'Başlık' için ter döküyorlar

Urfalı gençlerin "bela" dediği başlık parası, onları gurbete mecbur kılıyor. Malatya'ya hamallığa gelen gençler, kışın barakalarda, yazın sokaklarda kalıyorlar.

'Başlık' için ter döküyorlar
Yusuf Karadaş
Bir işsizlik, bir açlık, bir de başlık belası... Urfalı gençleri, başka illerde çalışmak zorunda bırakan üç neden. Malatya'nın kuru kayısı alım satımının yapıldığı "Şire Pazarı"nda, sayıları 250'yi bulan Urfalı hamalları "gurbet"e düşüren de bu nedenler.
Kışın inşaatlara naylon çekerek yaptıkları odalarında ya da 8 - 10 kişi suyu elektiriği, sobası olmayan tek göz evlerde kalıyorlar. Yazları ise, kartonlar yatakları, kaldırımlar yastıkları...
250 bin liraya aldıkları "tavuk kırıntısı" ise yemeklerin şahı!
Boğazımıza yetmiyor
Ali Kara, 10 yıldır Şire Pazarı'nda hamallık yapıyor. Urfa'da iş olmadığı için gelmiş Malatya'ya. "Burada da haftada ancak 3 - 4 gün iş bulabiliyoruz. Taşıdığımız çuval başına 80 bin lira alıyoruz. Şimdi kış olduğu için 8 kişi bir ev kiraladık. Ev dediysek, yanlış anlaşılmasın, elektriği yok, suyu yok, sobası yok. Çalıştığımız boğazımıza yetmiyor. Memlekete para gönderemiyoruz. Bizim işimiz Allah'a kalmış" diyor.
GAP'ın getirdiği refah bu mu?
İbrahim Yektebaş ise, "büyük"lerin GAP'ın köylüleri refaha kavuşturacağı söyleminin büyük bir yalan olduğunu anlatıyor; "Pamuk ekiyoruz, buğday ekiyoruz, para etmiyor. 10 kardeşiz 40 dönüm tarlamız var. Uğraştık, didindik 10 ton pamuk topladık, ama pamuğumuzu 250 bin liradan bile satamadık. Bunun mazotu, göbresi ilacı, suyu var. Pamuk evde bekliyor. Bu mu GAP'ın getirdiği refah? GAP dedikleri gibi derdimize deva olsaydı, bizim buralarda işimiz ne?"
Başlık için 7 yıl...
Söze, "Bizim en büyük sorunumuz başlık parası" diye başlıyor Nurettin Emre; "Tüm uğraşımız başlık parası toplamak için.. Ama onu da toplayamıyoruz. Ne yapacağımızı biz de şaşırdık". "Kaç yıldır başlık için çalışıyorsun?" sorusuna "7 yıl" diye yanıt veriyor Emre.
Ya başlık parasının kalkması? Çözümü başlık parasını uygulayanlara havale ediyor Nurettin Emre, "Başlık parasını biz kaldıramayız ki, ağalar, aşiret kaldırır, ama onlar da kaldırmıyorlar".
Bu parayla evlenilmez ki!
Malatya'ya Harran'dan gelen Ahmet Güçin de GAP'tan dertli. "Pamuk ekiyoruz, ama devlet Türkmenistan'dan, Azerbaycan'dan 10 yıllık pamukları alıyor. Devlet dışarıdan 400 bin liraya aldığı pamuğu bizden 250 bin liraya almıyor. Devlet bunu bize niye yapıyor?" diye soruyor.
GAP'tan sonra 4 - 5 bin dönüm toprağı olan ağaların daha zengin olduğunu, yoksulların da kendileri gibi çalışmak için yollara düştüğünü anlatıyor Ahmet Güçin.
Emrah Bal da, Malatya'ya başlık parası için gelmiş, ama... "Başlık parası için geldik ama yemek parasını bile toplayamıyoruz. Burada da iş yok. Günde 500 bin, bir milyon lira ile başlık parası toplanır mı hiç? Benim bildiğim başlık parası böyle toplanmaz. Buradan kazandığıyla kimse evlenemez" diye yakınıyor.
www.evrensel.net