Tunceli

Tunceli'de sürgünler artıyor

Tunceli'de geçen hafta 5 eğitim emekçisinin sürgün edilişinin ardından bu hafta üçü Eğitim-Sen yöneticisi 7 kişi daha sürgün edildi.

Tunceli'de sürgünler artıyor
Tunceli'de sürgün edilenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Geçen hafta 5 eğitim emekçisinin sürgün edilişinin ardından bu hafta üçü Eğitim-Sen yöneticisi 5 kişi daha sürgün edildi. Sürgün edilenlerden, Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı Kemal Tumar, Pertek Şube Başkanı İlhami Şahba'nın yanı sıra Pertek İlçe Yöneticisi Turabi Ay, sendika üyeleri Kemal Ataş ve Eylem Dönertaş'ın isimleri öğrenilirken, bu isimlerin dışında iki eğitim emekçisinin daha sürgün edildiği bildirildi.
Sürgünlerin yoğunlaşması üzerine Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer bölgeye giderek Tunceli Valisi Mustafa Erkal'la görüştü. Basına kapalı yapılan görüşmenin ardından, Tunceli Valiliği önünde basına açıklaması yapan Dinçer, sürgünleri kınadığını ve valiyle yaptığı görüşmede sürgünlerin geri alınmasını istediğini belirtti.
Validen bunun mümkün olmadığı cevabını aldıklarını söyleyen Dinçer, sürgünlerin Emek Platformu'nun gündeminde olduğunu ve konu hakkında bir dosya hazırlayıp siyasi partilere ve hükümete sunduklarını kaydetti. Fazilet Partisi tarafından bir soru önergesinin hazırlanacağını ifade eden Dinçer, sorunlarını uluslarası boyuta taşıyacaklarını dile getirdi.
'OHAL'e sığınılıyor'
"Burada OHAL'in Kanunu'nun idari yargıya getirilememesi sonucu yaşanan bir sorun var. OHAL Kanunu'nun arkasına gizlenme var. Kamu emekçilerine karşı kin ve intikam duygularının hakim olduğunu düşünüyorum" diyen Dinçer, şu anda gücün kamu erkinin elinde olmasına rağmen sürügünleri kabul etmek gibi bir davranış sergilemeyeceklerini belirtti. Sürgünlerin insanları zorunlu ikamete tabi tuttuğunu, kendi istekeleri dışında bu tabi tutmanın bireylerin kimlik ve kişiliklerini yok saydığını ifade eden Dinçer, sürgünlerin yapanın yanına kâr kalmayacağını vurguladı.
80 kişi sürgün bekliyor
OHAL Valisi'nin önerisine dayanarak gerçekleşen sürgünlerin bununla sınırlı olmadığı ve 80 kişilik bir listenin daha bulunduğu bildiriliyor. Diğer devlet kurumlarından da sürgün edilecekelerin isminin belli olduğu yönünde duyumlar alınıyor. Öte yandan sendikacılar, Tunceli milletvekillerine yaptıkları başvuruya ise, "Yapacak bir şey yok" cevabını aldılar.
Validen brifing
Öte yandan Tunceli Valisi Mustafa Erkal, 30 Ocak'ta basına "brifing" verdi. Öğretmenleri işten atmadıklarını, sadece yerlerini değiştirdiklerini söyleyerek, sürgünleri meşru göstermek amacıyla, "Yerleri değiştirilen öğretmenlerin şehirde huzuru bozdukları, suç işledikleri konusunda elimizde güçlü deliller var" iddiasında bulundu.
Toplantıya katılanların, sürgün edilen eğitim emekçilerinin branş öğretmeni ve bölgede öğretmen açığının bulunmasına dikkat çekmesi üzerine vali, "Bu kişiler branşlarını başka işlerde kullanmışlardır" diye konuştu. Ancak Erkal, sürgün edilen öğretmenlerin hangi suçu işlediklerini, ellerinde ne gibi bir delilin bulunduğunu açıklamadı.
Eğitim emekçileri ise valinin açıklamadığı "suç delilleri"nin özellikle 1 Aralık eylemine katılım, F tipi cezaevleri konusunda sendikaların gösterdiği duyarlılık, sendikal eylemler ve basın açıklamaları olduğunu belirttiler. KESK'in tüm eylem çağrılarının illerinde kitlesel bir yanıt bulduğuna dikkat çektiler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


HADEP aydınlatıcı açıklama istedi
Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) Adana İl Örgütü; Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Sekreteri Ebubekir Deniz'den 25 Ocak'tan beri haber alınamadığını belirtti.
Dün saat 11.30'da Büyük Postane önünde toplanan İl, İlçe, Kadın ve Gençlik Kolları Yöneticileri ile birlikte açıklama yapan HADEP Adana İl Başkanı Osman Fatih Şanlı, daha sonra Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Şırnak Valiliği'ne bir metin faksladılar. Şanlı, postane içinde yaptığı açıklamasında; kandan, çetelerden çıkarı olanların Türkiye'yi çatışma ortamına çekmek istediklerini ifade ederek, "Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen güçler birtakım eylemler yapıyor" dedi. Son zamanlarda partilerine yönelik baskıların da arttığına dikkat çeken Şanlı; "Silopi ilçe yöneticilerimiz, 25 Ocak tarihinde Şırnak'ın Silopi İlçesi Merkez Jandarma Karakolu tarafından gözaltına alınmış, ancak 1 haftadır gözaltında oldukları kabul edilmemektedir" dedi. Bürokrasinin çelişkili açıklamalar yaptığını da sözlerine ekleyen Şanlı; Valiliğin, HADEP Silopi ilçe yöneticilerinin gözaltına alındığını kabul ettiğini, daha sonra "serbest bırakıldıkları" yönünde açıklama yaptığını, ancak Silopi Merkez Jandarma Karakolu'nun gözaltı olayını kabul etmediğini belirtti. Şanlı; daha sonra kendilerine acil ve aydınlatıcı bir açıklama yapılmasını isteyen metni Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Şırnak Valiliği'ne faksladı.
Savaş tanrıları işbaşında
İHD Mardin Şubesi adına yazılı açıklama yapan Şube Başkanı Veysi Parıltı ise, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne son dönemde hakim olan barış ve sükûnet ortamını bozmak için savaş tanrılarının düğmeye bastığını söyledi. Barış, demokrasi ve insan hakları umutlarının yeşerdiği bir dönemde ilkin Diyarbakır İl Emniyet Müdürü ve beş korumasının uğradığı saldırının sonrasında da HADEP Silopi ilçe başkanı ve ilçe sekreterinin karakola çağılarak bir daha kendilerinden haber alınamaması ve İHD Mardin Şubesi üyelerinden Şükrü Değirmenci'nin çeşitli şekillerde tehdit edilmesi ve kapısına çarpı işareti konulmasının kendilerinde birtakım kuşkuların doğmasına neden olduğunu dile getiren Parıltı, demokratik kamuoyunu ve devlet yetkililerini duyarlı olmaya çağırdıklarını söyledi.
www.evrensel.net