Sendikalar:

Sendikalar:

   IMF programı emekçiye uymuyor

Sendikalar: IMF programı emekçiye uymuyor
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, temelini ABD'de IMF ve Dünya Bankası yöneticileri ile attığı 'ulusal' programa destek için dün DİSK, Türk-İş ve Hak-İş'e ikna ziyaretleri yaptı. Türkiye'yi sıkıntılardan kurtarmak için çok acil önlemler alınması gerektiğini öne sürerek, "acil önlemler paketi" için sendikaların desteğini almayı amaçlayan Derviş, IMF ve Dünya Bankası desteğinin de şart olduğunu dile getirdi. Sendikaları ikna turuna çıkan Derviş, dün ilk olarak DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile görüştü. Genel-İş Genel Merkezi'nde sabah saatlerinde yapılan görüşmede söz alan Derviş, Çelebi'ye "genel mali durumu nasıl gördüklerini, almaları gereken en acil önlemlerin neler olabileceğini" sordu. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, bugüne kadar sosyal diyalog arayışı içinde olduklarından, ancak bulamadıklarından yakınarak, Derviş'in sosyal diyalogla bu işlerin çözülebileceği yaklaşımından memnun olduklarını aktardı. Hükümetin kendi bildiği politikaları uygulamaya koyduğundan, sosyal tarafların görüşlerini almadığından şikâyet eden Çelebi, daha önce de hükümetle temaslarının olduğunu, ancak önerileri doğrultusunda hiçbir önlemin alınmadığını, hiçbir somut adımın atılmadığını söyledi.
Derviş'e, krizlerin faturasının her dönem halka çıkarıldığını hatırlatarak, enflasyonla mücadele programının inandıkları bir program olmasının şart olduğunu aktaran Çelebi, reel sektör yok edilerek sorunların çözülemeyeceğini söyledi.
Onursuz pazarlığa son
Sadece ekonomik taleplerde bulunmadıklarının altını çizerek, demokratikleşme ve yolsuzluklarla mücadele için adımlar atılması gerektiğini kaydeden Çelebi, "Şeffaf olmayan bir programın güvenilir olmasının mümkün olmadığını" vurguladı. Çelebi, "Toplumun tüm kesimleri ile örgütlerle, Emek Platformu ile görüşmeniz gerekiyor. Bir ulusal mutabakata gidilecekse sosyal kesimlerin görüşleri alınmalıdır. Ancak o zaman ulusal program gerçekleştirilebilir. IMF ve DB ile bu ülkenin onuruna yakışmayan pazarlıklar içine girilmemelidir" diye konuştu. Kriz nedeniyle doğan hak kayıplarının karşılanmasını da isteyen Çelebi, Derviş'in sözünü ettiği "acil önlemler" paketini görmeden destek vermelerinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
'Kötü durumdayız'
Devlet Bakanı Derviş ise ekonominin içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek, "Şimdi maalesef çok kötü durumdayız" dedi. Sendikacıların kendilerine destek vermesinin şart olduğunu söyleyen Derviş, "Bu üç ayı bir atlatalım. Mucizeyi dışardan beklemiyoruz, ancak dışardan destek almak için de acil bir durum var. Türkiye olarak program hazırlamamız gerekiyor ama ondan sonra da hiç çekinmeden dış destek istememiz gerekiyor. Ciddi bunalımı atlatmamız için dış destek şart" diye konuştu.
Acil önlemler dizisinin ulusal program olmadığını, ikisinin karıştırılmaması gerektiğini kaydeden Derviş, "Bir öncelikli önlemler dizisi var. Başbakan ve hükümet ortaklarınca da destekleniyor. Bunlar bekleyemez. Ulusal program çok daha geniş boyutlarda, çok daha geniş kesimlerle hep birlikte oluşturulacak. Bu ikisi aynı değil" dedi.
'Haklısınız, ama...'
Çelebi'nin IMF ve DB ile ilgili eleştirilerine katıldığını, ancak bu desteği istemeleri gerektiğini söyleyen Derviş, "Ekonominin iyi işlemesi için bu desteği istememiz gerekiyor. Hakkımız olan dış desteği onlardan almamız gerekiyor" diye konuştu. Sosyal adalete dayalı bir program çıkarttıklarını öne süren Derviş, "Bir ya da beş insanın mucize gerçekleştirmesini beklemek haksızlık olur. Sizden de üç ay için destek istiyor ve bekliyoruz" diye konuştu.
Kemal Derviş'in destek arayışında ikinci durağı Türk-İş oldu. Genel Başkan Bayram Meral'in odasında yaklaşık 20 dakika süren bir görüşme yapan Meral ve Derviş, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Meral, sözlerine Türk-İş'in kurulduğu günden beri "ülkenin birliğini ve bütünlüğünü, üniter devlet yapısını savunduğunu" belirterek başladı. Ekonominin ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu, aşılması konusunda herkese görev düştüğünü bildiklerini söyleyen Meral, bu durumun en çok çalışanları rahatsız ettiğini dile getirdi.
