Eski tadı yok!

Adını Rus yazar Anatoliy Lunaçarski'den alan lunaparklara eski rağbet yok. Yenikapı'daki lunaparkın işletmecisi Aydın Yazoğlu, her yılın bir öncekini arattığını söylüyor. Çocuklar neşe içinde ortalıkta koşturup, eğleniyor olsa da, lunaparklar giderek kan kaybediyor, her yıl bir iki bölüm kapanıyor.

Eski tadı yok!
Koray Karaermiş
Artık lunaparka gidebilen çocuk kendini şanslı sayılyor. Daha doğrusu lunaparka gidip de babasının atlı karıncaya bindirebildiği çocuk şanslı. Lunapark işletmecileri lunaparka gelip de çocuğunu hiçbir şeye bindiremeyen anne babaların çok olduğunu söylüyor çünkü. Lunapark eğlencesinin eski tadı yok bugünlerde.
Lunaparkta oyunlar çocuklara ve gençlere yönelik. Onlar hoşça vakit geçirirken, anne babalara da lunaparkın içindeki çay bahçesine oturma düşüyor. Bazılarıysa özellikle çarpışan arabalarda geçmiş direksiyona, yanında oturan çocuğundan daha çok eğleniyor. Çocukta şaşkın şaşkın babasına bakmakla yetinmek zorunda kalıyor. Orada gezinen yaşlı bir amca; "Emekliyim. İşim yok. Ben yalnız geldim. Böyle gezmeyi ben ne yapayım?" diyor.
Giriş ücretsiz. Ancak çocuklara yönelik klasik eğlencelerin dışında ödülü sigara ve içki olan kumara dayalı çok sayıda stand dikkati çekiyor. Mesela bir malborasına halka atma ya da hedef tahtasına ok atma gibi oyunlar mevcut. Ya da bileğine güvenenler için puanlı boks torbası... Mekanik at yarışı, penaltı atışları, dev balerin, büyük gondol... En sakini, eski yadigârlardan dönmedolap; beş dakikası 500 bin liraya...
5 yıldır çok kötü
İstanbul Yenikapı'daki lunaparkın işletmecisi Aydın Yazoğlu, işlerin iyi olduğu günlerin 15-20 sene öncesinde kaldığını söylüyor. "Son 5 yıldır çok kötü. Her sene bir öncekini aratıyor " diyor Yazoğlu baba mesleği olarak başladıkları bu işte artık ekmek yemenin çok zor olduğunu ekliyor. Yenikapı ve Laleli'nin son on yılda yaşadığı değişimlerin onları olumsuz etkilediğinden bahseden Yazoğlu şöyle devam ediyor: "15 yıl önce bu sahilde çay bahçeleri vardı. Aileler gelirdi. Şimdi gelemiyorlar. O zamandan bu zamana hayat pahalılığı da işlerin düşmesine neden oldu. İnsanlarda para yok ki. Bakıp geçiyorlar. İnsanlarda para olacak ki gelip burada harcasın. Kriz bizi de çok etkiledi".
Bilet kesen Selahattin Küçük; 69 yaşında. "Aç susuz, bey gibi yaşıyoruz. Bayram tatilinde ne çoluk çocukla gezebildik, ne bilmem ne yapabildik. Geldik buraya bir ekmek parası için". 15 yıldır bu işte çalışıyormuş, aylığı 120 milyon lira. Asıl mesleği mermercilikmiş, romatizmadan çalışamaz hale gelince lunaparkta çalışmaya başlamış. "Eti kurban bayramında gördük, konu komşu verdi de... Başka gördüğümüz yok" diyor Küçük.
Tüm bu curcuna içerisinde en çok eğlenenler kuşkusuz çocuklar. Hakan 10 yaşında; "Seviyorum lunaparkı. Çok güzel. En çok çarpışan arabaları seviyorum. Çok eğlenceli oluyor çarpışınca" diyor. Volkan ise 13 ebelemecilik oynuyormuş. Onun da en çok sevdiği çarpışan otolar...
Daha küçük çocukların gözdesi ise atlı karınca. Ama birkaç çocukla dönebiliyor atlı karınca. Makinistlik yapan Emre, "Şu gördüğünün hepsi kuru kalabalık. Geziyorlar, geziyorlar,bir şeye bindikleri yok" diyor. 100 kişinin bu lunaparktan ekmek yediğini söylüyor Emre.
Giderek kan kaybediyor, belki de yok oluşa gidiyor lunaparklar. Yenikapı'dakinde geçen yıl korku tüneli ve güldüren aynalar iş yapmadığı için kapanmış.
www.evrensel.net