Kadın işçiler işsizlik ve göç

   arasında eziliyor

Kadın işçiler işsizlik ve göç arasında eziliyor
Derya Karaçoban
Diyarbakır'da kadınların çalıştıkları birçok tekstil fabrikası ve atölye var. Buralarda sömürünün, ezilmenin, baskının, hakaretlerin ve emeklerinin karşılığını alamamanın en ağır örneklerini yaşıyor işçiler. Çok küçük yaşlarda kız çocukları aileleri tarafından yaşanan maddi sıkıntılar nedeniyle çalıştırılıyorlar.
Günde en az 12 saat çalıştırılan kız çocukları 30-40 milyon lira için çocukluklarını bu tozlu, rutubetli, nemli ve dondurucu soğuk havanın hakim olduğu sağlıksız ortamlarda saatlerce ve günlerce yok pahasına emek harcıyor. Bunun yanında çocuk yaşta olan işçileri denetleyen ustaları onları daha çok çalıştırmak, daha çok sömürmek ve ezmek için, hak aramanın suç olduğu, hakkını arayanların başının belaya gireceği tehdidiyle korkutuyor.
15 yıldır bölgede yaşanmış olan savaş nedeniyle köyden kente zorunlu göçler sonucunda gelen ve kenar mahallelerde bir dilim ekmeğe muhtaç yaşamaya mahkûm edilen bu insanlar, bütün olumsuz koşullara rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Çünkü onların başka bir şansları yok. Köylerinden bağlarından bahçelerinden, ovalarından, yaylalarından, zorla koparılan bu insanlar kentteki yaşamın en ağır şartlarına boyun eğmek zorunda bırakılıyor. Bu fabrika ve atölyelerde çalışan çoğunluğu bayan işçiler yaşadıkları ağır, sömürücü, baskıcı ve insanların ruhsal durumunu, sağlığını tehdit eden ortam ve koşullarda çalıştıklarını belirtiyorlar. Hemen hemen bütün fabrikalarda aynı sorunların yaşandığını dile getiren Akyıl, Harrani, Bağ Tekstil, Beti Tekstil işçileri yaşadıkları koşulları gazetemize anlattılar.
Maaşlar zamanında ödenmiyor
Harrani Tekstil işçisi Emine Şahin mesai saatlerinin fazla olduğunu belirterek söze başlıyor. "Bizi sabah 6.00'da servislerle alıyorlar. Saat 7.30'da işbaşı yapıyoruz. Fakat 8.30'da işe başlamışız gibi gösteriliyor. 'Neden böyle?' diye sorduğumuzda 'Formalite icabı' deniliyor. Mesailere zorunlu olarak gelmemizi istiyorlar. Eğer mesai yapmazsak maaşımızı kesmekle tehdit ediyorlar. Maaşlarımızı zamanında ödemiyorlar" diyen Şahin, resmi olarak asgari ücret veriliyor gösterilip asgari ücretin altında maaş verildiğini belirtti. 86 milyon lira maaş verildiğini söyleyen Şahin, sigortasız işçilerin çoğunlukta olduğunu söylüyor. Atölyelerde yemek süresi 60 dakika gösteriliyor, ancak 15-20 dakika erken işbaşı yaptırılıyor. İşçiler karşı çıktığında ise, ''Sizlere hak ettiğinizden fazla zaman veriyoruz'' deniliyor. Mesai ücretleri ise işten kaytarıldığı, lavaboda uzun süre kalındığı gibi gerekçelerle verilmiyor.
Akyıl Tekstil işçisi Nurşen Hacıoğlu da maaşlarının iki ayda bir ve iki taksit şeklinde ödediğini söylüyor. Bazen de birkaç ay hiç ödeme yapılmıyor. Hacıoğlu, "Hep kendi çıkarları doğrultusunda bizleri kullanıyorlar. Benim ve çoğu arkadaşımın sigortası yok. Sağlık sorunu yaşadığımızı belgeleyemezsek ücretimiz kesiliyor. Sigortasız olduğumuz için hastaneye gidemiyoruz, gitsek de rapor alamıyoruz. İlaçları almak da bizi zor duruma düşürüyor" diyor.
İş kazaları can yakıyor
Bağ Tekstil işçisi Meryem Yiğit de sigortasız çalıştırmadan, esnek çalışmaya, ücretlerin asgari ücretin altında olmasından, mesai ücretlerinin ödenmemesine ya da çok düşük tutulmasına, yemeklerin yenilemeyecek, çayların içilemeyecek durumda olmasından soğuk, tozlu ve gürültülü ortamda çalışmaya, usta ve patronların hakaret ve aşağılamalarına kadar birçok sıkıntı ve sorun yaşadıklarını belirtiyor.
Yiğit, "Fabrikamızda ısıtma tesisleri olmadığı için çok soğuk koşullarda çaışmak zorunda kalıyoruz. Çoğu arkadaşım hastalandı ve bu durumda bile çalıştırılıyorlar. Ortamın tozlu olmasından dolayı solunum zorlukları yaşanıyor" dedi.
Gülsüm Duman da Harrani Tekstil işçisi. Aldığı ücretin kendisi ve ailesinin ihtiyaçlarını hiçbir şekilde karşılamadığını söyleyen Duman, her an iş kazası olma durumuyla karşı karşıya olduklarını belirtiyor. "Koskoca fabrikada bir tane dahi sağlık personeli yok. Bir defasında elime iğne battı ve ustabaşımız müdahale etmeye kalkıştı. Şansım varmış ki kalıcı bir rahatsızlık olma durumundan tesadüfen kurtuldum" diyen Duman, elektrik çarpılması olaylarının en sık karşılaşılan kazalar olduğunu belirtiyor.
www.evrensel.net