Çankaya Belediyesi işçileri eylemde

Hükümetin TEKEL'in özelleştirilmesi için çabaları sürerken, karşı çıkışlar da yoğunlaşıyor. Sektörde örgütlü kurumlar TEKEL'e sahip çıkmak için biraraya geliyor.

Devlet TEKEL'in kamburu
Sultan Özer - Nur Karabacak
Türkiye'nin bütçesinin yüzde 23'ünü karşılayan, günlük cirosu 9 trilyon lira olan TEKEL'in, IMF'nin dayatmalarıyla özelleştirme kapsamına alınmasına karşı işçi, üretici ve köylü tepkileri sürüyor. Sektörde örgütlü Tek Gıda-İş Sendikası'nın üretici birlikleri, kitle örgütleri ve meslek örgütleriyle ortak etkinlikleri devam ederken, Genel Başkan Hüseyin Karakoç, işçi, köylü ve üreticilerin TEKEL'i sahiplenmesi gerektiğini söyledi.
TEKEL'in siyasilerin bütün çaba ve müdahalelerine rağmen zarar etmediğini, 2000 yılında 70 trilyon lira kâr ettiğini hatırlatan Karakoç, "TEKEL devletin üzerinde kambur değil, devlet TEKEL üzerinde bir kamburdur. Tütün ekicisine TEKEL desteklemeyi yapar, hazine borçlanır, hazine parayı ödemez, kamuoyunda TEKEL vergisini ödemiyormuş gibi gösterilir. Oysa ödemeyen Hazine'dir" diye durumu özetledi.
Türkiye'de 573 bin tütün ekicisi olduğunu, aileleriyle birlikte 3 milyonu aşan bir kitlenin TEKEL'in özelleştirilmesinden etkileneceğini kaydeden Karakoç, TEKEL'i alacak yabancı şirketlerin, kendi çiftçisinin, üreticisinin yetiştirdiği tütünü tercih edeceğini, dolayısıyla Türkiyeli tütün üreticilerinin mallarını satamaz duruma geleceklerini söyledi. Samsun ve Maltepe sigaralarına yüzde 100 Türk tütünü yerine, sağlığa daha zararlı olmasına rağmen yabancı tütünler katılacağına da işaret eden Karakoç, "Türkiye'de üretilen tütün tamamiyle satılamaz hale gelecek. 'Devlet süt üretmez, sigara üretmez, kasaplık yapmaz, bez dokumaz' diye bir mantık ortaya atıldı. Birçok insan da buna itibar etti. Ama devlet belirleyicidir, fiyat belirleyecisidir. Bugün sütü özel sektör istediği fiyata alıyor istediği fiyata satıyor. EBK özelleştirildikten sonra, Doğu'da hayvancılık öldü. İran'dan et ithal edildi. Hayvancılık yapamayan üretici de İstanbul'a göç etti. Zaten işsizlik sorunu var, istihdam alanı yok. Yarın TEKEL özelleştirildiğinde binlerce insan işsiz kalacak. Çiftçi başka bir ürün yetiştiremeyecek, çünkü bu arazilerde en az 4-5 yıl başka bir ürün yetişmez" diye konuştu.
ABD tekelleri işbaşında
TEKEL'in piyasanın yüzde 70'ine hakim olduğunu, böylesine dev bir kuruluşun özelleştirilmesi için aralarında Philip Morris'in de bulunduğu dev Amerikan şirketlerinin baskı yaptığını hatırlatan Karakoç, Tekel 2001, Maltepe, Samsun, Best gibi Türk sigaralarının ABD'li Morris'in ürettiği sigaralardan çok daha kaliteli olduğuna dikkat çekti. Ancak özelleştirme sonrası bu sigaralarda bile Türk tütününün sadece katkı maddesi olarak kullanılacağı tehlikesine işaret eden Karakoç, "Baskılar nedeniyle TEKEL özelleştirme kapsamına alınmıştır. Devleti idare edenlerin büyük bir yanlışlık içinde olduğunu görüyoruz. İlkokul çocuklarına, üzerinde Marlboro reklamları olan oyuncak arabalar dağıtılıyor. Çocukların beynine Marlboro kelimesi işleniyor. Gelişmiş ülkeler kendi ülkelerinde sigara tüketimini yasaklama yoluna giderken, kendi tütün üreticisini mağdur etmemek için, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere el atıyor. Bunun için de IMF ve Dünya Bankası'nın verdiği kredileri de koz olarak kullanıyorlar. Türkiye'yi hükümetler yönetmiyor, IMF yönetiyor. Sıradan bir memur gelip, ülkenin bütçesini denetleyebiliyor" sözleriyle yanlışlıklara dikkat çekti.
'AB kendi tarımını destekliyor'
Hükümetin IMF ve DB'nin dayatmalarına boyun eğmemesi gerektiğini kaydeden Karakoç, tarımda desteğin sürmesini, çiftçiye sahip çıkılmasını istedi.
AB ülkelerinde tarıma 45 milyar dolar destek verildiğini hatırlatan Karakoç, kendi ülkelerinde tarımı destekleyen, son derece önem veren emperyalist ülkelerin Türkiye'ye tam tersini dayattığını söyledi.
Modern tarım için devletin çiftçiyi desteklemesi zorunluluğuna işaret eden Karakoç, aksi takdirde tarımın biteceğini, tarımın bittiği bir ülkede de açlığın başlayacağını söyledi.
Üretici birlikleri, sendikalar, meslek örgütleri ve köylülerle yaptıkları toplantılarda konuyu dile getirdiklerini, birlikte karşı koymak için neler yapılması gerektiğini tartıştıklarını vurgulayan Karakoç, köylülerin, üreticilerin mücadeleyi sahiplenmesi gerektiğini, o zaman birşeyler yapmanın mümkün olacağını söyledi.
www.evrensel.net