Sınır tanımayan şiirler ve müzikler

Sınır tanımayan şiirler ve müzikler

Yannis Saoulis ve Metin Belgin'in ortak çalışmasının ürünü olan "Karşıyakadan Güldeste" adındaki albümde, Türk ve Yunan şiirleri ve müzikleri bir araya getirilmiş.

Sınır tanımayan şiirler ve müzikler
Sinan Gündoğar
Yannis Saoulis adını, "Kayıkçı" filminin müzikleriyle birlikte duymuştuk. Deprem sonrasında, "devlet katındaki Türk-Yunan dostluk rüzgârları estirilmeden" çok önceleri. Bir Türk genciyle bir Yunan genç kızı arasındaki bir aşk işlenmişti filmde ve filmin senaryosunu da Tiyatro Oyuncusu Metin Belgin yazmıştı.
Senaryonun yazımında Özdemir İnce'nin "Bir Kuş" adlı şiirinden esinlendiğini belirten Metin Belgin, filmde kullanamadığı bu şiiri daha sonrasında, film müziklerini yapan Yannis Saoulis'in "Kayıkçı" adlı albümünde seslendirilmişti. Aynı şiir ayrıca Yunanca seslendirilmişti. Böylelikle, şiirler yoluyla Ege'nin iki yanındaki insanların bir araya gelebileceği vurgulanmıştı.
Tüm bunları hatırlatmamızın asıl sebebi, Yannis Saoulis-Metin Belgin ve Tilbe Saran'ın birlikte oluşturdukları "Karşıyakadan Güldeste-Türk ve Yunan Şiirleri ve Müzikleri"nin çıkış noktasını belirtmek.
Yannis Saoulis, "Kayıkçı"dan sonra, sürekli olarak Metin Belgin ile, Türk ve Yunan şiirlerinden oluşan ve müziklerini de kendisinin yapacağı bir albüm projesini dile getirmiş. Bir zaman sonra bunu Metin Belgin'e kabul ettirmiş. Bundan sonra ise, şiirlerin seçimine gidilmiş. Metin Belgin, "Türk-Yunan şiirleri ile ilgili kaynakları araştırdım. Bu kitaplar arasında bir seçki yapmak çok zordu. Bu arada Asım Bezirci'nin Türk-Yunan şairlerinin şiirlerinden yapılmış olan seçkisinden yararlandım. Orada birbirine göndermeler yapan şiirler vardı. Ama yine de, nasıl seçeceğimize karar verememiştik."
Bundan sonra ise şiirlerin seçiminde kullanılacak ölçütleri değerlendirmişler. Belgin, bunu, "Rastgele, bir ordan, bir burdan şiir almak yerine, bir öyküsü, bir kurgusu olsun istedik. Bir de şiir seslendirmek ve bu şiirleri dinletmek zor olacağı için, insanların dikkatini çekebilecek, onların ilgi alanlarına da girebilecek şiirlere yer verdik. Soyut, algılanması zor olan kimi şiirleri, çalışma esnasında çıkardık" sözleriyle açıklıyor.
Seçilen şiirlerin hem bir kurgusunun hem de bir öyküsünün olabilmesi için, Yannis Saoulis, şiirleri "toprak, deniz, insan, aşk ve barış" temalarıyla sınırlamayı önermiş. Temalar ortaya çıkınca, genel çerçeve de kendiliğinden ortaya çıkmış.
Belgin, bunu somut örneklerle açıklıyor: "Örneğin, Seferis, Çocukluk şiirinde Urla'daki ağaçları anlatırken, hemen arkasından Melih Cevdet, 'Arama artık o ağaçları' diyor. Elitis'in 'Küçük Yeşil Deniz' şiirinden hemen sonra, Cengiz Bektaş'ın 'Seni okuduk Elitis' şiiri yer alıyor. Bu karşımıza çıkınca 'iki taraftan birbirine seslenen şairler'le çalışmayı sürdürmeye karar verdik. Bu kurgu çok hoşumuza gitti."
Anlattıkları öyküye, binlerce yıl önceden seslenen Sapho ile başlamışlar. Daha sonra da, hem Türk şiirinde hem de Yunan şiirindeki şairlerden seçkin örnekleri bir araya getirmişler. Nâzım Hikmet, Orhan Veli, Ataol Behramoğlu, Cengiz Bektaş, Sennur Sezer, Cevat Çapan, Elitis, Kavafis, Yannis Ritsos... gibi birçok şairiin eserlerine yer verilmiş.
