F tipi öldürmeye dönük

F tipi öldürmeye dönük

Sincan F Tipi Cezaevi'nde incelemelerde bulunan Ankara Tabip Odası, tutuklulardan 26'sının ara vermeden, 57'sinin 7 veya 20 gün aralıklarla ölüm orucunu sürdürdüğünü bildirdi.

F tipi öldürmeye dönük
Sincan F tipi Cezaevi'ndeki tutuklu ve hükümlüleri muayene eden Ankara Tabip Odası (ATO) üyesi doktorlar, cezaevinde tam bir tecrit ve izolasyon yaşandığına dikkat çekerek, ruh sağlığında önemli bir yer tutan insanlar arası ilişkinin sınırlandırılmasının kişiler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağı uyarısında bulundular.
Sincan F tipi Cezaevi'ndeki izlenimlerini dün düzenledikleri basın toplantısıyla aktaran doktorlar, 25 tutuklu ve hükümlünün hastanede tedavi edilmesi gerektiğini bildirerek, bu kişilerin hastaneye sevkler sırasında jandarma tarafından onur kırıcı şekilde aranmaları ve kötü muamale görmeleri nedeniyle hastaneye sevki kabul etmediklerini belirttiler.
ATO Yönetim Kurulu üyesi Altan Ayaz, yaptığı açıklamada, açlıklarına, yaralar, kırıklar, yanıklar ve cezaevinin olumsuz koşulları eklenmiş yüzlerce insanın her geçen gün ölüme biraz daha yaklaştığının altını çizdi. Sincan'da ölüm orucunun 1'inci ekibinden olan 26 kişinin ara vermeksizin eylemini sürdürdüğünü, 2 kişinin ara vererek devam ettiğini ve 2 kişinin de ölüm orucunu bıraktığını bildiren Ayaz, 57 kişinin ölüm oruçlarının 60 ile 80 gün arasında olduğunu, 127 kişinin açlık grevini sürdürdüğünü, bunlardan 25 kişinin aralıklarla grevi devam ettirdiğini ve 10 kişinin eylemi bıraktığını kaydetti.
Sincan'da coplu tecavüz
Ölüm oruçları ve açlık grevinde olanlarda ishal ve halsizlik yakınması, ciddi kilo kaybı gibi şikâyetlerinin olduğunu, su, tuz, şeker ve B-1 vitamini alımlarının devam ettiğini dile getiren Ayaz, tutukluların hemen hemen tamamında darptan kaynaklı yaralanmalar olduğunu ifade etti.
Görüştükleri bir hükümlünün Sincan'a kabulü sırasında copla tecavüze maruz kaldığını bildirdiğini aktaran Ayaz, tutukluların neredeyse tamamında kafa bölgesi ve yüzde dikilmemiş yaralar ve kesikler olduğunu söyledi.
Cezaevinde ortak yaşam alanı olarak ifade edilen yerlerin kullanılmadığını, havalandırma kapılarının kapalı olduğu saatlerde özellikle tek kişiliklerde kalanların acil sorunlarını görevliye iletmekte zorluk çektiğini dile getiren Ayaz, açlık grevlerini bitiren ve devam eden tutuklu ve hükümlülerin uygun diyeti alamadığına işaret etti. Musluk suyunu içmek zorunda kalan tutuklu ve hükümlülerde ishal vakasının arttığını kaydeden Ayaz, ısınma sorununun da özellikle geceleri sürdüğünü bildirdi.
2 kişinin durumu ağır
Ulucanlar Cezaevi'nde kalan ve 25 Kasım tarihinde ölüm orucuna başlayan Fatma Hülya Tümgan ve Hatice Yürekli'nin durumunun ağırlaştığı bildirildi. Numune Hastanesi'ne kaldırılan Tümgan ve Yürekli tedaviyi kabul etmiyor. Ankara Hastanesi'nde de 3 tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
www.evrensel.net