Faturayı patronlar ödesin

Faturayı patronlar ödesin

"Kurtuluş reçetesi" olarak sunulan IMF programının son yaşanan krizle çökmesinin ardından fatura yine işçi ve emekçilere çıkarılmaya çalışılıyor.

Faturayı patronlar ödesin
Halil İmrek
IMF programıyla ülkenin ekonomisinin güçleneceğini, refahın artacağını savunan hükümet ve patron örgütleri, şimdi de kriz için fedakârlık istiyor. İşçiler, krizin yine kendilerini vurduğunu büyük patronların ise krizden daha fazla kazanarak çıktıklarını söylüyor. Artık fedakârlık yapacak güçlerinin kalmadığını, faturanın çalışanlara çıkarılmasına engel olunması gerektiğini belirten işçiler, krizin yükünü büyük patronların taşımasını istediler.
Adana Çimento İşyeri Temsilcisi Zekai Çakıcı, ekonomik krizin hiçbir zaman 'yukarıdakiler'i vurmadığını belirterek, "Kriz kolay para kazanmanın yollarından biri haline geldi. Herkes krizden dolayı şikâyetçi oluyor. Oysa parası olan repoda vurgun yaptı" dedi. Serbest ekonominin lağvedilmesi, borsanın engellenmesi gerektiğini söyleyen Çakıcı, paradan para kazanmanın doruğa çıktığı, rançlığın, yolsuzluğun diz boyu olduğu bir ekonomik sistemde krizlerin her zaman yaşanacağını ifade etti.
Krizin nedeninin Ecevit-Sezer tartışması olmadığını belirten Zekai Çakıcı, medyanın kaybedilen 5 milyar dolar için fırtınalar kopardığına dikkat çekerek, "Peki şimdiye kadar yapılan yolsuzlukların, bankaların içinin boşaltılmasının, emekçilerden çıkan kaynakların hesabı ne olacak? Özelleştirmeler ile peşkeş çekilen fabrikaların hesabı ne olacak?" diye sordu.
Krizden patronların daha çok kazanarak çıktıklarını, işçilerin ise aldıkları ücreti borca yatırmak durumunda kaldıklarını belirten Çakıcı, sürekli kemer sıktıklarını, artık fedakârlık yapacak halleri kalmadığını söyledi. Çakıcı, krizin yükünü krizden kazanan patronların ödemesini istedi.
Neden; IMF programı
BOSSA-2 İşyeri Temsilcisi Hasan Kozan, Sabancı'nın işyerlerinde krize dair bir belirti görülmediğini, örneğin kendi işyerlerinde üretimin canlı olduğunu, yeni siparişler aldıklarını söyledi. İşçiler arasında patron örgütlerinin henüz krizin sorumlusu olarak görülmediğini belirten Kozan, "İyi bir tekstil sözleşmesi olmadı. Ama işçiler bunun işverenlerin dayatmalarından kaynaklandığını tam olarak düşünmüyorlar. Suçlu olarak sadece hükümeti görüyorlar. Oysa patronlar krizi bahane ederek istedikleri gibi sözleşme dayatıyor. Bu istek gerçekleşmezse de bunu işçi atmanın mazereti yapıyorlar" dedi.
Krizin nedeninin patron ve hükümetin beraber uyguladığı program olduğunu belirten Hasan Kozan, önümüzdeki dönem işçi ve emekçilerin zam, mesai ve tazminat gibi alacaklarının ödenmeyebileceğine dikkat çekti. Kozan, faturanın işçi ve emekçilere kesilmesine izin vermemek gerektiğini söyledi.
Borcu olanlar zor durumda
İşçiler arasında 57. hükümetin sürekli eleştiri konusu olduğuna dikkat çeken Kozan, işçilerin bu hükümetin bir daha iktidara gelmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu belirtti. Krizin yine emekçileri vurduğunu, patronların ise kârlarına kâr kattıklarını belirten Kozan, özellikle kredi borcu olan işçilerin zor durumda kaldığını hatırlattı. İşçilerin yüzde 80-90'nın bankalara borçlu olduğunu belirten Kozan, "İşyerinde mola esnasında konuşuyoruz. Birçok işçi dövizin tırmanışını kaygı ile izliyor. Bir gecede 200-400 milyon kaybı olan işçi arkadaşlar var" diye anlattı.
www.evrensel.net