Emeklilik değil işten atma

PETKİM yönetimince bir süredir gündeme getirilen, "rekabet için kurumun yeniden yapılandırılması ve yüksek olan işçilik giderlerinin düşürülmesi" çalışmaları, işçi atılmasıyla uygulamaya sokulmuş oldu.

Emeklilik değil işten atma
Özer Akdemir
Tüm dünyada stratejik öneme sahip petrokimya endüstrisinde Türkiye'de tekel durumunda olan, ülkenin en önemli sanayi kurumları arasındaki PETKİM, 1987 yılında özelleştirme kapsamına alınmıştı. O tarihten bu yana iş başına gelen hükümetlerce, çok çeşitli politikalar uygulanarak özelleştirilmeye çalışılan kurumda en son geçtiğimiz günlerde 66 işçi emeklilik adı altında işten çıkarıldı. Aynı işkolunda faaliyet gösteren Yarımca'da ise işten atılan işçi sayısı 200'ün üzerinde.
PETKİM yönetimince bir süredir gündeme getirilen, "Uluslararası firmalarla rekabet edebilmek için kurumun yeniden yapılandırılması ve bu doğrultuda yüksek olan işçilik giderlerinin düşürülmesi" çalışmaları, işçi atılmasıyla uygulamaya sokulmuş oldu. Konuyla ilgili daha önce görüşünü aldığımız Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İskender Büyükçolak, "yeniden yapılandırma" gerekçesiyle emeklilik adı altında yapılan işten çıkarmaların, kurumda özelleştirmenin alt yapısının hazırlanması amacını taşıdığını belirterek, bu uygulamalarla PETKİM'in yerli ve yabancı sermayenin yağması için süslendiğini söylemişti.
Son işten çıkarmalar, özelleştirme çalışmaları ve diğer sorunlarla ilgili görüştüğümüz Petrol-İş Aliağa Şubesi PETKİM İşyeri temsilcileri, 66 işçinin iş akitlerinin feshedilmesinin emeklilik değil düpedüz bir işçi çıkarımı olduğunun altını çizerek, özelleştirmeler, iş güvencesi, taşeronlaştırma vs gibi bütün sorunlarının çözümünün, sınıfın kendi talepleri etrafında birleşerek, siyasi arenada kendini temsil etmesiyle mümkün olabileceğini kaydettiler. 'Yangın yeri gibi'
PETKİM işyeri baş temsilcisi İbrahim Doğangül, konunun işten çıkarmalar olunca gündeme hemen iş güvencesi sorununun geldiğini belirterek, "Şu sıralar PETKİM''e, Tüpraş'ta, bankalarda ve diğer kamu kesiminde bu sıkıntı gündemde. Genel olarak işten çıkarmalarla beraber bir de emeklilik adı altında işten çıkarmalar yaşanmakta. Özellikle bu emeklilik adı altında ki işten çıkarmalarda birçok sendikacı aymazlık içinde ne yazık ki" dedi.
Türkiye'nin her yanında benzer problemler yaşandığını hatırlatan Doğangül, ülkenin yangın yeri gibi olduğuna dikkati çekti.
"Daha kalıcı, bütün çalışanları içerisine alan bir mücadele hattı çizmeliyiz. Bunun adı da iş güvencesidir" diye konuşan Doğangül, bunun için siyasal mücadelenin yükseltilmesinin gerektiğini belirtti.
Eski işyeri temsilsilcisi Faruk Turan da dünyadaki gelişmeleri bahane ederek işçi çıkarımıyla özelleştirmenin hazırlığının yapıldığını böyleyerek, "Sendikanın gücünü kırmak, sendikasız insanları daha da çoğaltmak ve giderek burada özelleştirmeyi gerçekleştirmeyi hedefliyorlar. Bu ayrıca çalışan işçilere de bir tehdit anlamına geliyor. Özelleştirmeleri buralarda durduramazsak Türkiye'de satılmadık yer kalmayacak" dedi.
www.evrensel.net