Yaşama hakkı kâr hırsıyla çarpışıyor

Yaşama hakkı kâr hırsıyla çarpışıyor

İlaç tekellerinin Güney Afrika hükümetine açtıkları dava başladı. İlk duruşma, protesto gösterileri eşliğinde yapıldı. Mahkemenin sonucu milyonlarca AIDS hastasının geleceğini yakından ilgilendiriyor.

Yaşama hakkı kâr hırsıyla çarpışıyor
Afrika kıtasının yoksul ülkelerini yeni buluşları için "deneme tahtası" olarak gören ilaç tekelleri ile Güney Afrika hükümeti arasındaki tarihi dava, bu ülkenin başkenti Pretoria'da başladı. İlaç şirketleri, hükümetin daha ucuza ilaç ithal etme girişimine karşı çıkıyor. Davada özellikle Afrika kıtasında giderek daha da tehlikeli bir boyut alan AIDS hastalığının etkilerini yavaşlatmakta kullanılan ilaçlar önemli tartışma konusu. Dünyanın birçok ülkesinden gelen gruplar, Pretoria Yüksek Mahkemesi binasının önünde tekellere karşı protesto gösterileri gerçekleştiriyor.
Önceki gün başlayan davada 40 kadar ilaç şirketi, birçok ticari anlaşma ile kendilerine bağımlı hale getirdikleri Arfika hükümetinin çıkartmaya hazırlandığı ve patentli ilaçların başka tedarikçilerden daha ucuza ilaç satın alınmasını mümkün kılan yeni yasayı engellemeye çalışıyor. Şirketlerin avukatları "haklarının çiğnendiğini" söylüyor.
İnsan yaşamı pahasına
Oxfam ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) gibi insan hakları örgütleri, davanın "insanlık dışı uygulamalara işbirliği" niteliği taşıdığı görüşünde. MSF'den Ellen 't Hoen, davanın insan yaşamının değerini "buharlaştırdığını" söylüyor. Hoen, "Halk artık insan hakkı pahasına kârların korunmasını kabul etmiyor. Bu şirketler bugün çaresiz bir şekilde izole edilmiş durumda. Hiç bir ülke yasal girişimlerini desteklemiyor" diyor.
ABD elçisine tepki
Güney Afrika'nın en büyük sendikası Cosatu, ABD büyükelçiliğine bir yürüyüş düzenledi. Elçilik hoparlörlerinden yapılan duyuruda, göstericilerin taleplerinin ABD yönetimine iletileceği söylendi.
Cosatu'nun Genel Sekreteri Zwelinzima Vavi ise büyükelçinin bizzat kendileri ile görüşmemesine tepki göstererek burada yaptığı konuşmada "Bu bürokratlar buraya gelmeyi reddediyor. AIDS ile yaşayan insanları ve hepimizi tehdit ediyorlar, aşağılıyorlar" dedi.
Oxfam adına Avrupa Parlamentosu içinde lobi faaliyeti yürüten Glenys Kinnock de, şirketlerin ve Ecza Üreticileri Birliği'nin mahkemeyi yanlış bilgilendirdiğini anlattı. Şirketler, patent gelirlerinin düşmesi halinde "Araştıma ve geliştirme çalışmalarının yavaşlayacağı" tehdidini savuruyor. Oysa ki bu şirketler zaten bugün için pazarlama ve idareye bu faaliyetin iki katı para ayırıyorlar.
Göstericilerden Bheki Buthelezi de, "Şirketlerin davayı kazanması halinde, HIV virüsü taşıyan milyonlarca işçi ölecek ve Güney Afrika ekonomisi çökecek" dedi.
Dava, sadece Güney Afrika'da değil, Avustralya, Kanada, Fransa, ABD ve Almanya gibi ülkelerde de protesto edildi. İngiltere'deki göstericiler dünyanın en büyük ilaç şirketi GlaxoSmithKline'ın Brentford'daki merkezini abluka altına aldı.
İlk raund hükümetin
Şirketin sözcülerinden Phil Thomson davanın ilaç fiyatlarıyla değil patentlerle ilgili olduğunu ileri sürerek tekelleri savunuyor. Şirketlerin mahkeme salonundaki temsilcileri ise çok daha pervasız. Avukat Cilliers, müvekkillerinin "toptancı hırsızlığının potansiyel mağdurları", Güney Afrika hükümeti üyelerinin ise "patentlerinin önüne pürüz çıkaran haydutlar" olduğunu söyledi. Avukatın, Yargıç Bernard Ngoepe'nin sorusu üzerine hükümetin ucuza ilaç satın alma hakkının yasalarla belirlendiğini kabul etmesi ise ciddi bir "taktiksel hata" olarak kabul ediliyor. Yargıç Ngoepe, avukatın bu sözlerinin ardından yeni yasanın hukuka aykırı olmadığını, sadece bazı düzenlemeler getirdiğini de söylemeyi ihmal etmedi. Ayrıca yasanın Devlet Başkanı Thabo Mbeki tarafından henüz imzalanmamış olması da, davanın usülden bozulması ihtimalini gündeme getiriyor. Yargıç, şirket avukatına, henüz yürürlüğe konmayan bir yasanın müvekkillerini ne şekilde etkilemiş olabileceğini de sordu.
ABD yönetimi, Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü de şimdilik Güney Afrika'nın ucuza ilaç satın alma hakkına karşı çıkmıyor. Ancak davanın ilerleyen safhalarında bu tavrın değişebileceği tahmin ediliyor. ABD'li Big Phara kuruluşunun, Amerikan yönetiminden Güney Afrika'ya baskı uygulanmasını talep ettiği biliniyor.
www.evrensel.net