Van Gölü tükeniyor

Türkiye'nin en büyük gölü, atıkların arıtmaya tabi tutulmadan bırakılması nedeniyle büyük bir kirlilik yaşıyor. Göle girenler ciddi hastalıklara yakalanıyor, kirlilik gözle görülür bir hal alıyor.

Van Gölü tükeniyor
Havzasında bir milyon insanın yaşadığı Van Gölü, gerekli arıtma tesisi olmadığı için yok oluşa doğru gidiyor. Prof. Dr. Nurhan Akyüz, "Kısa sürede çözüm bulunmazsa doğa harikası olan Van Gölü, kullanılmaz hale gelecek" dedi.
450 kilometrelik kıyısı ve 3 bin 570 kilometrekarelik su yüzeyiyle kapalı havza özelliğinde olan Van Gölü'nün etrafında bir il, 6 ilçe, 136 köy ve fabrikalar yer alıyor. Van Gölü havzasında yaşayan yaklaşık bir milyon insanın evsel atıkları ise herhangi bir arıtmaya tabi tutulmadan doğrudan göle akıtılıyor. Su seviyesinin bu yıl normal seviyeye düşmesi sonucu atıkların gölde yarattığı kirlilik, artık gözle görülür hale geldi. Van Gölü havzasında, Van Belediyesi ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne ait birer arıtma tesisi bulunuyor, ancak bu tesislerin ise işlev göremez durumda olduğu belirtiliyor.
Atık sular arıtılamıyor
Van Belediye Başkanı Şahabettin Özaslaner, son günlerde alınan su örneklerinin Van Tarım il Müdürlüğü laboratuvarlarında incelendiğini, atık suların göle karıştığı noktada alınan su numunelerinde 110 bin adet E.koli ve 110 bin adet coliform bulunduğunun belirlendiğini söyledi. Özaslaner, Van Gölü havzası etrafında bulunan yerleşim birimlerinden sadece Van'da arıtma tesisi bulunduğunu, öteki ilçe ve köylerin hiçbirinde arıtma tesisi bulunmadığını belirterek, "Van Arıtma tesisi de gerekli işlevleri tam olarak yerine getiremiyor. Arıtma tesisinde atık suların sadece 3'te 1'lik bölümü kabaca arıtılmaktadır. Geri kalan 3'te 2'lik atıklar ise arıtılmadan göle deşarj ediliyor" dedi.
Van Gölü yok olabilir
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurhan Akyüz ise 1993-1994 yılları arasında yaptığı araştırmalarda, Van Gölü sahilinin Karasu mevkiinden çimento fabrikasına kadar olan bölümünde yüksek derecede E.coli belirlendiğini söyledi. Akyüz, söz konusu bölgede göle girenlerde çeşitli cilt ve sindirim sistemi rahatsızlıkları görüldüğünü belirterek, "Bu olay Erciş, Adilcevaz, Ahlat ve Tatvan'da mevcuttur. Buralarda atık sular direk olarak göle akıtılmaktadır. Van Gölü'ndeki kirliliğin önlenmesi için acilen ihtiyaca cevap verecek modern tesisler kurulmalıdır. Aksi takdirde büyük bir doğa harikası olan Van Gölü kullanılmaz hale gelecektir" dedi. Akyüz, Van Gölü'ndeki kirlilik ile ilgili 1994 yılından bu yana hiçbir önemli araştırma yapılmadığını, geçen 7 yıllık sürede Van Gölü havzasında önemli bir nüfus artışı da olduğunu, bu nedenle kirliliğin büyük boyutlara ulaşmış olabileceğini sözlerine ekledi.
Van Araştırmaları Projesi Uzaktan Algılama Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sarı da, Van Gölü'ne akıtılan atıkların çok tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, "Hem çevre açısından hem de insan sağlığı açısından ciddi boyutlardadır. Bu durumun tehlikesi tartışılmaz" dedi. Saptanan değerlerin ürkütücü boyutlarda olduğunu vurgulayan Sarı, "Buralarda kesinlikle göle girilmesi sakıncalıdır. Her türlü bulaşıcı hastalığa neden olur. Çünkü bakterilerin kökeni evsel atıklardır. Elde edilen değerler gölün üzerinde 10 kilometrelik alanı kapsayacaktır. Göl kapalı bir havza olduğu için kirlilik yüzeyde kalacaktır" diye konuştu.
www.evrensel.net