Fotoğraf: AA

Görülen lüzum üzerine SÜRGÜN!

Devletin kamu emekçilerine yönelik soruşturma ve ceza uygulamaları özellikle 1 Aralık eylemi sonrasında bütün ülkede yaygın olarak yürütülüyor.

Görülen lüzum üzerine SÜRGÜN!
Mehmet Aslanoğlu
Diyarbakır'da sadece bu ay içinde 26 kamu emekçisi sürgün edildi. Çeşitli işkollarındaki sendikalarda yöneticilik yapan ya da üye olan kamu emekçileri, 'bölgede görev yapmasının güvenlik, asayiş ve kamu düzeni bakımından sakıncalar yaratacağı, hizmeti olumsuz etkileyeceği' nedeniyle ve 'görülen lüzum üzerine' Türkiye'nin diğer ucundaki bir ile gönderilebiliyor. Yani OHAL valisi aynı zamanda Samsun'un, Eskişehir'in, Afyon'un personel politikalarını belirliyor! Sürgün edilen bazı kamu emekçilerinin görüşleri şöyle:
BES Şube Başkanı Ahmet Çoban (Nevşehir'e sürgün edildi): Bölgemizde 1992 yılından bu yana bizim tespit ettiğimiz 472, Diyarbakır'da da 265 kamu emekçisi sürgün edilmiştir. Gerekçeler hep aynı: "OHAL Valiliği'nin gördüğü lüzum üzerine". Biz Diyarbakır'da demokrasi mücadelesi veriyoruz. BES'in ilimizde hızla örgütlenmeye başlaması ve KESK'in Türkiye genelinde sisteme ciddi bir karşı koyuş göstermesi ve son olarak F tipi olaylarında takındığımız tutum sürgün edilmemizin asıl nedenidir. Biz kamu emekçilerinin can güvenliği ve huzuru bozduğumuzu iddia ediyorlar. Asıl huzuru bozanlar, can güvenliğini tehlikeye atanlar Silopi'de iki kişiyi gözaltına alıp kaybedenlerdir.
Tüm Yargı-Sen Şube Sekreteri İbrahim Işıktaş (Hazro'ya sürgün edildi): 1 No'lu E tipi Tutukevi'nde görevliydim. Sürgün gerekçemiz, "görülen lüzum üzerine" olarak açıklanıyor. Gerçek sürgün sebebini cumhuriyet savcısı ve cezaevi müdürüne sorduk. Onlar da aynı cevabı verdi. Bize göre gerçek neden tutukevindeki örgütlülüğümüzün idarenin yapmak istediği bazı uygulamalar önünde engel olmasıdır. Buradaki örgütlülüğümüzden rahatsız oldular. Sürgün politikasıyla arkadaşlarımızı sindirmeye, sendikamızın içini boşaltmaya çalışıyorlar.
Tüm Yargı-Sen MYK Üyesi Ahmet Tanboğa (Lice'ye sürgün edildi): 2000 yılı içerisinde Tüm Yargı-Sen'in tüm faaliyetlerine soruşturma açıldı. 1 Aralık eylemi ve F tipi olaylarında gücümüzün büyüklüğünü görerek ürktüler ve faturasını yıl sonunda çıkardılar. Sürgün gerekçemiz 657 sayılı yasanın 43. maddesine dayanıyor. Bu maddeyle istemimiz dışında görev yerimiz değiştirilebiliyor. 43. madde Anayasa'ya aykırıdır. Benim Lice'de 2 yıl boyunca iyi sicil almam gerekiyor, yoksa 10 yıl da bu ilçede görev yapmak zorunda kalabilirim.
Eğitim-Sen Şube Başkanı Hayrettin Altun (Karaman'da sürgünden emekli ): Benim sürgünüm geçen mayıs ayında oldu. En verimli çağımda sürgünde emekli olmak zorunda kaldım. Gerekçesi OHAL'in 430 ve 285 sayılı KHK'leri. Bu madelerin içeriği şöyle: Madde1-) Komutan haklıdır, Madde 2-) Komutan haksızlık yapabilir, Madde 3-) Komutan haksızlık yaptığı zaman madde 1 uygulanır. OHAL Yasası'nın 433 sayılı KHK'sinde aynen şöyle diyor: Bölge valisi bir kişiyi veya devlet memurunu il dışına göndermek isteyebilir. Güvenlik tedbirlerini gözönüne alarak teklif ettiği kurum da bunu uygulamak zorundadır. Bu uygulamaya, OHAL valisinin bu tasarrufuna yargı yolu kapalıdır. Şu an OHAL valisinin tasarrufu bölge dışına taşmıştır. Artık Türkiye'nin diğer illerinin personel ihtiyaçlarını OHAL valisi tespit ediyor, memur gönderiyor. Gittikçe OHAL uygulamaları tüm ülkeyi etkisi altına almaya başladı.
Eğitim-Sen Şube Sekreteri Figen Aras (Sinop'a sürgün edildi): Güvenlik açısından Diyarbakır'da bulunmamız sakıncalıdır! İçerik budur ama açıklamasını tam olarak böyle vermiyor. Burada tehlikeli görülen bir emekçinin gittiği bölgede de tehlike yaratmayacağı ne malum? Eğer valinin zihniyetiyle düşünürsek bu ortaya çıkıyor. Bu biraz emekçilerin gittiği bölgede halktan izole edilmesini ve bölgedeki sendikal örgütlülüğün içini boşaltmak amacıyladır. OHAL uygulamaları hem komedi hem trajedidir.
www.evrensel.net