Tiyatroda reklam tuzağı

Şirketler, tanıtım amacıyla düzenledikleri çocuk tiyatrosu gösterimleri sırasında ürünlerini bedava dağıtması çocuk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Uzmanlar bu tür gösterimlerin çocuk gelişimini olumsuz etkilediğini söylüyor.

Tiyatroda reklam tuzağı
Tuna Arıgüç
Çocuk tiyatrosu denilince ilk akla gelen renkli giysili palyaçolar, hokkabazlar ya da masal kahramanları olur. Kimi çocuğunu hoşça vakit geçirsin, eylensin diye götürür tiyatroya kimisi de çocuk eğitimi ve gelişiminde oyunları, sanatı önemsediği için. Ancak, uzmanlar ve tiyatro sanatçıları çocuk oyunlarının "ciddi iş olduğu" konusunda ısrarcı.
Değişik firmaların organize ettiği çocuk tiyatrolarında, çocuklara bedava ürünler dağıtılarak reklam amaçlı gösterimler sunuluyor. Konusunun ne olduğu çokça anlaşılmayan dekorlarıyla özensiz, oyunculuğuyla şamatacı bu tür çocuk tiyatrosunda dağıtılan hamburger türü yiyecekler ilgi görse de konuyla ilgili olarak görüştüğümüz uzmanlar, çocuk eğitimi ve gelişiminde oyunların önemli bir yer kapsadığını belirtiyorlar.
Uzmanlar, özensiz yaklaşımın gelişim sürecini olumsuz yönde etkileyeceğini ve çocukların yanlış alışkanlıklar edinebileceğini söyleyerek, hamburger gibi gelişime zararlı besinlerin ticari amaçlarla çocuklara alışkanlık olarak kazandırma çabasını eleştiriyorlar.
'Çocuk taklitçidir'
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Türkan Öncü, çocuk gelişimi üzerinde olumsuz psikoljik etkilerin görsel medya ve sanat ürünleri ile pekiştirilebileceğini belirterek, çocukların izledikleri gösterimlerdeki kahramanlarla özdeşlik kurduğunu ifade etti. Aşırı tüketimin ve yanlış beslenmenin özendirildiği ticari kuruluşlarca sergilenen çocuk tiyatrosunun ilgi görmesinden endişe duyduğunu ifade eden Öncü, "Tiyatro izleme alışkanlığı kazandırmak için kimi ödüllendirmelere başvurulabilir. Ancak bu tür zararlı yiyeceklerin söz konusu tiyatrolarda dağıtılmasının amacı oldukça açıktır ki ticaridir. Bu da çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir" dedi.
Öncü, ticari amaçlı özensiz gösterimlerde sıkça yer alan kötü karakterli kahramanların cezalandırılması olgusunun çocuklarda saldırganlık dürtüsünü harekete geçireceğine işaret ederek, şiddetin çocuklarca taklit edildiğini söyledi. Öncü, alışkanlıkların dışında, çocuğun çevreyle kurduğu ilişkinin biçiminin oldukça önemli olduğunu ifade ederek, "Örneğin bir oyunda, kahramanlar kötüyü, 'Sen kötüsün' diyerek cezalandırıyor. Çocuk da bunu taklit edebilir, oysa doğru olan, 'Senin kötü olduğunu düşünüyorum' ya da 'Sana kızdım' demektir. Böylelikle, çocuk kendi düşüncesini dile getirmiş olur, yargılayıcı değil düşüncelerini savunan bir kişiliğe özenir" şeklinde konuştu.
'Yaratıcı güçleri harekete geçmeli'
DTCF Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Şennur Kışlak tiyatroda çocukların yaratıcı güçlerinin harekete geçmesi gerektiğini belirterek oyunların terapi yerine geçtiğini ifade etti.
Kışlak, oyunlarda hırslı karakterlerin "A Tipi Kişilik" yani bencil, saldırgan kişilik özelliklerini kamçıladığını söyleyerek, sağlık açısından bü tür kişiliklerin de kendilerine zarar verdiklerinin altını çizdi. Özensiz gösterimlerle öne çıkan başarma olgusunun çoğu kez rekabeti, başarı için başkalarına ve kendine zarar veren yaklaşımları çocuklara sunulduğuna işaret eden Kışlak, mizaç özelliklerin doğuştan kazanıldığının ancak kişiliğin sosyal olaylar ve çevresel etkilerle oluştuğunu kaydetti.
Yaratıcılığın, üretkenliğin özendirildiği çocuk oyunalarının önemine vurgu yapan Kışlak, bu tür oyunlarda iletişim becerileri öğretildiğini ifade etti. Kışlak, ticari amaçlı hazırlanan çocuk oyunlarında hamburger gibi birincil pekiştiricilerin kullanılmasının çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini hatırlatarak, "Sosyal öğrenmeciler, çocukların başarılarına ödül verilmesini onaylar. Bu ödüller özgüveni arttırır. Oyunlarda da böyle modeller geliştirilebilir. Uygun sorunlarla başa çıkabilen kahramanlar oyunlarda yer almalıdır. Örneğin, kahramanlar hem erkek hem kadın olmalıdır. Çünkü çocuklar kendi cinsiyetinden kahramanlara özenirler. Ne yazık ki bu ticari yaklaşımla hazırlanan oyunlarda bütün bunların dikkate alınması beklenemez" şeklinde konuştu.
Çocuk gelişiminde ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önemli ölçüde aile ve çevre ilişkilerine dayandığına dikkat çeken Kışlak, bu tür tiyatro oyunlarının tek başına kişilik bozukluğu yarattığını iddia etmenin bilimsel anlamda güç olduğunu, ancak var olan olumsuzlukları pekiştireceğini söylemekten kaçınmamak gerektiğini de sözlerine ekledi.
'Tiyatro terbiyesi ile bağdaşmıyor'
Tiyatro Sanatçısı Melih Yetkin de çocuk tiyatrolarında hamburger dağıtımının tiyatro geleneği ile bağdaşmadığını belirterek, "Çocuk tiyatrosu farklı bir boyuta girmeye başladı. Ticari amaçlı yapılan gösterimlere hangi saatte giderseniz gidin bilet buluyorsunuz, bu da tiyatro terbiyesiyle bağdaşmaz. Tiyatro izleyicisi, kendisini ya da çocuğunu özenle, bir gün öncesinden tiyatroya gelmeye hazırlar" dedi.
Yetkin, çocuk tiyatrosunun renkten, şamata ve gürültüden ibaret olmadığını ciddi bir iş olduğunu vurgulayarak, çocuklarla bütünleşmenin ve motivasyonu sağlamanın oldukça güç olduğunu belirtti.
www.evrensel.net