Telekom için birlik!

Telekom için birlik!

'Milliyetçi' ve 'vatansever' özelleştirmecilere karşı sokak sokak, işyeri işyeri dolaşma kararı alan Bağcılar'daki Telekom emekçileri ve öğretmenler örnek olacaklar.

Telekom için birlik!
Muzaffer Özkurt
Bağcılar Telekom'da çalışan işyeri temsilcileri ve öğretmenler yaptıkları toplantıyla önümüzdeki dönem Telekom'un özelleştirilmesine karşı oluşturacakları platformu tartıştılar. Dün Emeğin Partisi (EMEP) Bağcılar İlçe Örgütü'nde yapılan toplantıya Bağcılar Telekom'da çalışan İşyeri Baştemsilcisi Ahmet Birgi ve İşyeri Temsilcisi Mehmet Gür'ün yanı sıra çevre okullarda çalışan öğretmenler katıldı.
Toplantıda temel olarak özelleştirme ve IMF'nin tüm saldırılarının kırılacağı noktanın Telekom olduğu ve buna karşı sadece Telekom işçilerinin değil, esnafların, memurların, ev kadınlarının ve diğer çalışan kesimlerin karşı çıkması, oluşturulacak yerel platformda mücadele etmesi gerektiği belirtildi. Toplantıda oluşturulan imza metni ile bölgede bulunan fabrikalarda çalışan işyeri temsilcilerinden, sendika yöneticilerinden, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile siyasi partilerden imza toplanması ve oluşturulacak platformun tartışılması kararı da alındı.
Her sorunda IMF
Toplantıda konuşan EMEP Bağcılar İlçe Başkanı Kemal Çiçek, soruşturmalardan, yüzde 10 zam dayatmasına, özelleştirmelere ve esnafın siftahsız kepenk kapatmasına kadar her sorunun temelinde IMF'nin bulunduğunu söylerken, hükümetin gücününün de, karşısında güçlü bir muhalefet bulunmamasından kaynaklandığına dikkat çekti.
1 Aralık eyleminde işçi sendikalarının, kamu emekçilerine yeterince destek olmadığını söyleyen Çiçek; "Bundan sonra bu tür eksiklikleri gidermek için Bağcılar'da esnaf odalarının, işyeri temsilcilerinin, sendikaların, ÖDP, HADEP, EMEP, CHP, FP ve hatta katılırsa hükümetteki partilerin ilçe örgütlerinin de içinde bulunduğu Telekom'un özelleştirilmesine ve esas olarak IMF'ye karşı mücadele edecek bir platform oluşturmalıyız. Emek Platformu'nu ancak böylece harekete geçirebiliriz" dedi.
'Mücadeleyi yayacağız'
Telekom'un özelleştirilmesine karşı herkesin desteğini beklediklerini söyleyen Ahmet Birgi de özellikle son zamanlarda kurumda özelleştirmenin zemininin hazırlandığını söyledi. İşçilerin Haber-İş Genel Merkezi'ne ve Türk-İş'e özelleştirmeye karşı çıkmadığı için tepkili olduğunu söyleyen Birgi; "Son olarak işçi arkadaşları teknisyen ve teknisyen yardımcısı yaparak sendikasızlaştırma girişiminde bulundular" dedi. Birgi, eylem yapmalarının önündeki engelin konfederasyon ve genel merkez olduğuna dikkat çekerek, bunu aşmak amacıyla yerel platform için çalışacaklarnı söyledi.
Mehmet Gür ise, Haber-İş Genel Başkanı Cengiz Teke'nin, "Bir işçinin burnunun kanaması halinde ailelerle birlikte işyerlerini işgal edeceğiz" sözünü hatırlatarak, bütün mücadelelere çoluk çocuk katılmak gerektiğini söyledi. Genel Merkez'in hareket etmemesi halinde ellerinden geldiği kadar mücadele edeceklerini ifade eden Gür, platformun mücadele için yararlı olacağını kaydetti.
Öğretmenler de var
