Su samurlarına ne oldu?

Su samurlarına ne oldu?

Alaska'da sayıları 100 bini bulan su samurları, büyük bir tükeniş yaşadılar. 6 bin su samuru kalınca, araştırmalara başlayan bilim adamları, uzun süre sorunun kaynağını bulamadılar.

Su samurlarına ne oldu?
Marla Cone
Dünya yüzeyinde sık sık ve hızla değişen sadece bir kaç yer vardır, tıpkı Bering Denizi ile Pasifik Okyanusu'nun buluştuğu yerde dar bir yay oluşturan adalar gibi...
Aleutian Adaları, yokluğun ortasında. Turist yok, gezi tekneleri yok, büyük balık tekneleri yok, ilginç kasaba otelleri yok. Fırtınalı denizler ve efsanevi rüzgarların sustuğu, sessiz bir günde, bir katil balinanın soluk alıp verişini dahi duyabilirsiniz. Burada birşeyler sessiz sedasız tükenip gidiyor. Kayalarda kestiren ve yavrularıyla birlikte "havlayan" şişman ve mutlu deniz aslanları neredeler? Ya afacanlık yapan kürklü su samurları? Yengeçler, karidesler... Deniz canlılarına yiyecek sağlayan, balıklara korunak olan verimli denizaltı ormanları neredeler? Bazı gizemli olaylar, Kuzey Kutbu fırtınaları gibi apansız ve acımasız biçimde, bin 300 millik bu takımadalar bölgesinin biçimini değiştirdi. Üstelik, bir kaç yıl içinde...
Narin bir ağ gibi...
Bölgedeki çok geniş subarktik ekosistem çöküyor ve hiçkimse bunun niye olduğunu bilmiyor. ABD'nin Santa Kruz kentindeki Yerbilim Gözlemevi'nde görevli deniz çevrebilimcisi Jim Estes, 30 yıldır her yaz, dünyanın en geniş ve en sağlıklı su samuru nüfusunu barındıran Aleutians takımadalarına geliyor. Üç yaz önce, izlediği su samurlarının kaybolduğunu anlamış. Cesetleri yok, iz yok, açlıktan ölmüyorlar, hasta değiller, sadece ortadan kayboluyor.
Bilim adamları, son üç yıl içinde yavaş yavaş bulmacayı çözmeye başladılar. Eldeki ipuçları onları okyanusta 1977 yılında yaşanan bazı şeylere götürdü. Fakat yanıtlar tatmin etmekten çok kaygı verici; şüpheleri ortadan kaldırmaktan çok bulunması zordu. Okyanusun birbirine zincirleme bağlı yaşamı, narin ve yumuşak ağ gibi görünüyordu. Eğer bir ip yerinden oynarsa, gerisi çorap söküğü gibi gelecekti, bir daha asla bütün olmamacasına...
1980'lerde, bu adalarda 100 binden fazla su samuru yaşıyordu. Bugün sadece 6 bin tane kaldı. 1992 ve 2000 yılları arasında, su samuru nüfusu yüzde 70 oranında düştü. Araştırmacılar, bu kadar büyük bir düşüşün bugüne kadar dünyadaki hiçbir memeli hayvan nüfusunda görülmediğini söylüyor.
Sanki uçup gittiler!
Nüfustaki düşüşün ilk kez saptanmaya başlandığı 1995 yılında, su samuru konusunda uzman olan deniz biyoloğu Tim Tinker ve deniz çevrebilimcisi Jim Estes, önce düşüşün izlerini aradılar, kıtlık ya da üreme sorunları bulmaya çalıştılar. Fakat bulamadılar. Bir kaç yıl sonra, düşüş iyice şiddetlendiğinde, iyice kafaları karıştı. Eğer binlerce su samuru öldüyse, cesetleri, en azından kalıntıları neredeydi?
Gerçek önce Tim Tinker'a dank etti; Belki de başka hayvanlarca yenilmişlerdi. Katil balinalarca... Su samurları o kadar küçük; katil balinalar da o kadar doymazdı ki; dört katil balina beş yılda 40 bin su samurunu yiyebilirdi. Fakat bu takımadalarda katil balinalar binlerce yıldır, su samurları ile uyum içinde yaşıyorlardı. Birden bire neden su samuru avlamaya başlamışlardı ki? Yanıtı bulmak için, besin zincirini incelemek gerekiyordu. Katil balinalar geleneksel olarak yüksek kalorili yağları olan deniz aslanları ve foklar ile beslenirlerdi. Fakat, 1980'lerin sonlarına deniz aslanlarının nüfusunda büyük bir düşüş olmuştu. Aynı biçimde fokların da.
Süreci ne başlattı?
1992'ye kadar, su samurları bol bulunan bir deniz memelisiydi. Anlaşılan, katil balinalar da, kalori için yaptıkları avlanmada su samurlarına yönelmek zorunda kaldılar. Bu etkiler, besin zincirini bir anda değiştirdi. Yapraklı denizaltı ormanları yok olduğunda, pek çok kayabalığı, salyangoz, denizyıldızı ve diğer yaratıklar için besin kaynakları, barınma olanakları ve üreme bölgeleri de yok oldu. Yerel deniz kuşları da bu yoksunluktan fazlasıyla etkilendiler.
Aleutians takımadalarında yaşananlar, küçük bir ekolojik değişikliği, tıpkı tsunami (dev dalgalar) gibi, büyük değişiklere neden olabileceğinin kanıtı. Besin zincirini değiştiren olayın bir yerden başlamış olması gerekiyor. Bilim adamları da bunu merak ediyorlar. Önemli olan, bunu kimin ya da neyin yaptığı...
Bilim adamları, Aleutians takımadalarında yaşanan felaketin nedeni olarak, küresel ısınma, balıkçılık, kirlilik gibi pek çok değişik etkeni araştırıyor. Geçmişe bakıldığında, değişimin anahtarı ani bir ısınmanın yaşandığı 1977 yılında. Bölgede rekor sıcaklık yaşanan bu yıl içinde, değişim zincirinin olumsuz etkilendiğini düşünen bilim adamları, ısınma nedeniyle yok olan bazı canlı türlerinin, besin zincirindeki diğer canlıları etkilediğini ve büyük bir değişimin yolunu açtığını tahmin ediyor. Denizaltındaki yumuşak dokulu hayvanlardaki yok oluş ile başlayan süreç, fokları ve deniz aslanlarının nüfusunu azalttı. Çünkü, yüksek kalorili yağlar barındıran hayvanların yok oluşu, bebek memelilerin kışları geçirebilmesini olanak tanıyan kaloriyi almalarını engelledi. Sıcak suyu seven somon balıklarının nüfusu ise yükseldi. Ve elbette onlarla beslenen köpek balıklarının da... Bu beklenmedik gelişmeler karşısında, Aleutians takımadaları, yırtıcı hayvanlar için "cennet"e dönüşürken, deniz memelileri için ise "cehennem" oluverdi.

(Los Angeles Times 28 Ocak 2001)

www.evrensel.net