'En geniş güçbirliği hızla oluşturulmalı'

IMF'nin her isteğini görev bilen hükümete 'dur' demek gerektiğini belirten sendikacılar, bunun en geniş birliktelik sağlanarak yapılabileceğine işaret ettiler.

'En geniş güçbirliği hızla oluşturulmalı'
Emek Platformu'nu oluşturan işçi ve memur konfederasyonları başkanları, emekçiler için zaten zor geçen bir 2000 yılının ardından, sorunların daha da arttığını, bu duruma en geniş güçbirliği ile yanıt verilmesi gerektiğini söylediler.
Sorunların artık konfederasyonların tek başına üstesinden gelebileceği kadar basit olmadığını belirten Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, bütün kesimleri içine alan, "Güçbirliği oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu" dile getirdi. Türkiye'nin önünde bir belirsizlik olduğunu, hükümetin gitmek istediği yerle halkın, çalışanların gitmek istediği yerin aynı olmadığının altını çizen Uslu, "Sorunların bu kadar ağırlaştığı, karmaşıklaştığı bir ortamda yapılacak şey akıl ve güç birliğidir. Herhangi bir komplekse yer vermeden örgütlerin güçlerini birleştirmeleri, akıllarının, vicdanlarının kabul etmediği sorunlara karşı çıkarken, bilgi ve birikimlerinin yansıtıldığı akılcı çözümler üretmeleri gerekiyor. Temel görev bu olmalı. Sayısal üstünlük, büyüklük çok fazla anlam ifade etmemeli" dedi.
'Türkiye kötüye gidiyor'
2000 yılının sıkıntılı olduğunu, hükümetin uyguladığı politikalarda emek örgütlerinin tavsiye ve önerilerini dikkate almadığını, sermayenin istek ve telkinleriyle hazırladığı "istikrar" politikalarını hayata geçirdiğini anlatan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de 2001'in bu sorunların daha da artacağı bir yıl olacağının bilindiğini söyledi. Hükümetin, "istikrar" adını verdiği programına ne emek kesiminin, ne sermaye kesiminin ne de kendi içinde hükümetin yeterince sahip çıktığını belirten Çelebi, "Hükümetin yalnızlaştığını, kendi içinde de birliği sağlayamadığını görüyoruz" dedi.
"Türkiye gerçekten kötü bir noktaya geliyor. Artık ciddi bir mutabakata ihtiyacımız var. Aksi halde yarın çok geç kalınmış olur. Bir kesimin uzlaşmasına değil, sosyal tarafların da gerçekten bu konuda görüşlerinin alındığı, ortaklaşabileceği bir buluşma noktasına ihtiyaç var" diyen Çelebi, bu mutabakatın ekonomiden, sosyal düzenlemelere, demokratikleşmeden, anayasal düzenlemelere kadar geniş bir alanda olması gerektiğini söyledi.
Bütün bu mutabakat, sosyal diyalog arayışı dışında, birlikte davranılmasına da dünden daha fazla ihtiyaç olduğunun altını çizen Çelebi, "Emek Platformu bileşenleri ve parlamento dışı muhalefet yapılarının da bu uzlaşı içinde yerleri olmalı. Parlamento dışı muhalefetin de sivil yapıların da önemli ayrılıklarını bir tarafa bırakarak, temel noktalarda kıskançlık göstermeden, Türkiye gerçeklerini dikkate alarak uzlaşma aramalı, eylemleri, etkinlikleri birlikte yapmalı. Halkı da arkasına alabilecek bir noktaya gelmesi gerekiyor. Ama altını çiziyorum, marjinalleşmeden, zaafa girmeden, gerçekten halkı yanımıza alarak, halka ve Türkiye'ye yönelik bu uygulamalara 'dur' diyebilecek bir mutabakat oluşturulması gerekiyor" diye konuştu.
Kamu-Sen Genel Başkanı ve Emek Platformu Dönem Sözcüsü Resul Akay da 9 Ocak'ta hükümete çağrılarını yaptıklarını ve karşılığını beklediklerini söyledi. "Diyalog elimizi uzatıyoruz" diyen Akay, 2001 yılının "diyalog yılı, barış yılı olmasını" istediklerini, zorlukları birlikte paylaşma önerisi götürdüklerini belirterek, "Bu elin tutulmasını ümit ediyoruz" dedi. Uzattıkları elin tutulmaması, karşılığını alamadıkları takdirde hükümete gereken uyarıyı yapmaları gerektiğini kaydeden Akay, "Güçbirliğini en üst düzeye çıkararak, hükümete gerekli uyarıyı yapmalıyız" dedi.
'Sonuç alıcı olmalı'
1 Aralık eyleminde Emek Platformu'nu oluşturan örgütlerin tüm güçlerini katmadıklarına, eyleme sembolik katıldıklarına dikkat çeken Memur-Sen Genel Başkanı M. Fatih Uğurlu, "Bundan sonra yapılacak eylemin katılımının çok daha yüksek, sonuç alıcı olması gerekir" dedi. Emek Platformu üyeleri olarak, ocak ayında 15-20 gün boyunca illerde çeşitli eylemler düzenleyeceklerini, "Açız, geçinemiyoruz" diyeceklerini, toplumun temiz olduğunu bu nedenle yönetimin de temiz olması talebini dile getireceklerini belirten Uğurlu, çıtayı yüksek tutmak gerektiğini dile getirdi. Uğurlu, "Hükümetin dikkatini çekmek, sonuç almak istiyorsak, tüm kuruluşların bütün güçleriyle katılmaları gerekli" dedi.
www.evrensel.net