Meclis yeni kavgalara gebe

İktidar partilerinin, "Gerekli yasaları zamanında çıkaramıyoruz" gerekçesiyle, TBMM Genel Kurulu'na getirdiği içtüzük değişikliği önümüzdeki hafta Meclis'i yine karıştıracak.

Meclis yeni kavgalara gebe
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülürken çıkan sert tartışma ve kavgalar sırasında bir kişinin de ölümüne yol açan içtüzük yasa tasarısı, bu haliyle önümüzdeki günlerde yine Meclis Genel Kurulu ve kulislerde sert tartışma ve kavgalara yol açacak gibi görünüyor.
İktidar partilerinin, IMF ve Dünya Bankası'na verdiği sözler doğrultusundaki yasaları bir an önce ve sorunsuz çıkarabilme çabalarının ürünü olan içtüzük değişikliği, muhalefet partileri tarafından da "seslerinin kısılması" olarak nitelendiriliyor.
İktidar partilerinin, "Yasa görüşmeleri çok uzun sürüyor. Meclis verimli çalışmıyor. Gerekli yasaları zamanında çıkaramıyoruz" gerekçesiyle, TBMM Genel Kurulu'na getirdiği, yasa görüşmelerini sınırlayan ve muhalefet parti ve milletvekillerinin söz hakkını kısıtlayan içtüzük değişikliği önümüzdeki hafta Meclis'i yine karıştıracak. Her ne kadar TBMM Başkanı Ömer İzgi, "diyalog" arayışı içine girse ve yarın için partilerin grup başkanvekillerini toplantıya çağırsa da hükümetin fazla bir değişikliği kabul etmeyeceği söyleniyor. Yasaların çıkarılmasına karşı engelleme girişimlerini, "Demokratik ve tüm dünya ülkelerinde var olan bir hak" olarak değerlendiren muhalefet, bu haklarını bundan sonra da kullanacaklarını söylüyor.
Uzlaşma arayışları samimi değil
Meclis'te yaşanan ölüm olayından muhalefeti, özellikle DYP'yi suçlayan iktidar partileri, DYP'nin Meclis'i kaba kuvvetle engellemek istediği, kavganın da bundan çıktığı değerlendirmesini yapıyor. DYP ve FP ise "Telekom, Tahkim" gibi yasaları örnek gösterip, "Uzlaşma içinde yasaları kolayca çıkarabiliyoruz" diyerek, aslında pazarlık yapmak istiyorlar. Ancak, parti içinde çatlaklar oluşsa da iktidar partilerinin içtüzük değişikliğini çıkarmakta kararlı olduğu ve "ne olursa olsun görüşülecek ve bu yasalaşacak" değerlendirmeleri, "uzlaşma" arayışlarının da samimi olmadığını gösteriyor.
Hukukçular ise getirilmek istenen içtüzük ile "muhalefetin etkinliklerinin ortadan kaldırılmak istendiğini", "çoğunlukçu parlamento"nun yaratılmak istendiğini söylüyorlar.
Yasa görüşmelerinin, milletvekillerinin katılımını da sağlayacak şekilde olması gerektiği üzerinde duran uzmanlar, tartışılan içtüzüğün bunun önünde engel olduğunu, Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini, IMF ve DB'ye söz vermiş olan hükümetin, istediği yasayı istediği şekilde çıkarabilme çabasının sonucu olduğu görüşündeler.
Tasarının getirdikleri
8 maddeden ibaret içtüzük değişikliğinin, 1'inci maddesi, "Soru ve cevap süresi on dakika ile sınırlıdır" düzenlemesi ile 2'inci madde "raporların okunmaması" düzenlemesini getiriyor.
Mevcut içtüzüğün 81'inci maddesini yeniden düzenleyen 3'üncü madde ise görüşülecek tasarının tümü üzerinde, parti gruplarının 20 dakikalık konuşmalarını 10 dakika; 10'ar dakika olan kişisel konuşmaları da 5'er dakika ile sınırlıyor. Soru cevap olacaksa süre olarak 10 dakika ile sınırlandırılıyor. 81'inci madde değişikliğinde ayrıca, tasarı veya tekliflerin madde metinlerinin okutulmayacağı ve maddeler üzerinde ayrıca görüşme açılmayacağı da belirtiliyor.
Tüzük değişikliğinde, mevcut tüzüğün, "Bir maddenin önce konuşulması veya fıkraların ayrı ayrı oylanması"nı düzenleyen 83'üncü maddesi tümüyle kaldırılırken, "değişiklik önergeleri" başlığını düzenleyen 87'inci madde de şu kısıtlayıcı düzenlemeler getiriliyor: "...her madde için komisyon veya hükümetçe birer; milletvekillerince, Anayasa'ya aykırılık önergeleri dahil, en fazla üç önerge verilebilir. ... Değişiklik önergeleri, bir tasarı veya teklife ait sıra sayısının dağıtılmasından o tasarı veya teklif hakkında gruplar adına yapılacak konuşmalar bitinceye kadar verilebilir."
Muhalefete, maddelerle ilgili sadece üç önerge verme sınırlaması getiren içtüzük değişikliğinde ayrıca, tek bir maddeymiş gibi kabul edilen "temel kanunlar"ın görüşülmesinde de tüm partilerin görüş birliği aranmayacak. Üye tam sayısının beşte üçü, yani 330 milletvekilinin 'kabul' oyuyla, tasarı veya teklif tek bir maddeymiş gibi görüşülebilecek.
www.evrensel.net