İhanet belgesi onaylandı

Avrupa pazarı olma yolunda önemli adım Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde "son uğrak" olarak görülen Ulusal Program'ı Bakanlar Kurulu onaylandı.

İhanet belgesi onaylandı
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde "son uğrak" olarak görülen "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Program" Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı. Nice Zirvesi'nden sonra imzalanan Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB)'ne cevap niteliği taşıyan program metninde; ağırlıklı olarak "iktisadi uyum kriterleri" çerçevesinde AB'nin şart koştuğu uygulamalara ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Ulusal Program, tamamen emperyalistlerin isteklerini yerine getirmek için bir "taahhüt" niteliği taşıyor. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan ve Bakanlar Kurulu'nun onayladığı Ulusal Program, önümüzdeki günlerde AB Komisyonu'na sunulacak.
Türkiye'nin değil Avrupa'nın ihtiyaçları
Hükümet yetkilileri, programın tarihi bir belge olduğunu savunurken, programı oluşturan politikaların da tamamen Türkiye'nin ihtiyaçları çerçevesinde hazırlandığını iddia ediyor. Ancak program, hükümetin iddialarının aksine, Türkiye'nin bir Avrupa pazarı olması yolunda atılmış en büyük adımlardan birisi.
Gümrük Birliği süreci ile birlikte uygulamaya konulan iktisadi kriterler; özellikle tarım, enerji, kamu yatırımları, sosyal güvenlik düzenlemeleri, dış ticaret, finans ve sanayi sektöründe "yeniden yapılanmayı" hedefliyor. Bu yapılanmanın temel eksenini ise kamu tekelinin, korumacı ulusal politikaların, yabancı sermaye yatırımlarına ilişkin kısıtlamaların tamamen ortadan kaldırılması oluşturuyor. Bu yönüyle IMF'nin "istikrar paketleri"nden bir farkı bulunmuyor. Programın ekonomik kriterler kısmındaki hedefler, son kriz nedeniyle revize edildi ve enflasyon hedefleri yeniden belirlendi.
Programın kapsamı
30 bölümden ve yaklaşık 1400 sayfadan oluşan Ulusal Program, altı ana başlıktan oluşuyor. Bunlar; "Giriş, Siyasi Kriterler, Ekonomik Kriterler, Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Kapasitesi, Müktesebatin Uygulanmasına Yönelik İdari Kapasite ve Reformların Mali Açıdan Global Değerlendirilmesi" bölümleri.
Program gereğince Türkiye, KOB'da belirtilen hedefler çerçevesinde, kısa vadeli önceliklerini 31
Aralık 2001 tarihine kadar, orta vadeli önceliklerini ise en geç 31 Aralık 2003 tarihine kadar tamamlamak zorunda. AB Komisyonu da, KOB ve Ulusal Program'ın uygulanabilmesi için gerekli izleme mekanizmalarını oluşturacak. Türkiye taahhütlerine uygun davranmadığı zaman bu izleme mekanizmaları doğrudan müdahale edebilecekler. Program kabul edildikten sonra Türkiye hazırlayacağı bütün ekonomi politikalarını bu programa uyum içinde yürütmek yükümlülüğü altına giriyor. Nitekim VIII. Kalkınma Planı da tamamen AB kriterleri ve Ulusal Program dikkate alınarak hazırlandı.
Siyasi kriterler genel ifadelerden oluşuyor
Medyada tartışmalara neden olan "siyasal düzenlemeler" ise taslakta tartışıldığı kadar yer tutmuyor. 21 sayfadan oluşan "siyasi kriterler" bölümünde demokrasi ve hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi konularda genel değerlendirmelere yer veriliyor. Yunanistan ve Kıbrıs sorunu, siyasi kriterler bölümünün girişinde yer alıyor. Yunanistan'la diyaloğun süreceği, Kıbrıs'ta ise BM'nin çabalarına destek verileceği ifade ediliyor. Ölüm cezasının 1984'ten bu yana uygulanmadığı vurgulanırken, idam cezasının şeklinin ve kapsamının orta vadede ele alınacağı ifade ediliyor. Cezaevleri konusunda, F tipi cezaevlerine geçilerek AB'yle uyum sağlandığı belirtilirken, MGK'nın zaten ulusal güvenlik konularında danışma organı niteliğinde olduğu iddia ediliyor.
"Demokratikleşme" başlığı altında sıralananlar, "insan haklarına saygı" ve "hukukun üstünlüğü" gibi genel geçer ifadeleri aşmıyor. Bu kapsamda, TCK, TMY, Siyasi Partiler Yasası ile Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerle ilgili kısımlarının gözden geçirileceği kaydediliyor. AB'ye üyelik yönünde atılmış her adımı "demokratikleşme" ile eşdeğer gören çevrelerin beklentileri, Ulusal Program'ın her satırında boşa düşüyor. Nitekim Hükümet Sözcüsü Rüştü Kazım Yücelen'in okuduğu "Bakanlar Kurulu açıklaması"nda da Ulusal Program'la ilgili "Kopenhag ekonomik kriterlerine bir an önce uyumu sağlayacak nitelikteki ekonomik programımızın daha etkin bir biçimde uygulanması" ifadesine yer verilerek, konunun özü vurgulanıyor.
Yılmaz, Meclis'e bilgi verecek
Bu arada Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, AB müktesebatının üstlenilmesine ilişkin ulusal program ile ilgili olarak perşembe günü Meclis'e bilgi verecek. Edinilen bilgiye göre Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nun 22 Mart günü yapacağı toplantıda, İçtüzük'ün 60. maddesine göre söz alarak ulusal programla ilgili olarak Genel Kurul'u bilgilendirecek. Yılmaz'ın bilgi vermesinden sonra, İçtüzük uyarınca gruplara söz hakkı doğacak ve TBMM'de grubu bulunan partilerin sözcüleri, ulusal programa ilişkin görüşlerini açıklayacaklar.
www.evrensel.net