Patronlara kıyak zirvesi

Patronlara kıyak zirvesi

Enflasyonla mücadele adına halk yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilirken, patronlar, krizden rant elde etme peşine düştü.

Patronlara kıyak zirvesi
Başbakan Bülent Ecevit'in başkanlık ettiği, reel sektörün sorunları konulu 'hükümet-patronlar' zirvesi yapıldı.
Patronlar, kısmi vergi affını kabul ettirdikleri hükümeti, banka kredi faizlerinin düşürülmesinden, her türlü vergi oranının indirilmesine, İş Güvencesi Yasa Taslağı'nın yasalaşmamasından, yeni kredi olanakları yaratılmasına kadar pekçok konuda sıkıştırdı.
Kısmi vergi affını alan işverenler, Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'ın açıklamalarına karşın, birikmiş SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına da ödeme kolaylığı getirilmesini istediler.
"Ekonomik darboğazı aşma" bahanesiyle, hükümetten yeni ödünler koparmak amacıyla dün Başbakanlıkta toplanan patronlar sundukları raporlarla, hükümete özet olarak, "Vergi oranlarını düşürün, hatta bazılarını kaldırın, İş Güvencesi Yasası'nı gündemden çıkarın. Eximbank aracılığıyla devlet ihracatçılara yeni kredi açsın, bankacıları da ikna edin kredi faizlerini düşürsünler, kredi geri ödemelerine kolaylık getirsinler" dediler.
Enflasyonla mücadele adına halk yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilirken, patronlar, krizden rant elde etme peşine düştü.
İşçi ve kamu emekçilerinin çağrılmadığı toplantıya koalisyon ortağı partilerin genel başkanlarının yanısıra Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Osman Tunaboylu, bankaların genel müdürleri, işveren örgütlerinin başkanları ve Ziraat Odaları Başkanı Faruk Yücel katıldı.
İşverenler, vergi kaçakçılığı cenneti Türkiye'de, hükümetten başta kurumlar vergisi olmak üzere vergi oranlarının düşürülmesini, hisse senedi alışverişinden elde edilen kâr üzerinden vergi alınmamasını istedi.
Türkiye'de 20 yıldır uygulanan üretim yerine rantı teşvik eden ekonomi politikalarını eleştiren işverenler, getirdikleri öneri ve isteklerle, "Üretim yapmamız isteniyorsa, yükümlülüklerimizi azaltın. Yoksa kayıtdışına çıkarız, işçi atarız" tehdidini savurdular.
'Para cezaları artırılmasın'
Özellikle banka kredilerinin faizlerinin düşürülmesini, çeşitli geri ödeme kolaylıkları getirilmesini isteyen, mali sistemdeki fonların üretim ve ihracat yerine ithalata gitmesinden şikayet eden işverenler, İş Kanunu'nda işverenlere verilen para cezalarını artıran değişiklik taslağını hedefe koydular. Ceza oranlarının yüzde 200 bin oranında artırılmasını öngören taslağın geri çekilmesini isteyen işverenler, İş Güvencesi Yasası'nın kriz sebebi olduğunu ileri sürdüler ve kıdem ve ihbar tazminatlarını gündeme getirdiler
'İşçi atarız'
TİSK toplantıya sunduğu raporda, Ekonomik ve Sosyal Konsey'in toplanmasını isteyerek, İş Güvencesi Yasa Taslağı'nın mevcut şekliyle yasalaşmasının reel sektör için başlı başına bir kriz sebebi olduğunu öne sürdü. İş Güvencesi Taslağı'nın çıkma ihtimaline karşı işverenlerin yeni işçi alımını durdurup üretimi kısmaya yöneldiğini söyleyen TİSK, 583 büyük sanayi işletmesi kapsamında yapılan ankete göre, işverenlerin taslağın yasalaşması halinde, işçi işveren ilişkilerinde bozulma, grevlerde artış, taşeronlaşma, yatırımlarda, ünetimde ve ihracatta azalış, maliyet yükselişi gibi olumsuzlukların doğacağını düşündüklerini savundu.
