Derviş Meclis'te yemin edecek

Ekonominin başına "kurtarıcı" olarak getirilen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş Meclis'te yemin ederek resmen görevinin başına geçecek.

Derviş Meclis'te yemin edecek
Sultan Özer
Meclis, uzun bir bayram tatilinin ardından haftaya hareketli başlayacak. Ekonominin başına "kurtarıcı" olarak getirilen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş Meclis'te yemin ederek resmen görevinin başına geçecek. Yaratılan ağır krizin ardından istifa etmesi ya da kabinede revizyona gitmesi beklenen hükümet ise "IMF programının çöktüğü, IMF programını harfiyen yerine getirmekle yanlış yaptıkları" itiraflarıyla yetinerek, yoluna devam etmeyi sürdürecek.
Öte yandan Meclis hafta boyunca, bir yandan IMF'ye bayram öncesinde çıkarılacağı sözü verilen yasa tasarılarını ele alacak, bir yandan hükümet aleyhine verilen gensoruları tartışacak, bir yandan da kriz nedeniyle iktidar partilerinde başlangıçta sönük de olsa başlayan karşı çıkışlara, tartışmalara sahne olacak.
Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın bile"IMF programı iflas etti" itiraflarında bulunduğu kriz, araya giren uzun bir tatille "sönüyor" izlenimi bıraksa da arda arda gelen zamlar, borsanın açılması ve üretimin yeniden başlamasıyla canlılığını yine koruyacak. Bu canlılık gerek muhalefet partilerinin verdiği gensorularla, gerekse iktidar partilerinin kendi içlerindeki tepkilerle Meclis'e taşınacak.
Meclis, 13 Mart günü Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in yemin törenine sahne olacak. Uzun tatil boyunca gerek bürokratlarla, gerekse liderlerle sık sık biraraya gelerek, "ekonomiyi kurtaracağını" iddia ettiği ekonomi programını hazırlayan Derviş, yemin etmesinin ardından resmi olarak görevine başlayacak.
Komisyonlarda hızlı çalışma
Öte yandan bugüne kadar işçi ve emekçi lehine tek bir yasaya imza atmayan Meclis'te komisyonlar yine benzer yasa tasarıları için mesai yapacak. Gerek ABD'nin gerekse diğer uluslararası tekellerin dört gözle çıkmasını beklediği Şeker Kanunu tasarısının, önümüzdeki hafta son şekli verilerek, ivedi görüşülmek üzere Genel Kurul'a gönderilmesi bekleniyor.
Komisyonların fazla mesai yapmasını gerektiren diğer yasa tasarıları ise sosyal güvenliğin tasfiye edilerek, sağlığın ticarileştirilmesini, SSK'nın yok edilmesini getirecek olan, SSK, Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilatı, İŞKUR ile Bağ-Kur yasa tasarıları olacak. Sözkonusu tasarılar için oluşturulan alt komisyonun bu hafta içerisinde raporlara son şeklini vererek Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunmaları bekleniyor.
Genel Kurul'da görüşülmeye başlanan ancak yarım bırakılan Bireysel Emeklilik Yasa Tasarısı'nın da bu hafta içerisinde yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. İlk beş maddesi kabul edilen tasarının, Anayasa Mahkemesi'nin "mezarda emeklilik" olarak bilinen düzenlemeyi iptalinin gerekçesinin beklenmesi nedeniyle ertelendiği, ancak bu hafta içerisinde yeniden gündeme getirileceği söyleniyor.
İktidar partilerinde çatlaklar
Meclis bir yandan bu çalışmaları yaparken, bir yandan da özellikle iktidar partilerinin kendi içindeki tartışmalara da sahne olacak. Krizin ardından hükümette mutlaka revizyona gidilmesi, bu hükümetle yola devam edilemeyeceği eleştirisini yönelttiği için partisinin şimşeklerini üzerine çeken ANAP milletvekili Mehmet Ali İrtemçelik'le başlayan tartışmaya yeni isimler eklendi. ANAP'lı Ertuğrul Yalçınbayır'ın bayram tatilinde gittiği bölgelerde benzer eleştirileri yöneltmesi dikkat çekerken, hafta içerisinde bunlara yeni yeni isimlerin eklenmesi bekleniyor.
Benzer bir tartışma süreci DSP'de de yaşanacak. Özellikle Zekeriya Temizel'le hareket eden bir grup milletvekilinin seslerini yükseltmesi bekleniyor. DSP'de Temizel'in istifası dışında, büyük bir kurtarıcı olarak lanse edilen Kemal Derviş'in getirilmesi de rahatsızlık yaratıp, "Böylece DSP krizin bütün sorumluluğunu üstlenmiş oluyor" eleştirileri de yapılırken, bu eleştirilerin kulislere, basın toplantılarına taşması bekleniyor.
Bütün yetkileri Derviş'e devredilen ve sırf boşta kalmasın diye Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'de olan Devlet Personel Başkanlığı verilen Devlet Bakanı Recep Önal'ın ise Derviş'in atanması konusundaki suskunluğunu bozup bozmayacağı merak ediliyor.
MHP ise bulanık havayı seviyor. Kriz döneminde yurtdışındaki gezisini kesmeyerek tepki toplayan MHP lideri Devlet Bahçeli ise bir yandan partisinde çatlak ses çıkmamasına çalışırken, bir yandan da bu dumanlı havadan "Nasıl kârlı çıkarım"ın peşinde. Yapılan anketlerde kendi tabanını bile kaybettiği tespit edilen, "Kaç yıllık MHP'liyim. Son seçimde de MHP'ye oy vermiştim. Bir daha oy verirsem elim kırılsın" diyenlerin çokluğu ile koltuk arasında kalan MHP'nin bu "suskun" ve "sorundan sıyrılma" taktiğini değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz belli değil.
www.evrensel.net