Yeni bir yüzyıla girerken eğitim sorunları

Yeni bir yüzyıla girerken eğitim sorunları

"Kara tahtaya iliştirilmiş bir resim, güneş parlıyor, çayırlar yemyeşil, kelebekler uçuşuyor. Öğrenciler kağıtlarına bu örneği kopyalıyorlar..."

Yeni bir yüzyıla girerken eğitim sorunları
Sennur Sezer
"Kara tahtaya iliştirilmiş bir resim, güneş parlıyor, çayırlar yemyeşil, kelebekler uçuşuyor. Öğrenciler kağıtlarına bu örneği kopyalıyorlar. Öğretmen, sınıfın arkasındaki pencereden fabrika bacalarının, santrallerin kararttığı gökyüzüne bakarak ağlıyor. Sınıfta yalnızca bir çocuk öğretmeninin baktığı yerin farkında. Başını çevirmiş aynı noktaya bakıyor." Xu Xiao adlı Çinli karikatürcünün, renkli bir karikatürü bu. Anadolu Üniversitesi'nin Schneidertempel Sanat Merkezi'ndeki "Yeni Bir Yüzyıla Girerken Eğitim Sorunları" başlıklı sergisinde beni en çok etkileyen çalışmaydı bu. Eğitimin, yaşamın gerçeğine uymayan kalıpçılığı, ülke gerçeklerini çocuklara etkilerini duyumsamıyorlarmış gibi okul dışı bırakmak.. yaşananı değil kuramsal, ideal olanı öğretmek... hepsi hepsi vardı bence. Bu çalışmayı gözönünde bulundurmak için aldım kataloğu. Ne yazık ki, karikatür basılırken iki yanından kesilmiş, resmin çarpıcı karşıtlığı kaybolmuştu. Karatahtadaki görüntü, baskıda yer almıyordu. O yüzden bu karikatürü sayfamızda göreremiyorsunuz.
Schneidertempel Sanat Merkezi, Karaköy'den Bankalar Caddesi'ne çıkarken sağ kolda yer alan Komandato Merdivenlerini çıkarak ulaşacağınız bir sanat merkezi. İki yanlı, çıkışı, ilginç biçimi ile bu merdivenler ilginizi nasılsa çekmiştir. Merdivenlerden çıkınca sağdan ikinci sokak Felek Sokak'ta merkezi bulabilirsiniz. Eğer Bankalar Caddesi'ndeki ilk merdivenlere saparsanız, köşedeki Galata Otelin sokağından ulaşacağınız bu merkez eski bir sinagog. Üst katında bir yayınevi yer alıyor. Bu merkezde açılmış sergilerin kataloğlarını buradan satın alabilirsiniz.
Dünya Eğitim Karikatürleri Müzesi
Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi, bir karikatür müzesi kuruyor. Üniversite'nin rektörü Prof. Dr. Engin Ataç'ın anlatımına göre bu müze "Eğitim konusunu işleyen tüm karikatürleri koleksiyonuna almayı planlıyor." Müzenin ilk etkinliği Uluslararası düzeyde "Yeni Bir Yüzyıla Girerken Eğitim Sorunları" sergisi düzenlemek olmuş. Sergi, üç şehirde açılacak şimdilik: Eskişehir, İstanbul, Ankara. Sergide müze için Anadolu Üniversites'ne gönderilen karikatürlerin küçük bir bölümü yer alabiliyor. Çünkü, bu müze için "dünyanın önde gelen 100 karikatürcüsüne çağrı yapılmış. Gerek çağrıya yanıt veren gerekse bu çağrıyı basından öğrenen 34 ülkeden 200'e yakın karikatürcünün 482 karikatürü müzeye ulaşmış." Düzenleme kurulunda Prof. Dr. Engin Ataç, Doç. Atilla Özer, Yrd. Doç. Dr. Bahar Cantürk, Tan Oral ve Ezgi İpekli'nin imzaları var.
Sergi katalogunda Tan Oral ile Atilla Özer'in ortak imzalı bir yazısı var: "Burada içinde birçok ironi, çelişki ve karışıklık barındıran geçmişin ve ona bağlı olarak halen süregelen günümüz eğitim sorunlarının eleştirisi kadar, önümüzdeki yılların olumlu ve olumsuz ilginç ipuçları da ortaya çıkıyor. Karikatürler teker teker bakıldığında eğitim ile ilgili bir sorunu sergiliyor, ama kitapta yer alan çizimlere topluca bakıldığında yüzyılımıza ve çocuklarımızın geleceğine dönük çok aydınlatıcı düşüncelerle karşılaşılıyor." Oral ile Özer, bu sergi ve dolayısıyla müzenin "yaşadığımız günlerle hesaplaşmamızı sağladığını" söylüyorlar. Ben, televizyon, internet, hesap makinesi eleştirisi ağırlıklı sergideki bir karikatürü düşünüyorum. Romanyalı karikatürist Constantin Veluda'nın portresini. Görebilmesi için birilerinin gözler tuttuğu, ağızsız adam. O adamın neleri görmesine izin veriliyor. Ağzı olmadığına göre, neden herşeyi görmesi istenmiyor?
Müzede ve sergide yer alan Türk karikatürcüleri, yalnız ülkemizin değil dünyanın sorunlarını da irdelemişler. Ali Ulvi'den Turan Selçuk'a, Semih Balcıoğlu'ndan Semih Poroy'a, Canol Kocagöz'den Ohannes Şaşkal'a, Tonguç'tan Tan'a, Mehmet Kahraman'dan İbrahim Ersaraç'a karikatür dünyamızın önemli adları yer alıyor müzede. İranlı karikatüristler ise, coğrafi yakınlıktan olmalı bizim mizahımıza akraba. Ben Ali Divandari'nin karikatürünü her düşündüğümde sorularla sarsılıyorum. Bir koyun sürüsü var, televizyonda yaprakları ya da otları seyreden. Köşede bir koyun, sırtını sürüye dönmüş kitap okuyor. Sürüden ayrılan bu koyunun sonu düşündürüyor beni. Okuya okuya koyun olmaktan mı kurtulacak, yoksa kesilmek için ilk onu mu ayıracaklar?...
www.evrensel.net