'Yalnız dans edenler'in şarkıcısı

CIA'nın tezgâhladığı bir darbe ile başa gelen ve Şili halkına 1973-1990 yılları arasında kan kusturan Pinochet diktatörlüğüne karşı yandaki sözleri şarkıya döken isim İngiltereli ünlü müzisyen Sting'dir.

'Yalnız dans edenler'in şarkıcısı
CIA'nın tezgâhladığı bir darbe ile başa gelen ve Şili halkına 1973-1990 yılları arasında kan kusturan Pinochet diktatörlüğüne karşı yandaki sözleri şarkıya döken isim İngiltereli ünlü müzisyen Sting'dir.
Son aylarda Türkiye'deki birçok müzik dinleyicisinin akıllarında Cezayirli bir müzisyenle düet yaparak seslendirdiği "Desert Rose" (Çöl Gülü) isimli güzel şarkısıyla yer eden Sting, 1987 yılında çıkardığı "Nothing Like The Sun" (Güneş Gibi Hiçbir Şey) isimli albümünde Pinochet diktatörlüğüne lanet okumuş ve oğulları, babaları, eşleri katledilen kadınların safında yerini almıştı.
'Yalnız Dans Ederler' isimli şarkının yazarı ve bestecisi 50 yaşındaki ünlü sanatçı Sting'in 'bir zamanlar aklına esip yaptığı bir çıkış' değildi bu. Sting'i biraz derinden tanıyan müzik dinleyicileri onu Güney Afrika'daki ırkçı rejime karşı düzenlenen kampanyalardan, uluslararası şirketlerin düzenledikleri çevre katliamlarına karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştğı zamanlardan da hatırlıyorlar.
Konserde buluşma
Geçtiğimiz hafta içinde Pinochet diktatörüğü sırasında ayaklar altına alınan insan haklarını dünyaya duyurmak için gösterdiği çabadan dolayı Şili hükümeti tarafından özel bir ödüle layık görülen Sting, bazı güney Amerika kentlerinde konserler vermeye devam ediyor.
Ödülü aldıktan sonra ise "Dün geceki konserimde kayıp anneleriyle karşılaştığımda, onların yıllar önce ölen annemin yerini aldıklarını fark ettim" dedi. Pinochet'nin yargılanmaya başlanmasının beklendiği günlerde Şili'de bulunmasını ise 'Duygusal ve tarihi bir zamanlama' olarak tanımlıyordu.
Kuaförün oğlu Gordon
1951 yılında İngiltere'nin Newcastle kentinde kuaför bir anne ile sütçülük yapan bir babanın oğlu olarak doğan Gordon Matthew Summer, mütevazı ancak renkli bir çocukluk geçirdi. Klasik müzik eğitimi almış olan annesinden piyano çalmasını öğrenen küçük Gordon ilk gençik yıllarında gerçek bir piyanist oluvermişti. Aynı yıllarda amelelik, daha sonraki yıllarda ise kilise okulunda İngilizce öğretmenliği ve futbol antrenörlüğü yapan Gordon, bir yandan da cazla ve gitarla iç içe yaşamaya başlamıştı.
The River City Jazz Band, The Newcastle Big Band, ve Last Exit gibi caz gruplarında çalan Gordon Sumner, bir süre sonra öğretmenliği ve futbolu bırakıp profesyonel müzisyenlerin arasına karışmak için Londra'ya taşındı.
"The Police" dönemi
İlk tanıştığı ustalardan biri olan Amerikalı davulcu Stewart Copeland onu The Police adlı grubuna katılmaya ve rock müzik yapmaya ikna eden isim oldu. The Police 1977 yılında rock-reggae sounduyla yapılan ve BBC televizyonunu alaya alan "Roxanne" isimli single ile yükselişe geçti. Kısa süre sonra da "Outlandos D'Amour" isimli ilk albümleri yayınlandı. Artık başarılar hızla gelmeye başlamıştı. Police'in "Regatta De Blanc", "Zenyatta Mondatta", ve "Ghost In The Machine" albümleri müzik listelerini altüst ederken, 1983 yılında yaptıkları "Synchronicity"albümü ve albümün hit parçası olan "Every Breath You Take," grubun müzik tarihine geçmesini sağladı. Başarılı geçen bir turnenin sonunda Sting'in yoluna yalnız devam etme kararı almasıyla The Police grubu zirvedeyken hayranlarına veda etti.
Sting yeniden caza yönelmek istiyordu ve bu isteği ona yeni başarılar getirdi. Caz kalıplarının hakim olduğu ilk albümü "Dream of the Blue Turtles" (Mavi Kaplumbağaların Rüyası) platin plak ile ödüllendirildi. 1991'de annesini ve babasını kısa bir arayla kaybetmesinin ardından unutulmaz "Soul Cages" (Ruh Kafesleri) albümü, yaklaşık iki yıl sonra ise "Ten Summoner's" albümü geldi. Grammy ile ödüllendirilen bu iki albümde de Sting'in kendi yazdığı sözler dikkat çekiyordu.1996 yılında hazırladığı "Mercury Falling" albümünün temasını ise yaşlılık ve ölüm kavramları oluşturuyordu.
Aynı yıllarda siyasi tavrıyla sanatını daha çok kesiştirmeye başlayan Sting, Brezilya'daki yağmur ormanlarının uluslararası tekeller tarafından yok edilmesine karşı kampanyalar düzenledi ve Uluslararası Af Örgütü'ne büyük yardımlarda bulundu.
'Brimstone ve Treacle, Quadrophenia' gibi bazı filmlere yaptığı müzikler de Sting klasikleri arasına girmiştir.
Gitar, bas gitar, mandolin, piyano, armonika, saksafon ve pan flütü oldukça iyi çalan Sting'in geniş bir enstrüman koleksiyonu var. 1962 model Fender Jazz Bass'ından vazgeçemese de bazı özel konserlere 150 yaşını aşmış başka bir gitarını götürüyor. Çalışmalarını, eşi Trudie Styler ile birlikte yaşadığı Londra dışındaki bir evde sürdürüyor.
Ödül çalındı!
Sting'in Şili hükümetinden aldığı insan hakları ödülü ertesi gün konser vermek için gittiği Buenos Aires'te, sanatçının prova yaptığı sırada çalındı. Sting, halen "Brand New Day" (Yepyeni Bir Gün) isimli yeni albümünü tanıtmak için başladığı dünya turnesini sürdürüyor.
www.evrensel.net