MHP

MHP'de miras kargaşası

Kızları arasındaki miras davası nedeniyle MHP'nin başbuğu Alpaslan Türkeş'in İngiltere'de 1.2 trilyonluk bir banka hesabının ortaya çıkmasının ardından Türkeş'in malvarlığı ve bunların MHP ile ilişkisi üzerine yeni iddialar ortaya atıldı.

MHP'de miras kargaşası
Kızları arasındaki miras davası nedeniyle MHP'nin başbuğu Alpaslan Türkeş'in İngiltere'de 1.2 trilyonluk bir banka hesabının ortaya çıkmasının ardından Türkeş'in malvarlığı ve bunların MHP ile ilişkisi üzerine yeni iddialar ortaya atıldı. Yeni iddialar, Devlet Bahçeli'nin kapatılma korkusu nedeniyle, "miras meselesinden uzak durun" uyarısına rağmen, MHP içerisindeki tartışmaları alevlendirdi. Malvarlığının kaynağının parti için toplanan bağış ve aidatlar olduğu, Türkeş'in ölümünden sonra bunların bir kısmının ortadan kaybolduğu ya da ailesi tarafından kullanıldığı, toplanan paralarla Çeçenistan ve Azerbaycan'a yardımlar yapıldığı gündeme getirilen yeni iddialar.
Alpaslan Türkeş'in ölümünden sonra ortaya çıkan yüklü hesabının kaynağı, iddialara göre Kumarhaneciler Kralı Ömer Lütfi Topal'a kadar uzanıyor. Türkeş'in yüklü hesaplarının kaynağını parti için yurtiçinde ve yurtdışında toplanan aidat ve bağışlar oluşturuyor.
Özellikle Türkeş'in yüklü bağışları yasal engellere takılmamak için özel hesaplarında topladığı ve bunların bilgisinin sadece kendisinde olduğu bildiriliyor. 1996'da öldürülen ve derin devletle ilişkileri olduğu bilinen Kumarhaneciler Kralı Ömer Lütfi Topal'ın da Türkeş'e bir bavul dolusu döviz gönderdiği iddia ediliyor. Türkeş ailesi bu iddialara "Topal'dan Türkeş'in adı kullanılarak para alınmış" şeklinde açıklama getirmişlerdi.
Türki cumhuriyetlere gönderilmiş
Miras tartışmasını başlatan davanın taraflarından olan Ayzıt Türkeş'in, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadede, "söylediklerinin tutanaklara yer almaması ve iddianamede kullanılmaması" koşuluyla İngiltere'deki hesaptaki paraların nasıl kullanıldığını açıkladığı bildirildi.
MHP'ye yakın kaynaklarca Türkeş'in Türkleri tek bir federasyon çatısı altında toplamak için çalışmalar yürüttüğü, bu amaçla Avrupa Türk Federasyonu'nun üyelerinden para topladığı belirtildi. Türkeş'e tahsis edilen bu paralarla kendisinin Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Ebulfeyz Elçibey ve öldürülen Çeçen lider Cahar Dudayev'e bağımsız Çeçenistan kurulması için yüklü miktarda yardım yaptığı kaydedildi. Azerbaycan'da Türkeş'in isteğiyle kurulan, "Bozkurt Taburu" isimli ırkçı silahlı örgütün de Türkeş'in İngiltere'deki hesabından finanse edilmiş olabileceği söyleniyor.
Yeni hesaplar gündemde
Yurtiçi ve yurtdışında toplanan paraları özel hesaplarında tutan Alpaslan Türkeş'in MHP yönetiminde görev verdiği oğlu Tuğrul Türkeş'e yurtiçindeki hesaplardan para çekebilme yetkisi verdiği, bu yolla çekilen 3 milyon doların (2 trilyon lira) kayıp olduğu söyleniyor. Türkeş'in, yurtiçinde Siyasi Partiler Yasası'nda öngörülen miktarları aşan yüksek bağış ve yardımları kişisel hesaplarında topladığı öğrenildi. Hesaplarda Türkeş'in ölümünden önce toplanan 3 milyon doların ölümünden sonra kaybolduğu ifade ediliyor.
Türkeş'in ölmeden önce yaptığı Almanya gezisine çıkmadan önce hazine yardımları ve aidatlardan oluşan ve bir kamu bankasında bulunan 60 milyarlık hesabı tamamen kapatıldı. Para, Alpaslan Türkeş'e teslim edildi. Türkeş öldükten sonra paranın oğul Türkeş'te olduğu iddiaları üzerine MHP yönetimi devreye girdi. MHP'nin dar kapsamlı bir başkanlık divanı toplantısında partinin hesapları değerlendirilirken konunun gündeme geldiği; ancak oğul Türkeş'in herhangi bir bilgi vermediği kaydedildi.
Seval Türkeş ile Tuğrul Türkeş'in aralarının açılmasına ise Almanya'da Türkeş'e verilen ve içinde 675 bin mark bulunan çantanın yol açtığı söyleniyor. Türk Federasyonları tarafından Türk Kurultayı için toplanan parayı Türkeş'in ölümünden sonra Seval Türkeş'in aldığı iddia edildi. Seval Türkeş iddiaları yalanlarken, çanta da bulunamadı. Bunun üzerine kurultay bağışlarla finanse edildi.
"Partinin hakkı varsa helal olsun"
