Gazi anmasında gözaltı terörü

Gazi anmasında gözaltı terörü

6 yıl önce yaşanan Gazi katliamını ve gerçek sorumluların cezalandırılmamasını ve katliamı protesto etmek isteyen yüzlerce kişi, polis terörüyle karşılaştı.

Gazi anmasında gözaltı terörü
17 kişinin öldürüldüğü Gazi Katliamı'nın 6. yıldönümünde Gazi Cemevi tarafından düzenlenen etkinliklerlede, polis gözaltı terörü estirdi. Anma sırasında polis tüm mahalleyi abluka altına alarak ve yolları keserek yüzlerce kişiyi gözaltına aldı.
Dün sabah saatlerinde Gazi Cemevi'nin önünde toplanan Gazi olaylarında öldürülenlerin yakınları, önce katliamın yaşandığı İsmet Paşa Caddesi'ne karanfiller bıraktı. Daha sonra Alibeyköy Mezarlığı'na giden yaklaşık 100 kişi, öldürülenlerin mezarlarını ziyaret etti. Alibeyköy Mezarlığı'nda yapılan kısa anmanın ardından otobüslerle Gazi Mahallesi'ne gelen kitle, mahalle girişinden Gazi Cemevi'ne doğru yürüyüşe geçti. "Gazi halkı burada, katiller nerede" ve "Gazi şehitleri ölümsüzdür" sloganlarını atan kitle, cemevinin önünde bekleyen yaklaşık 400 kişiyle birleşerek, Cemevi'nde ölenler anısına verilen yemeğe katıldılar. Ardından Gazi Mezarlığı'na doğru yürüyüşe geçen yaklaşık 750 kişi "Katiller yargılansın", "Gazi'nin hesabı sorulacak" sloganlarıyla mezarlığa geldiler. Burada yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından Gazi Şehitleri Yakınları adına Zeynep Poyraz'ın babası Cemal Poyraz konuşma yaptı. Poyraz, katliamın gerçek sorumlularının yargılanması gerektiğini söyleyerek, bu gerçekleşmeden hukuk devletinin kurulamayacağını ifade etti. Katliamın göstermelik faillerinin bile af kapsamına alındığını vurgulayan Poyraz "Şimdi katiller bizden daha özgürce sokaklarda dolaşmaktalar. Yaşadıklarımız gösteriyor ki katliamlar yaşandıklarıyla kalıyor" dedi. Poyraz, katillerin hesabı sorulana kadar mücadelelerinin devam edeceğini belirtti. Yapılan anmanın ardından sloganlarla tekrar Cemevi'nin önüne kadar yürüyen kitle daha sonra dağıldı.
Yoğun polis ablukası
Bu arada, sabah saatlerinden itibaren polis Gazi Mahallesi'ne giden tüm yolları keserek, barikat kurdu. Gazi Mahallesi'ne ulaşan yollar ile Gazi Cemevi'nin de üzerinde bulunduğu İsmetpaşa Caddesi'ne çıkan 47 ara sokakta kontrol noktaları oluşturan polis, yayalar ve araçlardaki kişilerin kimlik kontrolünü yaparak üst aramasından geçirdi. Araçların İsmet Paşa Caddesi'ne çıkışına izin vermeyen panzer ve zırhlı araçlı polisler, anmaya katılmak isteyen yüzlerce kişiyi gözaltına aldı. Anmanın ardından ara sokaklara dağılan grupların da önünü kesen polis, aralarında Özgür Gelecek çalışanları Gülsen Dinler, Barış Açıkel, Selma Kaan ve Meral Kalanç'ın bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. İstanbul'daki Halkevleri şubeleri yaptıkları ortak yazılı açıklamayla gözaltıları kınadılar. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Göç sokağa itiyor
Dicle Üniversitesi (DÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nce yapılan bir araştırmada, köyden kentte göçün, çocukları sokağa ittiği belirlendi.
Diyarbakır'daki "sokak çocukları" ile "sokaktaki çocukların" sosyokültürel ve ekonomik durumlarını, bunların aile yapılarıyla, içinde bulundukları duruma yol açan nedenleri belirlemek amacıyla araştırma yapıldı. Araştırmada, Diyarbakır'da yaklaşık 6000 sokak çocuğu ve sokaktaki çocuğun bulunduğu, bunların yüzde 98'nin ise çeşitli nedenlerle köyden kentte göç eden ailelerin çocukları oldukları saptandı. "Sokak çocukları" teriminin, sokağı mesken edinen, bazı gençler ya da her gece evine dönmeyen, aile desteğinden yoksun çocuklar için, "sokaktaki çocuklar" teriminin ise ailesinin geçimine katkıda bulunmak amacıyla günün büyük bölümünü sokakta çalışarak geçirip, geç saaatlerde evine dönenler için kullanıldığı belirtilen araştırmada, bu durumdaki çocukların yüzde 16'sının, en az bir kez gözaltına alındığı bildirildi.
Evin geçimini sağlıyorlar
Sokakta çalışan çocukların yüzde 80'inin ailelerinin gelir seviyesinin aylık 150 milyon liranın altında, yüzde 64'ünün ise işsiz olduğu ifade edilen araştırmada, ailelerin, çocuklarını para kazanmaları için sokağa teşvik ettikleri savunuldu. Sokaktaki çocukların yüzde 34'ünü kız çocuklarının oluşturduğuna, çocukların yüzde 52'sinin ise babaları tarafından dövüldüğüne yer verilen araştırmada, şöyle denildi: "Bu çocuklar, para getiren işlerde çalışmadıkları taktirde, anneleri veya büyük kardeşleri tarafından baskı görüyor, bazen de dayak yiyorlar. Sorunun asıl kaynağı ailelerdir. Evin geçimi çocukların omuzuna yüklenmiş. Sokaktaki her 3 çocuktan 1'inin kız çocuğu olması çarpıcıdır. Kız çocuklarının sayısının fazla olması, toplumsal acıma duygusunun kullanılmasına yöneliktir. Bu çocukların yüzde 35'i hiçbir eğitim almazken, yüzde 40'ı, ilköğretim öğrencisidir."
Nüfus kayıtları bile yok
Araştırmada, sokaktaki çocukların yüzde 35'inin nüfus kaydının olmadığı, yüzde 93'nün ise 5'ten fazla kardeşi bulunduğuna dikkat çekilerek, şöyle denildi: "Bu çocukların fiziksel gelişimleri, diğer akranlarına göre daha geridir. Aynı zamanda ilgi alanlarının ve olaylara yaklaşım ve tepkilerinin farklılığı da dikkat çekicidir. Çalışmak zorunda oluşları, yaşlarının gereği olarak oyun ve eğlenceyi sınırlamakta, ailelerinin kendilerine biçtiği üretime katkıdaki rol ve bu çerçevede çoğu kez toplum tarafından horlanmışlık, kendilerini bir yetişkin gibi algılamalarına yol açmıştır. Zorlukları, erken yaşamaları nedeniyle, psikolojik ve sosyolojik sıkıntılar çekiyorlar."
Aile planlaması çalışmalarına bölgede hız verilmesi ve fazla çocuk sayısının en azından Türkiye ortalamasına indirilmesi gerektiği kaydedilen araştırmada, aile reislerinin bir işte istihdam edilmelerinin önemine dikkat çekildi.
www.evrensel.net