enerji ihtiyacının her geçen gün arttığını dile getirerek, birliğin gelecekte enerji ihtiyacının yüzde 70'ni dışardan alacağını belirtti. Türkiye'nin üyeliğe kabul edildiğinde Hazar petrolleri ve Rusya ile bağlantılarının artacağını bildiren Benedikt, "Doğalgaz için coğrafi geliş hatlarının artırılması gerekir. Türkiye'nin AB'ye katılımı her iki taraf içinde yarar sağlayacaktır. Yeni kaynaklardan yani İran'dan, Hazar bölgesinden gelecek kaynaklara ihtiyacımız var. Türkiye birlik içinde enerji sektöründe önemli rol oynayacak" diye konuştu.
Sermaye EPK'yı beğenmedi
"Enerji sektörünün geleceğine ilişkin perspektifler elektrik (Üretim, dağıtım)" başlıklı son oturumda ise katılımcılar, EPK'nun özel sektöre geniş yayılma alanı tanımadığını ileri sürerek, zaten tüm elektrik üretim ve dağıtımını özel sektöre devreden kanunun yetersizliğinden yakındılar. Kanun ile hiçbir yatırımcının ülkeye finans sağlamayacağını öne süren katılımcılar, yüzde 95'i kamuda olan elektrik piyasasının hepsinin özelleştirilmesi gerektiğini savundular.
Enerji Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ateş, HESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Arman, Doğan Holding adına Yahya Uzdiyen ve Elsiad Genel Sekreteri Sami Sevinç'in katıldığı paneli, Beyaz Enerji Operasyonu sırasında gözaltına alınan Dünya Enerji Konseyi Başkan Yardımcısı Hüseyin Arabul yönetti.
Hüseyin Arabul, 1984 yılından bu yana elektrik piyasası için ciddi adımlar atılmadığını söyleyerek, "Tahkim çıkarsa herşeyi çözecek dendi çözemedi, Anayasa değiştirildi, özelleştirmeler uygulansın diye Elektrik Piyasası Kanunu çıkarıldı o da sorunu çözemedi." diye konuştu.
EPK yetmedi
Fahrettin Arman, EPK'nın elektrik piyasasının liberalleşmesini sağlamadığını ileri sürerek, "Elektrik piyasasının yüzde 5'lik kısmının özelleştirilmesi düşünülüyor. Devlet kendine ait tüm üretim dağıtım tesislerini özelleştirmelidir." dedi. Arman, "Kanun Türkiye'nin alt yapısına uygun olmayan şekilde çıktı" diye konuştu.
Yahya Uzdiyen de gelinen noktada hiçbir dağıtım santralinin alınamadığından yakınarak, dağıtım şirketleri özelleştirilebilseydi ve kaçakların engellenmesi sağlansaydı 5 milyar doların bütçeye girmiş olacağını söyledi. EPK'da verilen tarihler süresinde hiçbir bölgenin devrinin yapılamayacağını savunan Sami Sevinç ise gelinen noktanın fiyasko olduğunu kaydetti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net