Tam da bu noktada, Yannis, bir noktaya açıklık getirmek istiyor. Gerçekleştirmek istedikleri albümü tam anlamıyla halka ulaştımak istemişler. Yannis bunu şu şekilde açıklıyor: "Bu albümü gerçekleştirirken, sadece bir entelektüel kesimle yetinmeden, halkın da kulağına seslenebilecek şiirleri seçmeye çalıştık. Kolay algılanabilecek şiirler de yer aldı. Bu popülizm olarak değerlendirilmemeli. Orhan Veli'nin popüler olmuş şiirlerden örnekler de yer alıyor, ama bunun karşısında biraz daha ağır olan Ritsos'un "Taşınmalar" şiiri de... Bir anlamda bıçak sırtında yer alan şiirlerle oluştu, albüm."
Türkiye'deki müzikal öğelerle Yunan müziğinin öğelerini nasıl bütünleştirdiğini soruyoruz, Yannis'e. "Benim müziğimde, bu Anadolu müziği, bu Yunan müziği diye net bir çizgi yok. Benim yaptığım müzikte de, ikisinin bileşkesi var. Biraz Yunan müziğinden, biraz da Anadolu müziğinden katayım da, bir şeyler yapayım diye düşünmedim hiçbir zaman. Çünkü zaten müziğimizde ortaklıklar var. Benim yaptığımız müzikte de, bu kolay bir şekilde fark edilir."
Yannis'in müziği incelendiğinde sözünü ettiği durum gerçekten de hemen fark edilir. Albümlerinden birinin "Anatoliki Pili-Anadolu Kapısı" adını taşıması da, onun yönelimini özetler gibidir.
Metin Belgin de, müziklerin şiirlerle örtüşmesinin kendisinde yarattığı hayranlığı şu cümlelerle yansıtıyor: "Onun müziğinde Anodolu müziğiyle Yunan müziği bir arada bulunuyordu. Ege'nin iki yakasında, hem müzikleri hem de enstrümanları birbirleriyle kaynaştırarak gerçekleştirmişti önceki albümlerini. Bu projeyi geliştirirken de kafasında o sentez vardı. O nedenle, şiirleri çok iyi anlamamasına rağmen, şiirleri yüreğinde hissettiği için, o şiirleri tam anlamıyla destekleyen müzikler besteledi. Bana her müziği dinlettiğinde şaşırıyordum, çünkü birebir örtüşen, çok güzel müzikler yapmış oluyordu."
Müziklerde buzukinin yanı sıra, kimi zaman kulağımıza çalınan sazın ya da yaylı tamburun kullanılmış olması da, bu birlikteliği başka bir yönüyle gözler önüne seriyor.
Ancak albüm bitmiş olmasına rağmen, bir süre bekletme ihtiyacı hissetmişler. Çünkü, Türkiye'de depremden sonra gelişen ve tam anlamıyla ticari kazanca tahvil edilen Türk-Yunan dostluğunun "hüküm sürdüğü" bir dönemde, yanlış anlaşılmaktan korkmuşlar. Ancak daha sonra Yannis, "Biz çok başka bir şey yaptığımız için, bu kategoride değerlendirilmeyecektir" demiş ve cd'yi yayınlamış.
"Kayıkçı"da şiirin hem Türkçe hem de Yunanca okunmasından hareket ederek, albümdeki bütün şiirlerin bütününün neden Türkçe okunduğunu soruyoruz. Metin Belgin'in verdiği cevap ise, tüm yapılanlara rağmen, aslında projenin yarısının bittiğini ortaya koyuyor: "Başlarken biz de, bu bakış açısını düşündük, ancak Yannis, bunu iki ayrı çalışmanın bileşkesi şeklinde sundu. Türkiye'de bu şiirlerin tamamen Türkçe olması, Yunanistan'da ise, tamamen Yunanca seslendirilmesiydi, bu projenin tamamı. Şu anda, bu projenin birinci kısmı, Türkiye kısmı bitti. Çeviriler bitmek üzere, yakın zamanda, bunun ikinci bölümü de bitecek. Böylelikle bu çalışma tamamlanmış olacak."
Yannis Saoulis ve Metin Belgin, son sözlerini ortak bir cümleyle aktarıyorlar. "Biz bu albümü, barışı isteyen Türk ve Yunan çocuklarına adadık."
www.evrensel.net