"HADEP'lilerin yaşadıklarına dair

   emare yok"

"HADEP'lilerin yaşadıklarına dair emare yok"
Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı'na çağırıldıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Sekreteri Ebubekir Deniz'in akıbetini olay yerinde incelemek üzere İstanbul'dan Silopi'ye giden gözlem heyeti raporunu açıkladı.
İHD İstanbul Şubesi'nde dün düzenlenen basın toplantısında İHD ve Halkevleri İstanbul şubeleri, HADEP ve ÖDP İstanbul il örgütleri ile KESK'ten oluşan heyet adına raporu açıklayan İHD Şube Başkanı Eren Keskin, İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın "yaşadıklarına dair emareler var" açıklamasının aksine, Tanış ve Deniz'in yaşadıklarına dair hiçbir emareye rastlamadıklarını vurguladı. Keskin, kayıt etme olayından sorumlu makamların bir an önce Tanış ve Deniz'in akıbetleri hakkında açıklama yapmaları gerektiğini söyleyerek, eğer hayattaysalar serbest bırakılmalarını, hayatta değillerse de ailelerinin doğru bilgilendirilmesini ve sorumluların yargılanmasını istedi. Keskin, yol boyunca 5 noktada kimlik aramalarına tabi tutulduklarını kaydetti.
Heyetin HADEP Cizre İlçe Başkanı Mehmet Dilsiz ile görüştüğünü belirten Keskin, Dilsiz'in heyete yaşadığı baskıları anlattığını ifade etti. Heyetin 4 Mart günü Serdar Tanış'ın babası Şuayıp Tanış'ın, TMŞ'nde görevli polislerce, Tanış ve Deniz'in "PKK'nin elinde olduğunu, ihbarcılık yaptıkları gerekçesiyle uyarı amacıyla alıkonulduğunu ve 3. Serhildanın başlatıcısı olduğu" iddiasıyla gözaltına alındığını öğrendiklerini belirten Keskin, bunların asılsız çıkması üzerine 5 Mart günü baba Tanış'ın serbest bıkarıldığını belirtti. Keskin, "Heyetimiz HADEP Silopi İlçe Teşkilatı'nda kayıp yakınları ve HADEP yetkilileri bir görüşme yapmıştır. Bu arada heyet ile birlikte Silopi'ye gelen NTV, Yeni Evrensel Gazetesi, 2000'de Yeni Gündem Gazetesi ve Doğan Haber Ajansı muhabirlerinin yapılan görüşmeleri fotoğraflandırmasına ve görüntü almalarına polisler tarafından izin verilmemiş ve kaymakamlıktan izin almaları gerektiği söylenmiştir. Ama Kaymakanlık Evrensel ve 2000'de Yeni Gündem gazetesini örgütçü olduğunu iddia ederek makamına kabul etmemiştir" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bir kilo kıyma için 18 yıl
Ali Baş
Eskişehir Et ve Balık Kurumu'nda memur olarak görev yaptıkları 1999 yılında bir kilo kıymayı zimmetine geçirdikleri ileri sürülen Satın Alma Memuru Ahmet Çakır (43) ile aşçı Maksut Aksoy (40) Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde 3 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz olarak yargılanıyorlar. Bir süre önce özelleştirilen Et ve Balık Kurumu'nda memur olarak görev yaptıkları 31 Ağustos 1999 tarihinde kurumdan bir kilo kıymayı evlerine götürmek isterken yakalanıp haklarında zimmet suçundan dava açılan Satın Alma Memuru Ahmet Çakır ile Maksut Aksoy'un yargılanmaları Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. Bir kilo kıymayı otomobilinin bagajına koyup Et ve Balık Kurumun'dan dışarı çıkarırken görevlilerin yaptığı arama sonrasında yakalanan Ahmet Çakır, kıymayı diğer sanık Maksut Aksoy'un getirip kendi arabasına koyduğunu söyleyerek, "Ben dışarı çıkıyordum. O sırada Maksut yanıma geldi ve bir paketi bagajıma koyarak dışarıda alacağını söyledi. Çıkış kapısında görevlilerin yaptığı aramada bagajdaki paketin içerisinden kıyma çıktı. Bu kıyma bana ait değil. Ben zimmetime kıyma geçirmedim" diye konuştu.
Çakır, kendisinin Et ve Balık Kurumu'nun özelleştirilmesinden sonra kurumdan ayrıldığını, halen Anadolu Üniversitesi'nde memur olarak görev yaptığını söyledi. Evli ve 2 çocuk babası Ahmet Çakır "Kötü niyetim olsaydı bir kilo kıymamı zimmetime geçirirdim?" Ben suçsuzum. Kıymayı arabama aşçı koydu" dedi. Çakır'ın avukatı Hasan Hüseyin Karakurt ise "Sanıklar hakkında daha önceden hırsızlık suçundan Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Sulh Ceza Mahkemesi dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi ve sanıklar hakkında zimmet suçundan 3 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı" dedi. Et ve Balık Kurumu'nda iki yıl önce memur kadrosunda aşçı olarak çalıştığını belirten Maksut Aksoy ise suçlamaları kabul etmeyerek, "Benim bu olayla bir ilgim yok. Kıyma bana ait değil" dedi. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bir sonraki duruşmasında tanıklar dinlenecek.
www.evrensel.net