Tutuklu yakınları adalet istedi

Tutuklu yakınları adalet istedi

Ölüm oruçları 122. gününü doldurdu. Ankara'da, tutuklu yakınları, bir basın açıklamasıyla F tipi cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalara son verilmesini istedi.

Tutuklu yakınları adalet istedi
F tipi cezaevlerinin halen sivil denetime açılmaması ve tutukluların insanlık dışı uygulamalara maruz kalması Ankara, İzmir ve İstanbul'da protesto edildi. Tutuklu yakınları dün Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde, çocuklarına sahip çıkılmasını ve Adalet Bakanı'nın artık kendileriyle görüşmeyi kabul ederek, bir çözüm getirmesini istediler. "F tipi Nazi kampları kapatılsın" önlükleriyle anıt önüne gelen bir grup tutuklu yakını, çocuklarının cezaevinde baskı gördüğünü, tecavüze uğradığını ve yaralıların tedavi edilmediğini söyledi.
Malatya Cezaevi'nde Gülay Efendi'ye bir gardiyanın tecavüz ettiğini, Kandıra Cezaevi'nde Sadık Eroğlu'na copla tecavüzde bulunulduğunu, Hüseyin İçke'nin de Edirne F Tipi Cezaevi'nde hücrede kendini yaktığını bağırarak anlatan aileler, "Artık yeter. Bu baskılar, saldırılar dursun" dediler. "Adalet istiyoruz, adalet istiyoruz" diyen aileler, hep bir ağızdan feryatlarla çocuklarının hayatından endişe duyduklarını dile getirdiler.
İnsanlık dışı uygulamalara tepki
Tutuklu yakınları, çocuklarının F tipi cezaevlerinde işkence ve hakarete maruz kaldıklarını anlatarak, "Kiminin üzerinde kurşun yarası var. Kiminin ciğeri parçalanmıştır. Hakaret ediyorlar evlatlarımıza, işkence yapıyorlar, tecavüz ediyorlar. Yavrularımıza adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz" dediler. Çocuklarının cezaevlerinde baskı, işkence gördüğünü, 'sayım' bahanesiyle her gün dövüldüğünü dile getiren tutuklu yakınları, "Çocuklarımız kimseye bir şey yapmadı. İşkence, tecavüz, bu mu adalet, bu mu insanlık, bu mu vicdan?" diye seslendiler.
Oğlunun kendini yaktığını söyleyen baba, "Biz Türk'üz, başka bir şey değiliz. Memleketimizi babamız, dedemiz kurtardı. Yeter bıktık artık, yeter, bizi kurşuna dizsinler. Başka çaremiz yok. Memleketi soyanlara niye bir şey demiyorlar. Benim oğlum F tipi hücrede kendini yakmış kendini" derken fenalaştı. Polislerin uyarısıyla eylemlerini sona erdiren aileler, soruna çözüm bulunana, Adalet Bakanı kendileriyle görüşene kadar Ankara'dan gitmeyeceklerini, her gün seslerini yükselteceklerini bildirdiler.
Yetkililerin sözünü tutması istendi
Her cumartesi günü Galatasaray Postanesi önüne gelerek cezaevleri konusunda "endişeli" olduklarını açıklayan kadın örgütleri, dün de bu eylemlerini yinelediler. Galatasaray Postanesi önünde bir araya gelen kadınların yapmak istediği basın açıklamasına polis izin vermedi. Cezaevlerinde yaşayanların seslerini duymaya ve onlara seslerini duyurmaya ihtiyaçları olduğunu belirten kadınlar, cezaevlerinde operasyon ardından kesilen diyaloğun yeniden başlatılmasını ve yetkililerin verdiği sözü tutarak, cezavlerini sivil denetime açmasını talep etti. Öte yandan Galatasaray Lisesi önüne gelen bir grup tutuklu yakını, F tipi cezaevlerini protesto etti.
İzmir'de oturma eylemi
İzmir Hücre Karşıtı Platform Konak Sümerbank önünde yaptığı oturma eyleminde Edirne F Tipi Cezaevi'nde yatan bir tutuklunun kızına gönderdiği mektup okundu. Oturma eyleminden sonra yapılan basın açıklamasını okuyan İHD İzmir Şubesi Yöneticisi Mihriban Karakaya, "Tüm bu uygulamalar hukuka, demokrasiye, insan haklarına hizmet etmeyecek, demokrasi yoksunlarının işine yarayacaktır. Kayıplarla, infazlarla, F Tipi tecrit hapishaneleri ile yaratılmak istenen karanlık geleceğe hayır diyoruz" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Kayıpları sağ istiyoruz'
HADEP, ÖDP ve EMEP Malatya il örgütleri dün bir basın açıklaması yaparak, HADEP yöneticileri ve Yusuf Kırmızıoğlu'nun kaybolmasından ülke kamuoyunun rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. HADEP Malatya il binasında yapılan basın toplantısında ortak bir açıklamayı okuyan EMEP İl Başkanı Nejdet Bali, ekonomik ve siyasal baskılara karşı yürütülen mücadelenin önünün kesilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Siyasi partiler, sendikalar, dernekler üzerindeki baskıların artırılması ile ortamın terörize edildiğini ve kaos yaratılmaya çalışıldığını söyleyen Bali, bir süredir kendilerinden haber alınamayan üç kişinin kaybedildiği korkusunun endişeye dönüştüğüne değinerek, kayıpların sağ olarak bulunmasını istediklerini duyurdu. DİSK'e bağlı Dev Maden-Sen İzmir Şube Yöneticileri, HADEP yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in gözaltında kaybolmalarına ilişkin oluşturdukları heyetin bölgedeki izlenimlerini aktaran bir basın toplantısı düzenledi.
Dün Petrol-İş Diyarbakır Şubesi Toplantı Salonu'nda heyetin görüşlerini aktaran Dev-Maden Sen İzmir Şube yöneticilerinden Hacay Yılmaz, Tanış Deniz'in akıbetlerini soruşturmak için yaptıkları araştırmaların engellenmeye çalışıldığını söyledi. "Yetkililer olaya ilişkin herhangi bir şekilde kamuoyunun bilgilenmesi istenmiyor" diyen Yılmaz, Şırnak Valisi, Jandarma Alay Komutanlığı ve Şırnak Cumhuriyet Savcılığı'yla görüşme isteklerinin kabul edilmediğini ifade etti. Bölgede yaşananları, "sükûnete darbe" olarak değerlendiren heyet, durumun kaygı verici olduğunu aktardı. Hacay Yılmaz, "Aydınlar olarak, sendika ve kitle temsilcileri olarak, bölgede sükûnet ortamının gelişmesini beklerken, buradan ciddi kaygılarla ayrılacağız. Ama ortamı darbeleyen bu tür uygulamaların son bulması için olayın takipçisi olacağız" diye konuştu.
www.evrensel.net