Bayramı unutanlar ve unutulanlar

Bayramı unutanlar ve unutulanlar

Kimi için bayram, unutulalı 10 yıl olmuş bir güzel gün. Kimi içinse, çocuklarına hediye alamadıkları için burukluk içinde gelip geçen bir gün.

Bayramı unutanlar ve unutulanlar
Muzaffer Özkurt
Bayram herkesin evine farklı geliyor. Kurban kesen bir eve farklı, değil kurban kesmek karnını bile doyurmakta güçlük çeken bir aileye ise çok daha farklı. Krizler, zamlar, işsizlik bu farkı gittikçe de çoğaltıyor. Artık emeği ile geçinen çoğu insanın evine bayram hiç de öyle eskisi gibi güzel ve umutlu gelmiyor. Harfiyat işçisi Süleyman Başel'in evine gelmediği gibi.
'Tek odaya sıcak davet'
"Ben bayramda sevinmeyi 10 yıl önce bıraktım" diyor Başel ve evinin kapısını açıp sıcak bir "Merhaba" ile buyur ediyor gelenleri evinin tek odasına. Evleri dışarıdan bir bahçe içinde. İki apartman arasına sıkışmış küçücük bir kondu. İçinde ise mutfak niyetine kullanılan bir bölüm banyo ve bir oda var. Buzdolapları dahi olmayan bu ailenin tam üç çocuğu var. 4 aylık, 3 ve 5 yaşında.
"Eskiden bayram gelince sevinirdim. Ama tam 10 yıl önce. Artık ne seviniyorum ne de üzülüyorum. Benim için dünden farkı yok. Gittikçe durum kötüleşiyor. İstanbul'a geldiğimden bu yana hiçbir şey alamadım ancak hayatta kalıyoruz" diyen Süleyman Başel, misafir için hazırlık yapmadıklarını da söylüyor. Başel sözlerine şöyle devam ediyor: "Bayram için hiçbir hazırlık yapmadık. 'Çocuklara bir şey aldın mı?' dersen elbet aldım ama pazardan bir milyona bir şey almak var, bir mağazadan doğru dürüst bir kıyafet. Ama kurban kesemeyeceğimiz ortada. Bizi aşar çünkü. Hâlâ 'Tavuk kesilir mi?', o tartışılıyor."
'Kurban beni aşar'
Tüm kazançları iş çıktığında aldığı para ki bu da yılda en fazla 1.5 milyar lira yapıyor. Yani aylık ortalama 125 milyon lira. Başel bunu "Ben sadece beden gücümü kullanarak, emeğimi harcayarak para kazanabiliyorum" diyerek anlatıyor. Başel, işini anlatmaya başlıyor "6 yıldır çalışıyorum. İş çıkarsa haberimiz oluyor. Bazen iş oluyor 15 gün çalışıyorum bazen iş olmuyor aylarca çalışamıyoruz. Sigortamız yok. Özel hasteneye gitmek zorunda kalıyoruz. Geçen yıl bayramı kolum sakat geçirdim. 4 ay yatmak zorunda kaldım. Toprak kaydı makineye sıkıştı ve kolum kırıldı. Çocuğun doğumu sonrası sadece filmlere 35 milyon lira verdim".
Kriz etkiliyor
35 milyon lira, bu tek odalı gecekonduya verdiği kira Başel'in. Başel genelde kendisine sorulan sorulara çoğul eklerle cevap veriyor. Daha doğrusu kendisine sorulan soruyu kendisi gibi emeği ile geçinenler adına cevaplıyor. "Bizim durumumuz bu. Şimdi kriz var. Deprem zaten bizi etkilemişti. Şimdi çalışırken bakacağız 'Adam bana kızar mı? Yevmiyemi keser mi?' İstediği zaman paramızı kesebilir. Mesela 2 alacağın mı var. Bunun yarısın verir 'Kriz der'. Yapacak bir şey yok. Kriz fakire. Zengin daha zengin oldu, fakir daha fakir" diyen Başel, bayramdan bir şey beklemediğini belirtiyor.
www.evrensel.net