Kriz aşağılaması

Kriz aşağılaması

IMF ve emperyalist tekellerin dayattığı politikalarla içine yuvarlanılan mali kriz, yabancı basında da dikkatle takip ediliyor.

Kriz aşağılaması
IMF politikalarının neden olduğu Türkiye tarihinin en büyük mali krizi, yabancı basında geniş yer aldı. İngiltere, Almanya ve ABD'deki gazeteler, krizle ilgili gelişmeleri okuyucularına duyuyurken, fiyaskoyla sonuçlanan IMF paketine değinmemeyi ve sadece "sonuç"larla ilgilenmeyi tercih etti. Gazetelerde, IMF'nin felaket paketini aklayan ve suçu "akılsız Türkler"e yıkan kimi yorumlar dikkat çekti. Bu yorumlar, halk desteği iyice azalan Ecevit hükümetinin kimlerle "aynı yatağı" paylaştığını gösteriyor.
Daha sert koşullar geliyor
ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarına yakınlığıyla tanınan Washington Post gazetesi, krizin Bush yönetimi için bir test niteliğinde olduğu yorumunu yaptı. Gazetenin dünkü haberinde, yeni Amerikan hükümetinin "krizle boğuşan ülkelere büyük para yardımları yapmak için daha sert koşullar dayatma" politikasına dikkat çekildi. Paul Bluestein imzalı haberde, Türkiye'deki mali krizin, bu "yeni" politika için bir sınav olduğu dile getirildi. Hazine Bakanı Paul H. O'Neill ve Beyaz Saray Ekonomi Başdanışmanı Lawrence B. Lindsey, daha önce Rusya ve Endonezya gibi ülkelere yönelik IMF "yardım"larını fazla bulduklarını belirtmişlerdi. Merkezi New York'ta bulunan SSB adlı finans şirketi uzmanlarından Desmond Lachman, "Bu, Bush yönetimi için bir ilk. Türkiye'ye büyük bir kurtarma paketiyle mi gideceğiz, yoksa küçük bir paketle mi yetinilecek?" diye sordu. Lachman, "Türklerin ek desteğe ihtiyaç duyup duymadığı sorusunun yanıtı, önümüzdeki birkaç ayda alınacak" dedi.
Sorun sadece ekonomik değil
Ancak Washington'un, böylesi hassas bir dönemde, Ortadoğu politikaları için bir dayanak haline getirdiği Türkiye'yi "kendi haline bırakmayacağı" görüşü ağırlık kazandı. Washington Post, Türkiye'nin Irak'a yönelik saldırgan politikalara sağladığı desteğe dikkat çekti.
Hazine Bakanı O'Neill, önceki gece yaptığı açıklamada, hükümetin "Türk Lirasını dalgalanmaya bırakma" kararına "tam destek" vermişti. O'Neill, "Türkiye ABD'nin önemli bir müttefiki ve dostudur. ABD, IMF'nin Türkiye'nin ekonomik reform programına desteğinin arkasında durmaya devam etmektedir" açıklamasını yaptı.
'Ankara yalvarıyor'
Türkiye'nin Amerikan dayatmaları karşısında ne hallere düştüğünü kullandığı dille de gösteren haberde şöyle denildi: "Uzmanların uyarısına göre, Türkiye yeniden kötüye giderse, hükümet, Ankara'nın daha çok kredi yalvarmalarına direnmekte güçlük çekebilir. Hükümetteki serbest piyasacılar, piyasaların Türk ekonomisini dağıtmasını tercih edebilir, ama Dışişleri Bakanlığı böylesi bir reçeteyi benimsemeyecektir."
Washington Post, Türk mali piyasalarının "istikrara" kavuşması durumunda ise, IMF'nin verdiği kredilerde indirime gidilebileceğine işaret etti. Gazete, dalgalı kur politikasının, uluslararası krediye olan ihtiyacı azaltacağını yazdı.
Kriz hükümeti yıkar mı?
New York Times gazetesi de, sayfalarında krizi ayrıntılarıyla işledi. Gazete, "Önceki sabah, 65 milyon Türk, ulusal paralarının yüzde 25 değer kaybetmesiyle uyandı" dedikten sonra, krizin yabancı piyasalara "bir endişe dalgası" gönderdiğini kaydetti. Douglas Frantz imzalı haberde, "Yatırımcılar ve siyasi liderler, mali sorunların bulaşıcı olmasından endişeli. Türkler ise fiyatların roket gibi fırlamasını bekliyor ve krizin hükümeti yıkıp yıkamayacağını merak ediyorlar" denildi.
Gazete, ABD Hazine Bakanı ve IMF yetkililerinin Washington'dan yaptığı "güven verici" açıklamaların, 1997 Tayland krizi sırasında yapılanlara çok benzediği yorumunu getirdi: "Yabancı liderler arasındaki en büyük korku, Türkiye'deki sorunların diğer yükselen piyasalarda güven krizine yol açması. Bu da, Temmuz 1997'de Tayland bahtı'nın devalüasyonu ile başlayan paniğin tekrar etmesi demek."
'Türkler bu işten anlamıyor'
Haber şöyle devam etti: "Ama aslında Amerikalı yetkililer, krize çok daha eleştirel yaklaşıyorlar. Hazine yetkilileri daha sonbaharda, sabit kuru koruma çabasının felaketle sonuçlanacağı uyarılarını yapıyorlardı." New York Times'a konuşan Amerikalı yetkililer de, Türkiye'ye yönelik aşağılamalarına devam ettiler. Adı verilmeyen bir üst düzey IMF yetkilisi, "Öyle çok kuşku vardı ki reformlar kötü etkilenebilirdi. Adamlar, tam olarak anlamadıkları küresel piyasalarla oynuyorlardı. Bu işi devam ettirecek siyasi tutarlılık yoktu" sözleriyle, krizin sorumluluğunu IMF'nin üzerinden atmaya çalıştı. New York Times, hükümetin yakında halkı yeni "kemer sıkmalara" davet edeceğine işaret ederek, "Ama hükümetin, daha fazla fedakârlık isteyecek kamuoyu güveni var mı yok mu bilinmiyor" diye ekledi.
IMF programı öldü
İngiliz The Guardian gazetesi, "Avrupa'nın kenarındaki mali krizin, tüm kıtayı sarstığı"nı yazdı. Gazetenin Ankara muhabiri Chris Morris, kriz sürecini özetledikten sonra, "Bunlar, AB üyeliğine özenen ve NATO'nun hayati bir üyesi olarak İttifak'ın güneydoğu sınırlarını bekleyen Türkiye'deki istikrarsızlık potansiyelini bir kez daha hatırlattı" dedi. Morris, milyarlarca sterlinin "buhar olduğu" krizin faturasının sıradan insanlara kesileceğini, enflasyonun tırmanacağını ve ekonomik büyümenin iyice yavaşlayacağını dile getirdi. Guardian'daki haberde, IMF koridorlarından çok halkın görüşlerine yer verilmesi dikkat çekti. Sol-liberal çizgideki gazete, "IMF programı öldü" demekten de çekinmedi.
www.evrensel.net