Binler mücadeleyi tartışıyor

Brezilya'nın Porto Alegre şehrinde düzenlenen Dünya Sosyal Forumu, şehre apayrı bir canlılık getirdi. En verimli tartışmalarsa, sendikacılar ve ileri işçiler arasında geçiyor.

Binler mücadeleyi tartışıyor
Yıldız Eren
Geçtiğimiz perşembe günü Brezilya'nın güneyindeki Porto Alegre şehrinde başlayan Dünya Sosyal Forumu, baş döndüren bir tempoyla sürüyor.
Forumun ikinci ve üçüncü günlerinde ağırlıklı tartışma konuları "Zenginliklerden Yararlanma ve Dengeli Kalkınma" ve buna bağlı olarak "Yağmalanan Ulusal Ekonomiler", "Çevre Tahribatı", "Sosyal Haklara Saldırılar" gibi alt konulardı. Oluşturulan yüzlerce atölye ve yapılan konferansların arasında hangisini takip edeceğimizi saptamak, oldukça güç bir işti. Sonuçta, işçi önderleri ve sendikacıların düzenlediği "Alternatif Sendikacılık" başlıklı konferansta karar kıldık.
İki sendikal anlayış
Konferansa katılım, oldukça yoğundu. Brezilya İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CUT)'nun yanı sıra Arjantin, Paraguay, Fransa, Güney Afrika ve Portekiz'den gelen sendikacılar; sırayla konuşarak, işçi sınıfı ve sendikaların karşı karşıya olduğu saldırıları aktardılar. Bir süre sonra, iki ana görüş belirdi. Bunlardan birincisi, dış ticaret anlaşmalarının geri çevrilemez olduğunu ileri süren ve Avrupa Birliği'ni bir "realite" olarak kabullenen anlayıştı. Bu anlayışı savunan Avrupalı bazı sendikacılar, mücadeleyi "AB Sosyal Şartı'nın emekçilerin lehine çıkması" noktasında tutma taraftarıydılar.
Latin Amerikalı sendikacıların savunduğu ikinci anlayış ise, hakların ancak mücadeleyle korunabileceği ve bu yolla, hükümetlerin halk düşmanı politikalarının püskürtülebileceği idi.
Yaklaşık 2000 kişinin izlediği forumda, Arjantinli ve Brezilyalı sendikacıların konuşmaları yer yer ayakta alkışlandı.
Emperyalizm ve Latin Amerika
Aynı gün kent merkezindeki başka bir salonda "Emperyalizmin Saldırılarına Karşı Latin Amerika'da Ortak Mücadele" başlığıyla bir konferans daha düzenlendi. Salona sığmayan binlerce kişi, içeride konferans sürerken dışarıda ABD emperyalizmine karşı sloganlar attılar.
Brezilya Komünist Partisi (PCDOB) tarafindan düzenlenen bu toplantıya Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) temsilcisi, Venezüella Komünist Partisi ve Kolombiya Komünist Partisi'nden temsilcilerle üniversite öğretim üyeleri hazır bulundular. Salonun her tarafı, ABD emperyalizmini lanetleyen pankartlarla donatılmıştı.
Konuşmacılar, özellikle ABD patentli "Plan Kolombiya" üzerinde durarak, bu planın tüm kıtaya yönelik emperyalist bir askeri saldırı olduğunun altını çizdiler. FARC temsilcisi, bir dönem Kolombiya diktatörlüğüyle süren barış görüşmelerinin kesildiğini, çünkü sosyal barış olmadan ve sosyal hareketin taleplerine, köylülerin istemlerine yanıt verilmediği sürece barışın söz konusu olamayacağını dile getirdi.
Diğer temsilciler; Plan Kolombiya'nın, aslında son yıllarda IMF ve Dünya Bankası dayatmalarına karşı çıkan Arjantin, Brezilya, Ekvador, Meksika, Paraguay ve Bolivya halklarına bir gözdağı olduğunu ifade ettiler. Toplantıda varılan ortak kanı, Latin Amerika halklarının, yankileri kıtadan kovmak için ayağa kalkması ve topyekûn bir direnişi örgütlemesi gerektiğiydi.
Konuşmacıların sözleri sık sık sloganlar ve alkışlarla kesildi.
Arjantinli Plaza de Mayo analarının salona girişleri ve konuşmaları da, oldukça coşkulu anların yaşanmasına yol açtı.
400 parlamenter forumda
Porto Alegre Sosyal Forumu'nun ikinci günü yapılan diğer bir önemli konferans da, değişik kıtalardan yaklaşık 400 milletvekilinin katıldığı "Parlamenterler Forumu" oldu.
İki gün sürecek olan bu toplantıda, sermaye saldırılarına karşı nasıl ortak hareket edilebileceği tartışılıyor. Avrupa Parlamentosu'ndan, Güney Afrika'dan, Latin Amerika'nın çeşitli ülkelerinden gelen emek yanlısı parlamenterler, halkın ve sosyal hareketin yanında olmayı tercih ettikleri için ve bugünkü sistemin mantığı ile barışık olmadıkları için, ortak çalışmalar başlattıklarını vurguladılar.
Porto Alegre Federal Milletvekili Tildin Santiago (İşçi Partisi/PT), gazetemize, yaptığı açıklamada, Porto Alegre Forumu'nun önemine değindi. Santiago, "Burada neoliberalizmin saldırılarına karşı duran halkların sözcüleri olarak buluştuk. Bu buluşmayı daha ileriye götürmek için, asgari ortak noktalarımızı bulmaya çalışacağız. Belirleyici olan, sosyal hareketin içinde ve onun bir parçası olmaktır" dedi. İşçi Partisi milletvekili, "Yüzbinlerce yoksulun sefalet koşullarında yaşamasına neden olacak yasaların geçmesine izin verecek miyiz, yoksa sokakta haklarını arayanlarla birlikte mi yürüyeceğiz?" diye sorduktan sonra, "Bence ikinci şıkkı tercih etmemiz gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Gençlik kampı
Bu arada, forumun çalışmalarına paralel olarak, 5000'den fazla gencin katıldığı gençlik kampı da sürüyor. Gençler, yaratıcılıklarını ortaya koyarak, sosyal forumun yapıldığı bilim ve kültür merkezinin bahçesinde gösteriler yapıyor, kültürel faaliyetleri ile binlerce kişiyi buluşturuyorlar. Yine şehirde onlarca sanatçı sergiler açıyor, yüzlerce tanınmış yazar, aydın ve bilimci, konferans ve söyleşiler düzenliyor.
www.evrensel.net