KESK birliği örgütleyecek

KESK 3. Olağan Genel Kurulu'nda; "IMF politikalarına karşı, emekçilerin ortak taleplerini ifade eden bir programın oluşturulması ve bu program etrafında, taleplerin kazanımı" hedeflendi.

KESK birliği örgütleyecek
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)'nun, 25-28 Ocak arasında İstanbul'da yapılan 3. Olağan Genel Kurulu'nun sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, IMF programı karşısında, emekçilerin birleşik mücadelesinin yaratılması zorunlu olduğu belirtilerek, Emek Platfomu'nun somut programı ve hedefleri olan bir yapıya dönüştürülmesi için, "işyerlerinden, yerellerden, işkollarından başlayarak birliktelikler örgütlenmesinin" gerekliliğine vurgu yapıldı.
Genel kurulun ülkede ve dünyada emekçilerin ekonomik, siyasal, sosyal ve sendikal hak ve özgürlüklerine, kazanılmış haklarına yönelik saldırıların arttığı bir süreçte toplandığı belirtilen bildirgede, "Uluslararası sermaye daha çok sömürünün önündeki engelleri yok etmek için, IMF, Dünya Bankası, NATO, Dünya Ticaret Örgütü, MAI, MIGA, tahkim gibi örgütleri aracılığıyla emekçilere ve ezilen halklara, daha fazla yoksulluğu, köleliği, savaşları, sosyal hak gasplarını, tüm bunları başarabilmek için de siyasal zorbalığı dayatmaktadır" denildi.
Demokratikleşme
Siyasi iktidarın ise gelişen mücadeleyi engellemek için tüm emekçilere ve başta KESK olmak üzere her türlü muhalif örgütlenmeye yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtilen bildirgede, toplumun terörize edildiği, sokakların yasaklandığı, sürgün ve soruşturmalarla emekçilerin susturulmaya çalışıldığı ifade edildi.
Ülkede köklü bir demokratikleşme sorunu yaşandığı da kaydedilen sonuç bildirgesinde, Kürt sorununda demokratik, halktan yana, barışçıl adımlar atılmadığı gibi, "Yok sayma ve şiddete dayalı politikalarda" ısrar edildiği dile getirildi. Bildirgede, son dönemlerde Kuzey Irak'a yönelik olarak geliştirilen askeri operasyonun da "kaygı yarattığı" belirtildi.
Cezaevleri
Düşünce, örgütlenme, düşünceyi ifade özgürlüğü üzerindeki baskı ve yasakların sürdüğüne, çetelere ve devleti soyanlara af getirildiğine dikkat çekilen bildirgede, cezaevlerinde insani taleplerini gündeme getiren siyasi tutuklu ve hükümlülerin ise F tipi hücrelere kapatıldığı belirterek, şöyle denildi: "Bugün cezaevi sorunu, süren açlık grevleri ve ölüm oruçlarıyla kangrenleşmiştir. Siyasi iktidar bu sorunu insan hak ve özgürlükleri lehine çözme yerine; başta cezaevi çalışanları, avukatlar ve doktorlar olmak üzere, TTB ve baroları sorumlu gibi göstermeye çalışmakta, Tüm Yargı-Sen'i basıp, yöneticilerini açığa alıp, tutuklayarak; sorunun üzerini örtme çabası içine girmektedir. Genel kurulumuz bu baskıların son bulması, Tüm Yargı-Sen yöneticilerinin serbest bırakılması için üzerine düşen sorumluluğun gereğinin yerine getirileceğine vurgu yapmıştır."
Birleşik mücadelenin yaratılması
IMF'ye sunulan ek niyet mektubunun tüm bu saldırıların hızlanacağını gösterdiği belirtilen bildirgede, "Kongremiz tüm bu saldırılar karşısında, demokrasi, barış, sendikal hak ve özgürlüklerin kazanılması, hak gasplarının durdurulması ve başta kamu emekçileri olmak üzere emekçilere saldırı içeren IMF programı karşısında; emekçilerin birleşik mücadelesinin yaratılması zorunluluğuna vurgu yapmıştır. Bunun için IMF politikalarına karşı, emekçilerin ortak taleplerini ifade eden bir programın oluşturulması ve bu program etrafında, taleplerin kazanımını hedefleyen; ısrarlı, kararlı bir mücadele hattı üzerinde en geniş birliğin yaratılması için KESK'e tarihsel bir rol düştüğü ifade edilmiştir" denildi.
Hedefli bir Emek Platformu
Emek Platformu'nun örgütlü ve örgütsüz emekçiler üzerinde yarattığı birlik havasının birleşik bir emek hareketinin yaratılması doğrultusunda değerlendirilmesi istenen bildirgede, yaşadığı zaafları aşması ve emekçilerin bağımsız çıkarları doğrultusunda kararlar alabilmesi amacıyla, Emek Platformu'nun, somut programı ve hedefleri olan bir yapıya dönüştürülmesi için işyerlerinden, yerellerden, işkollarından başlayarak birliktelikler örgütlenmesinin gerekliliği vurgulandı.
Küresel saldırıya karşı uluslararası dayanışmanın korunması ve geliştirilmesinin de dönemin ağırlıklı görevlerinden olduğu belirtilen bildirgede ayrıca "özgürlükçü, halktan yana bir Anayasa"nın oluşması da istendi.
Bu görevlerini yerine getirebilmesi için güçlü, kurumsallaşmış, kadro sorununu aşmış bir KESK'e ihtiyaç olduğu tespiti yapılan bildirgede, KESK'in tüm kamu emekçilerinin örgütlenme ve mücadele merkezine dönüştürülmesi kararlılığı ifade edildi.
www.evrensel.net