Katliam sanıkları yine tutuklanmadı

Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde 1996'da meydana gelen ve 10 tutuklunun hayatını kaybettiği katliamdan sonra haklarında dava açılan 65'i güvenlik görevlisi 73 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Katliam sanıkları yine tutuklanmadı
Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde 1996'da meydana gelen ve 10 tutuklunun hayatını kaybettiği katliamdan sonra haklarında dava açılan 65'i güvenlik görevlisi 73 kişinin yargılanmasına devam edildi. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıkların hiçbiri katılmadı.
Mahkemede söz alan müdahil avukatlardan Sezgin Tanrıkulu, yargılama süresinin 5. yılına girdiğini ve halen dosyada tamamlanamayan bazı ifadeler bulunduğunu belirterek, davanın erken sonuçlandırılmasını istedi.
Avukat Tanrıkulu, ayrıca olay günü tutuklu ve hükümlülerin Gaziantep Cezaevi'ne sevki sırasında görev alan jandarmalar hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Sanık avukatı Gülçin Kaya ise, duruşmanın bir kez daha ertelenmesi talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, müdahil avukatlarının sanıkların tutuklanmalarına yönelik taleplerinin daha önceden sonuçlandırıldığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar vererek duruşmayı erteledi.
Katliamda on tutuklu ölmüştü
Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde, 24 Eylül 1996'da meydana gelen katliamda 10 tutuklu ölmüş, 23 tutuklu yaralanmış, 29'u asker, 36'sı polis, 7'si İnfaz Koruma Memuru ve 1'i cezaevi doktoru olmak üzere toplam 73 kişi hakkında, "görevi ihmal, zaruretin tayin ettiği sınırı aşarak, kasıt olmaksızın ölüme sebebiyet vermekten" dava açılmıştı. İddianamede, sanıklar hakkında 3 ile 15 yıl arasında değişen oranlarda ağır hapis cezası isteniyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ölüm oruçları sürüyor
Ölüm oruçları Türkiye genelinde 147. gününe girerken, İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesi ve Buca Cezaevi'nde tutuklulardan bir kısmı da eylemlerinin 144. gününde. İzmir Barosu Cezaevi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, tutuklular artık kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Raporda, hükümlülerin bilinç kaybı durumunda tıbbi müdahale istemediklerini ve zorla müdahaleyi "işkence" kabul ettiklerini hastane yönetimine ilettikleri de vurgulanıyor.
Halen Yeşilyurt Devlet Hastanesi'nde bulunan ölüm orucu eylemcilerinin sağlık durumları şöyle:
Ayşe Eren: Ölüm orucunun 144. gününde. 30 kiloya düştü. Şeker alamıyor, günlük su alımı 1 litreden az. İshal, mide bulantısı, sürekli yatma hissi, aşırı halsizlik, aşırı kilo kaybı, kollarda ve bacaklarda uyuşma ve kramp, kaburga kemiklerindeki yumuşamadan kaynaklı göğüste iç çökme devam ediyor. Ağız içi yaraları, ışığa ve sese duyarlılıkta artış, faranjit, yutkunma zorluğu, uykusuzluk, böbrekler ve sırtta ağrılar.
Berna Ünsal Saygılı: 144. günde. Kilosu 36. Şeker alamıyor, mide bulantıları, kanlı ishal ve mukus dökülmesi, dikkati toplayamama, su ve şeker alımında belirgin düşüş, yutkunmada zorlanma, sürekli uyuma hissi, iç organlarda parçalanma, kusma isteği, baş ağrıları, denge sorunları, kronik bronşitten kaynaklı ciğerlerde şiddetli ağrı şikâyetleri var. Hareket edemez halde.
Nazan Yılmaz: 144. günde, kilosu 38. Vücudun değişik yerlerinde ödem, gözlerde yanma ve ağrı, sürekli başağrısı, kemiklerde batma, idrarda zorluk, su ve şeker alımında düşme, midede yanma ve bulantı, vücutta özellikle karın ve kasıklarda şişme, ağızda boğazdan mideye kadar kuruluk, kalpte sıkışma ve batma, yürümede ve hareket etmede zorlanma, başı desteksiz dik tutamama, algıda ve konuşmada zorluk, unutkanlık gibi sağlık problemleri yaşıyor.
Abdullah Bozdağ: 141. günde, kilosu 49. Celal Alpay: 141. günde, kilosu 66. Mesut Avcı: 141. günde, kilosu 55. Serhat Karadumanlı: 141. günde. Hanım Harman: 139. günde. Ümit Kanlı ve Barış Yıldırım: 136. günde. Bu tutuklular da benzer sorunlar yaşıyorlar.
İHD'den eylem
İHD İzmir Şubesi dün, Cumhuriyet Postanesi önünde yaptığı basın açıklaması ve faks gönderme eylemiyle, ölüm oruçlarında saatlerin sayılı olduğunu belirterek, sorunun bir an önce çözülmesini istedi. İHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Meral Ünal, ülke yöneticilerini umursamazlığa son vermeye çağırdı.
Bakan çözemiyorsa istifa etsin
Tutuklu aileleri, İHD İstanbul Şubesi'nde yaptıkları basın toplantısında da çocuklarının her gün biraz daha ölüme yaklaştığını belirtti.
Bakan çözemiyorsa istifa etsin
Kandıra Cezaevi'nde bulunan Özgür Ayrılmaz'ın babası Hüseyin Ayrılmaz, cezaevlerinin kapılarının basına açılmasını istedi. Tekirdağ F tipi cezaevinde bulunan Ali Çelebi'nin babası ise, götürdükleri giysilerin cezaevine alınmadığını, tutukluların ancak 15-20 günde bir kez yıkanabildiklerini anlattı. Aileler, "Bakan sorunu çözemiyorsa istifa etsin" diye konuştu.
www.evrensel.net