Kitaba baskılar devam ediyor

Hükümet bir yandan düşünce özgürlüğü alanında çalışmalar yaptığını iddia ede dursun, kitaplar hakkında açılan davaların ardı arkası kesilmiyor.

Kitaba baskılar devam ediyor
Ülkemizde kitap toplatmalar, yayıncı ve yazarların düşüncelerinden dolayı yargılanmaları devam ediyor. Son günlerde, Gendaş Yayınlarınca yayımlanan yazar Mehmed Uzun'un "Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm Gibi Karanlık" adlı romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı hakkında İstanbul DGM'sinde davalar açıldı. Geçtiğimiz günlerde de Araştırmacı-yazar Mehmet Kemal Işık (Tori)'nin yazdığı ve Sorun Yayınları tarafından basılan "Ünlü Kürt Bilgin ve Birinci Kuşak Aydınlar" isimli kitabı, Yazar Hayri Argav tarafından kaleme alınan ve Peri yayınları tarafından basılan "Batının Yeni Doğu Seferi (NATO, Doğu, Türkiye, Kürtler)" isimli kitabı ile Ceylan Yayınları tarafından basılan "Bizim Çakır-Bir İhtilalcinin Yaşamı" adlı kitaplar DGM tarafından toplatılarak haklarında davalar açılmıştı.
Terörle Mücadele Yasası!
Bu kitapların, 3713 sayılı yasanın 8. Maddesinde yazılı bölücülük suçunun işlendiği ve ayrıca basın yoluyla teröre yardım ve yataklık yapıldığı iddialarıyla toplatılarak dava açılmış olduğu Yayınevi yetkililerince ifade ediliyor.
Yayıncılar Birliği tarafından bu gelişmelere üzerine yapılan açıklamada yayınevlerinin konuyla ilgili değerlendirmelerine yer verilerek şöyle denildi: "Kitapları toplatılan yazar Mehmed Uzun'un romanının daha önceden Kürtçe de yayımlandığı, Gendaş Yayınevi tarafından yayımlanan Türkçe baskısının bir yıl içinde 10 baskı yaptığı ve bu güne kadar herhangi bir dava açılmadığı, yine aynı şekilde "Nar Çiçekleri" adlı kitabın da 1996 yılında başka bir yayınevi tarafından yayımlandığı yine bugüne kadar hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığı ve şimdi bu kitaplarla yasadışı silahlı bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapıldığı iddiasıyla hem yayıncı hem de yazarının cezalandırılmak istendiği belirtilmektedir."
Açıklamada yayıncılar olarak, yayımlanan bir kitapla terör örgütüne yataklık ve yardımın nasıl yapılabileceğini anlamakta güçlük çektikleri ifade edilerek, "suçlu bir kişiyi, saklamak, beslemek, korumak, maddi yardımda bulunmak vb. davranışlar yataklık suçunun tarifine uymaktadır; ama bir kitabın bizatihi kendisinin ya da kitap basıp yayımlamanın bu işlevleri nasıl yerine getirebileceğini hayal bile edemiyoruz." denildi.
Düşünce özgürlüğü darbe alıyor
Toplatılan kitaplarla, hapis cezaları istemiyle açılan davalarla, "Düşünce ve İfade Özgürlüğü"nün yeni darbeler almaya devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, halkın gerçekleri öğrenmesi ve düşüncelerni özgürce açıklaması engelendiği sürece, özlenen çağdaş demokrasiye ulaşmanın imkânının olmadığınına dikkat çekildi.
Açıklamaya şöyle devam edildi: "Türkiye Yayıncılar Birliği olarak, bugüne kadar 'Düşünce, İfade ve Yayınlama Özgürlüğü' önündeki tüm engellerin, sınırlamaları ve kısıtlamaların kaldırılmasını istedik.
Avrupa Birliği tam üyeliği sürecini kısa sürede tamamlayabilmek için de Hükümet ve TBMM'nin önündeki en acil görevlerden birinin, bu konuda gerekli yasal düzenlemeleri ivedilikle yapmak olduğunu düşünüyoruz.
2001 yılının Türkiyesi'nin artık düşüncelerinden dolayı insanların yargılanmadığı, yazarın ve yayıncının hapse atılmadığı, kitap toplatmaların olmadığı bir ülke olması gerektiğini bir kez daha yineliyor ve ilgili herkesi göreve davet ediyoruz."
www.evrensel.net