Kitabı içselleştiremedik!

Kitabı içselleştiremedik!

66 yıllık Cumhuriyet tarihi sürecini kapsayan bir araştırma, Türkiye insanının kitapla ilişkisinin vahim olarak nitelenebilecek boyutlarda olduğunu ortaya koydu.

Kitabı içselleştiremedik!
Cumhuriyet tarihini kapsayan bir araştırma, Türkiye'de 1934'ten itibaren geçen 66 yılda, 320 bin 290 kitabın okurla buluştuğunu ortaya koydu. Cumhuriyet tarihinde en çok kitap 1973 yılında en az kitap ise 1995 yılında yayımlandı. 1934 yılında 1530 kitap yayımlanırken, 1999 yılında 9 bin 763 kitap yayın dünyasına katıldı.
1973 yılı Cumhuriyet tarihinde kişi başı "en fazla kitap" düşen yıl olurken, 1995 yılında yayımlanan kitap miktarı ise nüfusa oranlandığında 1934 yılının bile altına indi. 1934 yılında 10 bin 275 kişiye bir kitap düşerken, 1995 yılında 12 bin 89 kişiye bir kitap düştüğü belirlendi
Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Dr. Süha Oğuzertem'in başlatıp yönlendirdiği ve yüksek lisans öğrencileri Gül Sılacı ve Reyhan Tutumlu'nun yaptığı "Türkiye'de Kitap Okunuyor mu?" konulu araştırma, kitabın Cumhuriyet dönemindeki yolculuğu konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Sılacı ve Tutumlu'nun Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü ve Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü'nün verilerini kaynak alarak yaptıkları araştırmaya göre, Türkiye'de 1934-1939 yılları arasında kitap sayısında yavaş ve düzenli bir artış görülürken, İkinci Dünya Savaşı'nın yaşandığı 1939-1945 yılları arasında bir duraklama ortaya çıktı. 1939 yılında 2 bin 831, 1945 yılında ise 2 bin 621 kitap yayımlandı.
Yayımlanan kitap sayısında 1958 yılından itibaren artış olurken, bu eğilim 1973 yılında doruğa ulaştı. Araştırmaya göre, 1973 yılında 7 bin 479 kitap okurla buluşurken, 1973 yılı "kişi başına en fazla kitap düşen" yıl oldu. 1973 yılında 5 bin 90 kişiye bir kitap düştüğü belirlendi.
1980'de büyük düşüş
Araştırma 1973 yılında en parlak çağını yaşayan kitap yayımlanmasında, 1980'e kadar genel bir düşüş olduğunu ortaya koydu.
1980 yılında yaklaşık, 1961 yılındaki kadar kitap basıldı. 1961 yılında 4 bin 357 kitap okurla buluşurken, 1980 yılında 4 bin 318 kitap yayın dünyasına katıldı. 1980 yılında 10 bin 360 kişiye bir kitap düşüyordu.
Kitap yayımında 1984 yılına kadar kısmi bir yükselme görülürken, bu yıldan itibaren kitap yayımı yine inişe geçti. 1985 yılında 6 bin 741, 1986'da 6 bin 794, 1987'de 6 bin 382, 1988'de 6 bin 101, 1989'da 5 bin 870, 1990'da 6 bin 586, 1991'de 6 bin 522, 1992'de 6 bin 151, 1993'de 5 bin 978, 1994'de 5 bin 631 kitap yayımlandı.
Okur-yazar sayısı artıyor ama...
Araştırma, 1995 yılındaki kişi başına düşen kitap miktarının, 1934 yılındaki rakamların bile altına indiğini gösterdi. 1934 yılında 10 bin 275 kişiye bir kitap düşerken, 5 bin 172 kitap yayımlanan 1995 yılında, 12 bin 89 kişiye bir kitap düştüğü belirlendi.
1996 yılında ise 3000 kitabı aşan ani bir artış ortaya çıktı. 1996 yılında 8 bin 207, 1997 yılında 8 bin 352, 1998 yılında 9 bin 383, 1999 yılında ise 9 bin 763 kitap yayımlandı.
Araştırmanın sonuç bölümünde, 1935'den bu yana geçen 66 yılda Türkiye'de okur-yazarlık, okullaşma ve kentleşme oranının görülmemiş oranda artmasına rağmen yayımlanan kitap sayısının buna paralel olarak artmadığına işaret edildi. Son yıllarda kitap tirajları da göz önüne alındığında durumun daha da vahim olabileceği belirtildi.
Yazıyla yüzeysel ilişki
Araştırmada ayrıca, dünyadaki çeşitli ülkelerde karşılaştırmaya da yer verildi. Seçilen 25 ülke arasında Türkiye'nin batılı ülkelerin çok gerisinde olduğu kaydedildi. Araştırmada Venezüella, Kolombiya gibi ülkelerle Türkiye arasında Türkiye aleyhine yaklaşık 2 bin kitaplık bir fark bulunduğuna işaret edilerek şu tespitler yapıldı: "Yazılı kültürü, batılı ülkeler gibi yüzyıllardır içselleştirmeden medya kültürünün ağına düşmüş bir toplum görünümündeyiz. Modern bir toplumun gerektirdiği şekilde okumayan, yazmayan, yazı teknolojisiyle yalnız yüzeysel bir ilişki sürdüren bir kitle durumundayız."
www.evrensel.net