Sürgün protestosuna köpekli saldırı

OHAL kapsamındaki illerde kamu emekçilerine yönelik sürgünler, sendikalar ve halkın tepki ve eylemleriyle protesto edilirken, polisin eylemlere karşı tutumu da sertleşiyor.

Sürgün protestosuna köpekli saldırı
OHAL kapsamındaki illerde kamu emekçilerine yönelik sürgünler, sendikalar ve halkın tepki ve eylemleriyle protesto edilirken, polisin eylemlere karşı tutumu da sertleşiyor. Tunceli'de 10 öğretmenin başka illere atanmasına tepki göstererek oturma eylemi yapmak isteyen kitleye çevik kuvvet polisi tazyikli su, panzer, cop ve köpeklerle saldırdı. Diyarbakır'da, BES tarafından yapılan açıklamada sürgün edilen kamu emekçilerinin sayısının 27'ye çıktığı belirtildi.
Daha önce süngünleri protesto amacıyla bir çok eylem yapılan ve Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer tarafından temaslarda bulunan Tunceli'de dün, Tunceli Sendikalar Platformu, EMEP, HADEP, ÖDP, SİP üyeleri, öğrenciler ve halktan 1500'ü aşkın kişi Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya geldi. Okullar Caddesi'nde oturma eylemi yapan kitle, polisin kendilerine yaptıklarının yasadışı olduğu ve dağılmaları gerekiğini söyleyen polise sloganlarla karşılık verdi. "Baskılar bizi yıldıramaz", "Eğitim hakkı engellenemez" sloganları atan kitleye saldıran polis, eylem yapmakta ısrar eden ve aralarında Tunceli Eğitim-Sen Şube Başkanı Kemal Tumar'ın ve Enerji- Yapıyol Sen İl Yönetim Kurulu Üyesi Metin Turan'ın da aralarından bulunduğu 21 kişiyi gözaltına aldı.
Saldırı ve gözaltıların ardından sokak aralarında "Vali istifa" sloganlarıyla tepkilerini sürdüren eylemcilere burada da saldıran polis bir çok öğrenciyi gözaltına aldı. Öğrenciler daha sonra serbest bırakıldı.
Öte yandan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şube Başkanı Ahmet Çoban, son dönemlerde baskılarla birlikte gelişen sürgün sayısının 2001 ocak ayı içerisinde Diyarbakır'da 27'ye çıktığını belirterek, sayının 50'ye çıkacağı yönünde duyumlar aldığını belirtti. Çoban, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu olarak 1993-2001 yılı arasında bölgede gerçekleşen sürgünlere ilişkin bir rapor hazırladıklarını, raporda 93 yılından günümüze kadar 700 kamu emekçisinin sürgün edildiğini ifade etti.
"İşçi ve emekçilere çok yönlü ve tek merkezli bir saldırı var. Bir tarftan ülkede kaynakları yabancı sermayeye peşkeş çekilirken, bir tarftan özelleştirmeler gerçekleştiriliyor, bir tarftan da sürgünler, baskılar, açığa almalar devam ediyor" diyen Çoban, işçi ve emekçilerinbu topyekün saldırılarına karşı topyekün direniş sergilimesi gerektiğini vurguladı.
Hükümetin, en küçük eylem ve etkinlikleri bile sürgünlerle, açığa almalarla yanıtladığını belirten Çoban,"IMF'ci hükümet, demokratik hak ve taleplere tahamülü yoktur. gelişen emek hareketindeki güç birliğini baltalamaya çalışıyor" dedi.
Çoban, işçi ve emekçilerin haklarını yok etmeye dönük IMF politikalarından herkesin etkilendiğin belirterek, saldırılara karşı İşçiyi köylüyü öğrenciyi mücadelenin içine çekmenin gerekliliğine dikkat çekti.
Bölgede başlatılan sürgünlerin durdurulması ve geri alınması için KESK MYK ve GYK'sını bölgeye davet ederek, Diyarbakır'da merkezi bir mitting yapmayı düşündüklerini ifade eden Çoban, yapmayı planladıkları eylemleri şöyle sıraladı: "Diyarbakır merkezli olarak Ankara'ya bir yürüyüş, Başbakanlığa fakslar, yurt çapında protesto amaçlı sendika kapatma çağrısı, iş bırakma eylemi, imza kampanyaları ve afiş." Ayrıca, BES Kilis Şubesi Başkanı Kıyasettin Aslan, önceki gün yaptığı yazılı basın açıklamasıyla kamu emekçilerine yönelik yapılan sürgünleri protesto etti. Başbakanlık'ın 1999/4 sayılı genelgesinde, sendikal faaliyette bulunanlar hakkında idari soruşturma açılamayacağının belirtildiğini hatırlatan Aslan, milyonlarca kamu çalışanının taleplerini ve mağduriyetini gidermek yerine hükümetin adli ve idari uygulamalarla çalışanları mağdur ettiğini belirtti.
www.evrensel.net