Tüm-Yargı-Sen'i susturma davası

Cezaevlerindeki hukukdışı uygulamaları teşhir ederek, eleştirilerde bulunan Tüm Yargı-Sen yöneticileri, örgüte yardım etmekle yargılanacak.

Tüm-Yargı-Sen'i susturma davası
Tüm Yargı-Sen Genel Başkanı Tekin Yıldız'ın da aralarında bulunduğu Tüm Yargı-Sen yöneticisi 16 kişi hakkında, 4 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar ağır hapis istemiyle açılan dava, 20 Mart günü başlayacak. Yıldız, "Toplumsal muhalefeti susturmak için açılan bu davada, meşruiyetimizi savunacağız" dedi.
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından hazırlanan iddianamede, Tüm Yargı-Sen, örgütlere destek vermekle suçlanarak, sendikanın "Cezaevlerini hakimiyet altında tutma, devlete kaptırmama kavgasına" katıldığı ileri sürülmüştü. Tüm Yargı-Sen'in, Hücre Karşıtı Platform içinde yer almasının gerekçe olarak gösterildiği iddianamede, sendikanın çalışanlarıyla ilgili olarak mücadele eden bir sendika olmadığı, yasadışı örgütlere destek vermek amacıyla kurulduğu da idddia edilmişti. İddianamede, sendikanın, dökümanları ile Sincan F Tipi'ne ilişkin gözlem raporu delil olarak gösterilmişti. Sendikacıların, hukuki ve fiili durumlarına yer verilen iddianamenin son bölümünde, Tüm Yargı-Sen Genel Başkanı Tekin Yıldız'ın da aralarında bulunduğu 16 sendika yöneticisi hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun "Örgütlere yardım ve yataklık" hükmünü düzenleyen 169 ve 3713 sayılı maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu'nun "ceza artırımını" öngören 5. maddeleri uyarınca 4 yıl 6'şar aydan 7 yıl 6'şar aya kadar ağır hapis cezaları talep edilmişti. Sendika yöneticileri, 20 Mart'ta Ankara 1 No'lu DGM'de yargılanacak.
Toplumsal muhalefete operasyon
Davaya ilişkin görüşlerini aldığımız Tekin Yıldız, sendikal mücadelenin ve toplumsal muhalefetin cezalandırılmak istendiğine dikkat çekti. Yıldız, Tüm Yargı-Sen'in sendikal görevlerini yerine getirmediği iddiasının asılsız olduğunu belirterek, sendikanın hazırladığı roporların ve dökümanların delil olarak sunulmasına tepki gösterdi. Cezaevinde yaşanan sorunların cezaevi çalışanlarını etkilediğini belirten Yıldız, bu sorunların belgelenmesinin suç sayılmasının hedefli bir yaklaşım olduğunu kaydetti. Yıldız, sendikal faaliyetin toplumsal olaylara duyarlılıktan ayrı tutulamayacağını vurgulayarak, "Toplumsal muhalefeti susturmak için açılan bu davada, meşruiyetimizi savunacağız" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Tıp Bayramı'nda 'bağımsızlık' talebi
Hekimler ve sağlık çalışanları, 14 Mart Tıp Bayramı'nda "Emeğe saygı, halkın sağlık hakkı ve ulusal bağımsızlık" taleplerini dile getirecekler. Tıp Bayramı'yla ilgili gazetemize açıklama yapan İstanbul Tabip Odası Sözcüsü Rıfat Yücel, sağlığın alınıp satılan bir meta haline getirildiğini belirtti.
Hekim ve sağlık çalışanlarının tüm emekçiler gibi ciddi sorunların pençesinde olduğunu dile getiren Yücel, son yaşanan krizle birlikte sağlık çalışanları ve hekimlerin yüzde 30 daha fazla yoksulluğa itildiğine değindi.
İstanbul Tabip Odası'nın 13 Mart'ta başlayıp üç gün devam edecek etkinliklerin ilki, tıp etiği açısından ölüm oruçlarının tartışılacağı, bir panel.
İlk gün etkinlikleri, Bakırköy Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde sanatçı hekimlerin resimlerimden oluşan serginin açılışıyla sona erecek. 14 Mart günü, Taksim Anıtı'na çelenk koyulmasının ardından, İstanbul Tabip Odası'nın Sağlık Haftası dolayısıyla düzenlediği "14 Mart Ödülleri"ni kazananlara ödülleri verilecek.
Etkinliklerin son gününde düzenlenecek sempozyumda, "Medya ve sağlık", "Türkiye'de tıp eğitimi sorunlar ve çözümler", "Sağlığın reorganizasyonunda yörel yönetimlerin rolü", "Çevre ve sağlık" konuları tartışılacak.
www.evrensel.net