Dağ fare doğurdu

Kontrgerilla ilişkilerinin, özel örgütlenmelerin sorgulanmadığı Susurluk davası, basit bir çete davası olarak sonuçlandırıldı. Eken ve Şahin 6 yıl, diğer sanıklar 4'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Dağ fare doğurdu
Susurluk davasından çıkan karar, 3 Kasım 1996 günü gerçekleşen kaza sonrası ortaya dökülen kontrgerilla ilişkilerinin göstermelik cezalarla örtülmesiyle sonuçlandı. Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 14 sanıklı "Susurluk davası"nın 25. duruşmasında mahkeme heyeti, yaklaşık 4 yıldır süren davada kararını açıkladı. Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile MİT eski Görevlisi Korkut Eken, "cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek" suçundan 6'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırılırken, diğer 12 sanığa "cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan 4'er yıl ağır hapis cezası verildi. Susurluk'taki trafik kazasından sonra ortaya çıkan bağlantılarda adı geçen Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 14 sanıklı davanın dünkü duruşmasına İstanbul 6 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)'nde devam edildi. Yaklaşık bir yıl önce geçirdiği trafik kazasını gerekçe göstererek duruşmalara mazeretli olarak katılmayan İbrahim Şahin, saat 09.20'de korumaları eşliğinde DGM binasına geldi. Kendisinden sonra gelen MİT eski Görevlisi Korkut Eken'le polis karakoluna alınan Şahin, bir süre karakol amirinin masasında savunmasını gözden geçirdi. Şahin'in korumaları da bu sırada pencerenin önünde durarak basın mensuplarının görüntü almasını engellemek istediler. Davanın sanıklarından özel timci eski polis memurları Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz ve Mustafa Altunok, Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın şoförü Abdülgani Kızılkaya, Sarıyer'de öldürülen Ömer Lütfü Topal'ın iş ortağı Sami Hoştan'ın da DGM'ye geldikleri görüldü. Bu dava kapsamında tutuksuz olmalarına rağmen başka davalarda tutuklu bulunan Yaşar Öz ve Haluk Kırcı ile Ömer Lütfü Topal'ın diğer iş ortağı Ali Fevzi Bir ve özel timci eski polis memurlarından Enver Ulu ise duruşmaya katılmadı.
Şahin'in savunması
Sanıkların yerlerini almalarıyla saat 10.30 sıralarında başlayan duruşmada, bir süre gazetecilerin görüntü almalarına izin verildi. Duruşmada İbrahim Şahin ve avukatı Uğur Önder son savunmalarını yaptı. Avukatı Önder, müvekkilinin "30 yıllık çok parlak bir meslek hayatı ve geçmişi" olduğunu iddia ederek, atılan suçlamaların dayanaksız olduğunu söyledi ve beraat istedi.
Esas hakkında mütalaasını okuyan Savcı Ali Cengiz Hacıosmanoğlu, "hakkında yakalama ve gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan kişiyi saklamak veya saklı olduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere derhal haber vermemek" suçunu belirten TCK'nın 296. maddesinin 4616 sayılı Şartla Salıverilme, Ceza ve Davaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamına girdiğine dikkat çekerek, sanıkların söz konusu maddeden suçlarının ertelenmesini istedi. Savcı, 313. maddenin af kapsamında olmadığını ve su suçtan ceza verilmesini talep etti.
Af tartışması
Savcının konuşmasının ardından ayağa kalkan sanık Ayhan Çarkın, "Bizim çete kurduğumuz yönünde verilecek bir karar, radikal sol örgütlerin 'çeteci bir devlet olduğumuz' yönündeki propagandalarını kuvvetlendirir" diye konuştu. Sanık avukatları sırayla söz alarak, TCK'nın 313. maddesinin af kapsamına alınmamasının Anayasa'nın "eştilik ilkesi"ne aykırı olduğunu iddia ederek, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini iddia ettiler. Savcı ise bu görüşü ciddi bulmadığını ifade etti. Mahkeme heyeti de, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine gerek olmadığına karar verdi. Son sözleri sorulan sanıkların tümü beraatlerini isterken, Korkut Eken "Bir şey demiyorum" dedi.
Ödül gibi ceza!
Verilen 5 dakika aranın ardından kararını açıklayan İstanbul 6 No'lu DGM heyeti, sanıklardan İbrahim Şahin ve Korkut Eken'e, TCK'nın 313. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkraları uyarınca "cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek" suçundan 6'şar yıl ağır hapis cezası verdi. Şahin ve Eken, ömür boyu kamu hizmetlerinden men edilerek, haklarında yurtdışına çıkış yasağı da konuldu. Mahkeme heyeti, davanın diğer sanıkları olan özel timci eski polis memurları Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Ercan Ersoy ve Ziya Bandırmalıoğlu ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın şoförü Abdülgani Kızılkaya, "katliam sanığı" Haluk Kırcı, "uluslararası uyuşturucu kaçakçısı" Yaşar Öz, Sarıyer'de öldürülen Ömer Lütfü Topal'ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir'i de, TCK'nın 313. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca "cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan 4'er yıl ağır hapis cezasına çarptırdı. Ceza infaz yasasından da yararlanacak olan Korut Eken 42 ay İbrahim Şahin de 36 ay cezaevinde yatacak.
Bu sanıklar da, 3 yıl süreyle geçici olarak kamu hizmetlerinden men edildi.
Sanıklara en üst sınırdan ceza tertip eden mahkeme heyeti, yine sanıkları, ceza indirimi öngören TCK'nın 59. maddesinden de yararlandırılmadı.Mahkeme heyeti, tüm sanıklar hakkındaki TCK'nın 296. maddesinde öngörülen "hakkında yakalama ve gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan kişiyi saklamak veya saklı olduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere derhal haber vermemek" suçunu ise, 4616 sayılı Şartla Salıverilme, Ceza ve Davaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca erteledi.
Bu kararla sanıklar hakkındaki bu suç, aynı suçu 5 yıl süreyle tekrar işlememeleri halinde ortadan kalkacak.
www.evrensel.net