Türkiye'nin kaynak konusunda sıkıntısı olmadığını, ancak yerinde kullanılmadığı için kaynak sıkıntısı doğduğunu belirten Meral, devlet bankalarının görev zararını ve özel bankalara aktarılan
kaynakları anımsatarak, "Bu kayıplar korunmuş olsaydı sıkıntı doğmayacaktı" dedi. İşgüvencesi yasa tasarısının çıkarılmasını, kayıtdışılığın önlenmesini isteyen Meral, sigortasız çalıştırmanın önlenmesi durumunda SSK'nın gelirlerinin ve vergi gelirlerinin artacağını vurguladı. Talan ve soygunun durdurulmasını isteyen Bayram Meral, IMF'ye ilişkin görüşlerini ve hükümete ilişkin eleştirilerini şöyle dile getirdi: "Kusura bakmayın ama, biz sürekli IMF'ye toslarız. Aslında kendi borçlarını, verdiklerini istiyor IMF. Kendi görevini yapıyor. IMF şartları bize uygun değil. IMF yatırım yapmayın, hayvancılığa desteği kesin diyor. Özelleştirmeyi ne pahasına olursa olsun yapın diyor. Buna kaptıkaçtı diyoruz."
"Derviş'e övgüler dizelerek, vatandaşı beklentiye soktunuz, umarız ki bu beklenti boşa çıkmasın" diyen Meral, uygulanacak programda enflasyon karşısında çalışanların mağdur edilmeyeceğini beklediklerini de ifade etti. Amaçlarının muhalefet etmek olmadığının altını çizen Bayram Meral, sorunların aza inmesi için hükümetin yanında olacaklarını da ekledi. "Kemal Derviş'in başarısı, bizim hükümetin de başarısıdır, bunu istiyoruz" diye konuşan Meral, bütün bu söylediklerine ve taleplerine uygun hazırlanan programa destek vereceklerini söyledi.
Umut ikinci yarıya....
Devlet Bakanı Derviş ise sözlerine "Dostça kabulünüz için teşekkür ederim" diyerek başladı. Birkaç hafta içinde birlikte görüşerek, bir program hazırlamak istediklerini, ancak vaktin çok dar olduğunu ileri süren Derviş, acil önlemlerin hemen alınması gerektiğini savundu. Aşırı yüksek enflasyondan bir an önce çıkılmazsa, sorunun daha da büyüyeceğini kaydeden Derviş, iç ve dış desteğin önemini dile getirdi.
Enflasyonu yenmenin son derece önemli olduğunu, enflasyonu yenmeden adil gelir dağılımını sağlamanın mümkün olmadığını anlatan Derviş, mart ve nisan aylarında enflasyonun yüksek çıkacağını söyledi, ancak yılın ikinci yarısı için umut vaat etti.
Bunalımlı tek ülkenin Türkiye olmadığını, ama toplumsal destek sağlanırsa bu bunalımların atlatılacağını belirten Derviş, destek arayışının nedeninin bu olduğunu aktardı.
Liderler toplandı
Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türk-İş'ten ayrıldıktan sonra koalisyon liderleriyle bir toplantı yapmak üzere Başbakanlık'a gitti. Buradaki toplantı yaklaşık yarım saat sürdü.
Hak-İş'ten DB kriterlerinde kredi
Kemal Derviş'in üçüncü durağı Hak-İş oldu. Yaklaşık 20 dakika başbaşa yapılan görüşmenin ardından açıklama yapan Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, kendilerinden istenen desteğe karşı, "Siz Dünya Bankası'nda görev yaptınız. Siz hangi kriterlerle kredi veriyorsanız, bizim kredimiz de size o ölçüde olacak" cevabını verdi.
Eski DB'ci bakanın sosyal taraflarla görüşmesini "olumlu" bulan Uslu, bu görüşmelerin Emek Platformu'nu oluşturan diğer örgütlerle de olmasını istedi.
İki Türkiye bulunduğunu ve bunların doymak bilmeyen "Obur Türkiye" ile açlık ve yoksulluğa terkedilen "Öbür Türkiye" olduğunu söyleyen Uslu, hükümetin "istikrar" adı altında istikrarsızlık, açlık, sefalet getiren programını eleştirdi. Yeni programdan önce ekonomik ve sosyal alanda yaratılan hasarın boyutunun ortaya çıkarılmasını isteyen Uslu, zorunlu tasarrufdan, demokratikleşme konusunda hükümetin sözünü tutmamasından, enflasyonla mücadeleye destek verenlerin kaybederken, köstek olanların kârlı çıktıklarından bahsederek, "Şimdi yeni programa destek vermemiz isteniyor" dedi. Uslu, programı gördükten sonra değerlendirme yapacaklarını kaydetti.
www.evrensel.net