Davos'ta işçilerden birlik çağrısı

Uluslararası tekeller ve ülke yetkilileri arasındaki pazarlama toplantıları sürerken sendikacılardan ve işçilerden küreselleşmeye karşı birlikte mücadele etme çağrısı geldi.

Davos'ta işçilerden birlik çağrısı
Ercan Koç
İsviçre'nin Davos kentinde yapılan Dünya Ekonomik Formu (WEF) toplantıları sürerken, aynı binada toplanan sendikacılar ve işçiler de sermayeye karşı uluslararası birlik çağrısı yaptılar. Toplantıya katılan sendikacılar, sendikal bürokrasinin sermaye yanlısı tutumunu eleştirirken, küreselleşmenin artık bütün ülkelerdeki sendikal hareketi doğrudan etkilediğini, bu nedenle ortak mücadelenin daha bir aciliyet kazandığını vurguladılar.
Uluslararası tekellerin temsilcileri ile zirveye katılan ülkelerin yetkilileri arasındaki pazarlama toplantıları sürerken sendikacılardan küreselleşmeye karşı birlikte mücadele etme çağrısı geldi. Davos toplantılarının yapıldığı binada toplanan sendikacılar sermayenin globalleşmesi ile sendikal hareket üzerindeki etkilerini tartıştılar. Dan Gallin (İsvicre-Global Labour Institute -Cenevre), Pino Sergi (Isvicre-GBI Sendikasi), Antonio Bareiro (Almanya-MacDonald's da örgütlenme mücadelesi veren sendikacı) ve Tom Adler (Alamanya-Daimler Chrysler'da işçi ve IG-Metal üyesi) gibi işçi önderlerinin katıldığı konferansta, işçilerin ve sendikaların uluslararası birliğine özel vurgu yapıldı.
Birliğin sermayenin global saldırıları karşısında ertelenmez bir görev olduğunu bizzat yaşayarak gördüklerini söyleyen sendikacılar ve işçiler, sendikalardaki bürokrasinin bu görevin önündeki engellerden birisi olduğuna da dikkati çektiler.
Dan Gallin, "Bugün Davos'ta işverenlerle birlikte WEF toplantılarına katılan sendikacı sayısı Brezilya'da yapılmakta olan 'Dünya Sosyal Formu'na katılan sendikacıların sayısının iki katı. Sendikaların artık giderek politikleşmesi ve işçi sınıfı için mücadele etmesi gerekiyor" dedi.
Dünyada herhangi bir doğal afet olduğu zaman sendika bürokratlarının hemen işçileri yardıma çağırdığını milyonlarca dolar para topladıklarını ama bir ülkede greve giden işçilerin oluşturduğu grev fonuna hiçbir yardımda bulunmadıklarını belirten Gallin, 'Mutter Therese' adlı dinci misyoner örgüte bile yardım için koştuklarına dikkati çekti. Gallin, "Yine başka bir ülkede aynı sektörde greve giden işçilerle dayanışma amacıyla greve gitmeyi akıllarına getirmezler. Bu örnekler işçi hareketi ve onun örgütleri sendikaların içinde bulundukları çelişkiyi gösteriyor" diye konuştu.
İşçi hakları ayaklar altına alınıyor
Gallin, sermayenin globalleşmesi ile işçi sınıfına ve sendikalara saldırılarının arttığını da belirterek sadece 2000 yılında 140 sendikacının öldürüldüğünü ve grev hakkının ayaklar altına aldığını söyleyerek, işçi sınıfının ve sendikaların uluslararası örgütlenmesi gerekliliğini tekkar vurguladı.
Sendikacı Pino Sergi ise 2. Dünya Savaşı sonrası ulusal sendikacılığın güç kazandığını bu sendikaların uluslararası birliği sağlamada zorlandıkları, zaman ulusal alanda mücadele etmenin faydalarını düşündüklerinden dolayı pragmatist bir tutum takındıklarına değinerek, bugün sermayenin global saldırılarına karşı politikleşmiş ve uluslararası alanda iyi örgütlenmiş bir sendikal mücadele ile karşı konulması gerektiğini belirtti.
Almanya'da McDonald's işçisi olan Antonio Barerio de McDonalds'ta örgütlenmede çektikleri sıkıntıları anlattı. 1000 tane McDonalds'ın bulunduğu Almanya'da mücadele sonucu yüzde 1.5 maaş artışı, izin parası, çalışma saatlerinin düşürülmesi ve iş elbisesi konusunda bazı haklar aldıklarını, fakat kendisinin de çalıştığı şubenin kapatıldığını belirterek ortadan kalan işçilere yeni bir iş sağlanmadığını anlattı.
www.evrensel.net