TİSK, iş güvencesinin kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, kıdem ve ihbar tazminatlarını pazarlık konusu yapmaya devam etiti.
'Kayıtdışına çıkarız'
"İşyeri yükümlülükleri artarsa kayıtdışına çıkarız" tehdidini sürdüren TİSK, Çalışma Bakanlığı'nca hazırlanan, İş Kanunu'ndaki para cezalarının artırılmasına ilişkin kanun taslağının işverenin yükümlülüklerini artırıcı, kayıtdışını teşvik edici bir girişim olduğunu ileri sürdü.
Sosyal Güvenlik Reformu ile işverenlerin sosyal sigortanın finansmanına katkısının fahiş oranlarda artırıldığını iddia eden TİSK, SSK'nın finansman dengesizliğinin prim artışları ile giderilmeye çalışıldığını kaydetti.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Genel Başkanı Derviş Günday ise, toplantıda Ecevit'e "Üretim bitti, Türkiye ithalat tuzağına düşürüldü." dedi. Hayat Standardı Vergisi'nin bir yıl ertelenmesini, vergi affının SSK ve Bağ-Kur prim borçlarını da kapsamasını isteyen Günday, Halk Bankası'nın üç yıllık yeniden yapılanma ve özelleştirme döneminde de esnaf ve sanatkarları desteklemeye devam etmesi gerektiğini belirtti.
'İthalat değil üretim desteklensin'
Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, mali sektördeki serbest fonların yerli üretimi, ticareti ve yeni yatırımları yeterince destekleyemediğini ve bu fonların ithalatı destekleyerek yabancı ülkelerin ticaretini desteklediğini kaydetti. Narin, toplantıya sunmak üzere hazırladığı raporda, bankaların kredi müşterilerine uyguladıkları faizin bankaların mudilerine uyguladığı faizin iki katını aşmamasını, kredilerin vadesi dolmadan istenmemesi ve faiz oranlarında değişiklik yapılmamasını istedi.
Uzakdoğu ülkelerinden yapılan maliyetin altında ithalata izin verilmemesini isteyen Narin, bankaların uluslararası pazarda rekabet gücünü kanıtlamış işletmelere geçici de olsa ortak olması ve finansal durumu düzelen firmalara yeniden hisse devrine imkan verilmesi gerektiğini savundu.
TİSK'in hükümetten istekleri
  • Sosyal sigorta işçi ve işveren prim oranları, işsizlik sigortası prim oranları, fonlara yapılan ödemeler, kıdem tazminatı yükü azaltılmalı
  • İşverenlerin enerji girdilerine uygulanan vergileri yüzde 50 oranında indirilmeli
  • Yeni istihdama yönelik düşük faizli kredi kullanma imkanı tanınmalı
  • Bir yıl içerisinde işçi sayısını belli oranda artıran işyerlerinin ilave istihdamdan kaynaklanan yükleri bir dönem ertelenmeli. Exımbank kredilerinde bu işyerlerine öncelik tanınmalı, Exımbank'ın ödenmemiş sermayesi 1 milyar doların üzerine çıkarılmalı. Exımbank kredilerinin geri ödemesi üçer aylık dönemler halinde ertelenmeli
  • Çalışma mevzuatı bir an önce esnekleştirilmeli ve tipik istihdam modellerine yer verilmeli
  • Hisse senedi alım satımından elde edilen kar vergi dışı bırakılmalı
  • KDV oranları düşürülmeli, KDV'ler Haziran 2001'e kadar ikişer ay ertelenmeli
  • Başta kurumlar vergisi olmak üzere vergi oranları düşürülmeli, Gelir ve Kurumlar Vergisi oranları eşitlenmeli, en düyük oran yüzde 10 ve en yüksek oran yüzde 30 olarak belirlenmeli
  • Yeni getirilen vergiler geriye doğru işletilmemeli
  • Ücret dışı işgücü maliyetleri, bireysel gelir vergisi, kar ve kar payı üzerindeki vergiler azaltılmalı
  • Bankaların bankacılık dışında faaliyet göstermesi engellenmeli
    www.evrensel.net