Devlet Bahçeli MHP Başkanı seçildikten sonra para iddialarıyla ilgili olarak Tuğrul Türkeş'le görüştü. Türkeş, Bahçeli'ye 60 milyarlık MHP hesabının ve üzerine kayıtlı MHP il, ilçe binaları ve gayrimenkuller ile araçların kayıtlarının listesini verdi. Türkeş'in kullandığı Mercedes araba Türkeş'in "Manevi değeri var" demesi üzerine kendisine, cip Ahmet Türkeş'e, Volvo ve Audi marka arabalar da Seval Türkeş'e bırakıldı. Bahçeli, Türkeş'in özel hesaplarından çekilen paralarla ilgili talepte bulunmadı. Bahçeli, "Biz başbuğumuzun manevi mirasının temsilcileriyiz. Partinin hakkı varsa da helal olsun. Siz bunu aile arasında halledin" dedi. Türkeş'in Almanya ve İsviçre'deki bankalarda da gizli hesaplarının olabileceği ileri sürülüyor.
MHP'den farklı tepkiler
Devlet Bahçeli, miras meselesi ile ilgili olarak paranın Avrupa Türk Federasyonu'ndan toplanması nedeniyle "partinin kapatılması ihtimali olabilir" diye parti teşkilatına, "Karışmayın, işi üstlenmeyin, kapatılmaya kadar gideriz" uyarısında bulundu. Ancak Siyasi Partiler Yasası'nda geçen yıl yapılan değişikliğe göre siyasi partilerin ayni ve nakdi yardım alamayacağı kuruluşların içinden yabancı ülkelerdeki dernek ve kurumlar çıkarılmıştı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici ise, "Biz Türk milliyetçiliği davasının manevi mirasçılarıyız. Maddiyatla bir işimiz yok. Ne olduğu belli değil bir iddianame, bir dilekçe var. Doğru mu, eğri mi belli değil" dedi. Yahnici, davanın sürdüğünü, tespitlerin yapılmadığını belirtti ve "Bizi ilgilendirmiyor" açıklamasında bulundu.
Bahçeli ve Yahnici'nin açıklamalarına rağmen parti kurmayları 1.2 trilyonluk paranın ülkücü teşkilata ait olduğunu ifade etti. Kurmaylar, "12 Eylül'de partinin malvarlığına el konulması nedeniyle Başbuğumuz yardım paralarını kendi kişisel hesabında toplardı. Türkeş'in malvarlığında yer alan bazı gayrimenkuller de ülkücü teşkilata ait. Aile de bunu biliyor. Bunları iade etmeleri gerekir" savunusunda bulunuyorlar. Kurmaylar, dünyanın her yerinden yapılan yardımları tek başına Türkeş'in kontrol ettiğini ve kendisi dışında para trafiğini de kimsenin takip etmediğini belirttiler. "Sormazdık. O nedenle de kimse nerede ne kadar parası var bilmezdi" dediler. Türkeş'in İzmir, Eskişehir ve Gebze'deki arsalarının da Türk Federasyonları'na, yani ülkücü harekete ait olduğunun da altını çizdiler.
Tuğrul Türkeş'ten açıklama
Aydınlık Türkiye Partisi (ATP) Genel Başkanı Tuğrul Türkeş ise dün yaptığı açıklamada, 12 Eylül öncesinde, MHP'ye ait bazı gayrimenkullerin Genel Başkan Alpaslan Türkeş'in üzerine yapıldığını belirterek, Türkeş'in o dönemde ilk eşinden olma çocuklarını toplayarak bu malların kendisine ait olmadığını ve ölümü halinde bu malların Türk milliyetçiliği davasına verilmesi gerektiğini ifade etttiğini söyledi. Türkeş'in ölümü sonrasında da çocuklarının terekenin açılmasınının ardından konunun avukatlar aracılığıyla Ankara 3. Sulh Hukuk ve Ankara 9. Asliye Hukuk mahkemelerine ve 25 Mart 1998 tarihinde Devlet Bahçeli'ye bildirildiğini kaydetti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Başkaya'nın cezası onaylandı
Fikret Başkaya'nın 1999 yılında Özgür Bakış Gazetesi'nde yayımlanan "Tarihi dava mı?" başlıklı makalesi nedeniyle İstanbul 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilen ceza Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi tarafından onaylandı. İstanbul 2 No'lu DGM Başkaya'ya 16 ay hapis ve 1 milyar 66 milyon liralık ağır para cezası vermişti.
Davaya konu yazıda Başkaya, Abdullah Öcalan davasını, Ortadoğu'da Kürt Sorunu çerçevesinde meydana gelen olaylar ve gelişmeleri değerlendiriyordu. Daha önce de "Paradigmanın İflası" adlı kitabı nedeniyle cezaevine konulan Başkaya'nın, bu nedenle üniversitedeki görevine de son verilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Başkaya'nın Paradigma'nın İflası kitabı nedeniyle cezalandırılmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırım bulmuş ve devleti tazminat ödemeye mahkum etmişti.
Başkaya'nın avukatı Aydın Erdoğan yaptığı yazılı açıklamada, devletin bu kez de haksız bulunacağını ve tazminat ödemeye mahkûm edileceğini vurgulayarak, cezaya "Düşüncenin karşılığı düşünce olmalıdır. Düşüncenin cezalandırılması, ceza tehdidi altında tutulması kabul edilemez bir haksızlıktır" diyerek tepki gösterdi. Karardan ötürü Başkaya'nın cezaevine gireceğini belirten avukat Erdoğan, müvekkilinin 4 aylık erteleme hakkını kullanması için başvuru da bulunacaklarını belirtti.
www.evrensel.net