Mücadeleyi yükseltmek zorundayız

4 KESK, 3. Olağan Genel Kurulu'nu bugün topluyor. Genel kurulla ilgili hazırlıkları tamamladıklarını belirten Genel Başkan Siyami Erdem, uluslararası sendikaların yanı sıra Türkiye'den de kamuoyunun ilgisinin yoğun olduğunu belirtti.

Mücadeleyi yükseltmek zorundayız
Şerif Karataş
KESK, bugün 3. Olağan Genel Kurulu'nu topluyor. Kamu emekçilerinin 11 yıldan uzun süredir gelişen mücadelesi üzerinden kurulan KESK, dört gün sürecek genel kurulunu Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde yapacak. KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, 3. Olağan Genel Kurul'a büyük bir özgüven ve coşkuyla hazırlandıklarını belirtti. Tüzel kişilik boyutunda hazırlıklarını tamamladıklarını aktaran Erdem, uluslararası sendikal hareketin ve Türkiye'deki sendikal odaklar ile demokratik kamuoyunun genel kurula büyük bir ilgisinin olduğunu söyledi. Genel kurulun coşkulu geçeğine inandığını dile getiren Erdem, Türkiye işçi sınıfının ve kamu çalışanlarının genel ve özel sorunlarının, taleplerinin tartışılacağını ve çıkarılacak sonuçlarla yakın döneme ilişkin eğitim, örgütlenme ve mücadele programlarının temellerinin hazırlanmış olacağını vurguladı.
KESK içinde birlik önemli
Erdem, genel kurulları sadece seçimler üzerinden yapmadıklarını belirterek, "Gerçi seçimler her genel kurulun prosedürleri oluyor. Ama bizim açımızdan daha önceki genel kurullarda olduğu gibi bu genel kurul da sorunlarımızın ve çözüm yöntemlerimizin tartışılacağı, sağlıklı ve bilimsel bir perksektifle tartışılacağı bir platformdur" dedi. Erdem, delegelerin gündeme bağlı bir hazırlık içerisinde olduklarını kaydederek, genel kurulun KESK'te en çok ihtiyaç duyulan birliği, beraberliği ve dayanışmayı getirmesini istedi. Türkiye'de emek hareketin birliğini uluslararası sendikal hareketin dayanışmasını ve işbirliğini savunan KESK'in, kendi yapısında da birliğe özen gösterdiğini aktaran Erdem, "KESK içerisindeki farklı yaklaşımları ortak çalışmayı engelleyici bir tutum olarak görmüyorum. Bunu, yaşadığımız deneyimler ve pratiklerden çıkarabiliriz. Genel kurulun kamu çalışanlarının genel iradesini ve genel kamuoyunun beklentilerini olabildiğince yansıtabilecek bir yaklaşımla geçmesini ve sonuçlamasını arzu ediyorum" diye konuştu.
'Adaylığım delegelere bağlı'
KESK'e üye olmayan kamu emekçilerinin konfederasyon yapısına dahil edilmesi yönünde bir yaklaşım olması gerektiğini dile getiren Erdem, adaylığının delegelerin isteğine bağlı olduğunu söyledi. Kurucu genel başkan olduğunu hatırlatan Erdem, "Seçim süreçleri içerisinde hiçbir zaman kendim birey olarak aday olmadım. Onun ötesinde KESK, kamuoyunun arzu ve isteğine bağlıdır. Bu da yetmez, daha önemlisi genel demokratik kamuoyunun isteklerine bağlı bir olaydır. Bu nedenle böyle bir arzu ve istek şekillenmesi belirler adaylığımı" dedi.
1 Aralık önemli bir çıkış
Önümüzdeki dönemin mücadelenin daha da yükseltileceği ve geniş bir zemin üzerinde hareket edileceği bir dönem olması gerektiğini ifade eden Erdem, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarının yıkıma yol açan baskıcı politikalar olduğunu ve sadece kamu çalışanları açısından değil, işçi ve esnaf kesimlerinde de genel bir yoksullaşma gördüklerini söyledi. Türkiye ekonomisinin büyümediğini tam tersine küçüldüğünü ve milli gelirde kişi başına düşen payın azaldığını belirten Siyami Erdem, istihdam olanakları yaratılamadığı için işsiz sayısının giderek artığına dikkat çekti.
Hızlı ve yaygın özelleştirmelerin işsizlik sayısını daha da artırıcı bir rol oynadığını da belirten Erdem, sadece son iki yıl içeresinde 4000'in üzerinde işçinin işini kaybederek sefalete itildiğini, bunların aileleri hesap edildiğinde sayının çok daha fazla olduğunu söyledi. İşçi sınıfının tüm halk kesimleriyle yan yana gelmesinin büyük önem taşıdığını belirten Siyam Erdem, "1 Aralık eylemi bu yolda olumlu bir yaklaşım ve çıkıştı. KESK buna çok iyi hazırlandı. Sürecin öncüsü, sürekleyicisi oldu. Biz bunu önemli bir çıkış olarak görüyoruz. O nedenle kendi dışımızdaki emek örgütleriyle yan yana gelme, bir mücadele birliği yaratma sorumluluğunu yerine getirmeye çalışıyoruz. Emek Platformu'nun edilgen, günü geçiştiren savsaklayan yaklaşımları aşarak, kararlı, caydırıcı bir yönelime girmesi ve hak alıcı bir tutum izlemesini fevkalade önemsiyoruz. Yapacağımız çalışmalar bu doğrultuda olacaktır" dedi.
'Tüzük değişikliği kurumsallaşma için katkı sağlayacak'
KESK'in genç bir konfederasyon olduğunu hatırlatan Erdem, kurumsallaşma sorunları yaşadıklarını da aktararak, "Ortak değerleri içselleştirmek ve ortak değerlerin tüzel kişilikler doğrultusunda sahiplenilmesi, iç ilişkilerin disiplinli bir şekilde örülmesi, tüzel kimliklerimizin her noktada öne çıkması ve tüm üyeler tarafından tüzel kişiliklerin sahiplenmesi çok önemli" dedi.
KESK'in basın yayından işyerleri yönetimlerine kadar ilişkilerinin daha derli toplu olması için bir değişiklikler gerektiğini söyleyen Erdem, tüzük değişikliklerini de bu kurumsallaşmaya katkı sunacak boyutuyla düşündüklerini ve tüzükte kimi eksikliklerin ortaklaşarak giderilmesi yönünde çabaları bulunduğunu belirtti.
Genel Kurul öncesi tüzük değişikliğine ilişkin yapılan görüşmelerde 91 kişiden oluşan Genel Yönetim Kurulu (GYK)'nun 81 kişiye düşürülmesi konusunda anlaşma sağlandığı belirtiliyor.
www.evrensel.net