Yine

Yine 'diyet' mektubu

Hükümetin yeni hazırladığı programın temel dayanağını dış borçlanma oluşturuyor. Program netleştikten sonra da IMF'ye daha önce olduğu gibi yine Ek Niyet Mektubu verilecek.

Yine 'diyet' mektubu
Hükümetin "ulusal program" diye yutturmaya çalıştığı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in hazırladığı yeni programın temelini de dış borçlanma oluşturacak. Bu dış borçlanma ise IMF aracılığıyla uluslararası finans kuruluşlarından ve ABD'den sağlanmaya çalışılacak. Program üzerine görüşmeler netleştikten sonra Başbakan Bülent Ecevit'in "çağdışı" dediği IMF'ye tıpkı daha önce olduğu gibi Ek Niyet Mektubu verilecek.
Hükümet bir yandan IMF programını tekrar uygulamak için çabalarken diğer yandan da Kemal Derviş vasıtasıyla işçi sendikalarından, meslek odalarından ve memurlardan "Bu program ulusaldır" aldatmacasıyla destek elde etmeye çabalıyor.
Niyet mektubu verilecek
Yeni program üzerinde uzlaşmaya varılması durumunda, dış kaynak arayışına çıkacak olan Devlet Bakanı Kemal Derviş'in bulabileceği dış kaynak tutarı, alternatifli olarak hazırlanan programın hedeflerini de belirleyecek. Mart ayı sonundaki IMF İcra Direktörleri Kurulu'na kadar bütün ayrıntıları netleşecek olan programın, mart ayı sonunda IMF'ye Ek niyet Mektubu olarak gönderilmesi bekleniyor.
Yeni programda bu yıl için yüzde 45-50 aralığında bir enflasyon öngörülüyor. Ekonomik büyümenin ise yeterli dış kaynak alınamaması durumunda, gayrı safi milli hasıla temelinde (GSMH) eksi yüzde 2-2.5 veya eksi 1, yeterli dış kaynağın sağlanması halinde ise yüzde 1 olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Ek bütçe çıkarılacak
Bu yılki bütçe tahmininin 48.2 katrilyon lira olduğunu hatırlatan yetkililer, programın hemen ardından, kur artışları nedeniyle yaklaşık 12 katrilyon liralık bir ek bütçenin çıkartılacağını, bu ek bütçe ile birlikte, 2001 yılı bütçesinin 60 katrilyona ulaşacağını kaydediyorlar.
Yeterli dış kaynağın bulunamaması halinde, bu yıl 33 katrilyon lira olarak öngörülen iç borçlanmanın da, 50 katrilyon liraya (kamu finansman açığı hariç) çıkabileceği belirtiliyor. İç borçlanmadaki artışın, kamu bankaları ve batık bankaların gecelik borçlanmalarından oluşan maliyetlerden kaynaklanabileceği vurgulanırken, bu bankaların gecelik faiz maliyetlerinin 15 katrilyon lirayı aştığı kaydediliyor.
İç borçlanma vade yapısının, yeni program ile şekilleneceği belirtilirken, gelecek dış kaynağın, gerek vade yapısını gerekse faiz oranlarını belirleyeceği de ifade ediliyor.
Gerek iç borç yükü, gerekse faizlerdeki artış nedeniyle, iç borçlanmada 1, 3 ve 6 aylık vadelerin gerçekleştirileceği, fakat bu yıl 1 yılı aşacak bir vade yapısının üstüne çıkılmasının zor olduğu kaydediliyor.
İç borçlanmada dış kaynak girişine kadar, piyasaların likit kalmasına dikkat edileceği de belirtiliyor. Bu arada yetkililer, 15 milyar dolarlık bir dış kaynağın sağlanabilmesi durumunda, kamu bankaları ile Fon'daki bankaların borç yükünün karşılanabileceğini, öncelikli alanların kamu ve Fon'daki bankaların finansman yapısının düzeltilmesi olacağını vurguladılar.
www.evrensel.net