Toplantıya katılan öğretmenler de bulundukları mahallelerdeki esnafı ve evleri dolaşacaklarını, okullarındaki öğretmenlere ve velilere de Telekom'un özelleştirilmesine karşı çıkmak gerektiğini anlatacaklarını söylediler. Öğretmenler Telekom'un özelleştirilmesine karşı ayrı bir imza metni oluşturarak işyerlerinde imza toplayacak.
Toplantıda ayrıca Bağcılar'da bulunan 21 muhtarlığın da ziyaret edilmesi kararı alındı. Telekom'da çalışan işçiler de bölgede bulunan işyerlerini gezerek bu platforma ve Telekom'un özelleştirilmesine karşı destek isteyecekler. EMEP Bağcılar İlçe Örgütü de Bağcılar halkından imza toplamak ve platforma destek vermeye çağırmak için bir imza metni oluşturacak.
Mahallelerde çalışılacak
Toplantıda ayrıca öğretmenlerin yanı sıra Telekom işçilerinin de mahallelerinde özelleştirmeye karşı mücadele yürütmesi gerektiği söylendi. Telekom'da çalışan işçilerin eşlerinin de bu mücadeleye katılması ve komşulardan başlayan ve mahalleye yönelen bir çalışmanın başlatılması gerektiği söylendi. Öğretmenlerle birlikte yürütülmesi kararlaştırılan bu çalışma sonrası Bağcılar'ı kapsayan bir yerel platform kurulacak.
İmza metni oluşturuldu
Binlerce emekçiye ulaştırılacak imza metni de toplantıda ortaya koyuldu. Metinde IMF'nin çalışanların ve esnafın hayatını yaşanmaz hale getirdiği, çalışanlara yönelik baskıların kaynağında IMF'nin olduğu belirtiliyor. İmza metninde Telekom gibi ekonomik ve ulusal açıdan stratejik bir kurumun satılmasının vatanın satılması anlamına geldiği belirtildi. Toplumun IMF yanlısı holding sahipleri ile, IMF karşıtı emeğiyle çalışanlar olarak ikiye bölündüğü kaydedilen imza metninin sonunda, "Biz aşağıda imzası olanlar Telekom işçisinin yanında olduğumuzu ve verecekleri mücadeleyi destekleyeceğimizi söylüyoruz" dendi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Gazi'de ülkücü ideolojiye isyan
Şebnem Turhan
Gazi Üniversitesi (GÜ) öğrencileri, okullarının internetteki web sayfasına gönderdikleri mesajlarla üniversitenin durumunu gözler önüne serdiler.
Her çeşit faaliyetin sınırlandığı ve ülkücülerin belirlediği sınırların içine çekildiği GÜ'deki öğrenciler, çözümü, dertlerini sanal ortama taşımakta buldular. Öğrenciler en fazla, üniversitede başka görüşlerin değil yaşamasına, düşünülmesine bile izin vermeyen baskıcı ideolojiden şikâyetçi. Düşünmenin, konuşmanın yasak olduğu üniversitelerinde tepkilerini web sayfasına yazarak göstermeye çalışan öğrenciler sanal ortamda da rahat bırakılmadılar. Öğrencilerin çoğunun isimlerini vermekten çekinmesi ya da rumuz kullanmayı tercih etmesi üniversitedeki antidemokratik ve baskıcı yapıyı kanıtlarken, üniversiteye ait sitede üniversiteyi eleştiren yazılara tahammül edemeyenler, öğrencilerin yazılarını yazıldığı gün sildiler. Öğrenciler ise yazılarını başka sitelere aktarma yolunu seçtiler.
Öğrencilerin "Bir İdeolojinin Üniversitede Hakim Olması İle İlgili Mesajlar" adını verdikleri sayfada en çok okuldaki antidemokratik ortamdan şikâyetçi oldukları gözlendi. Adını vermek istemeyen bir öğrenci, okulda demokratik bir ortam olmadığını ve bunun sağlanmasını tüm öğrenciler gibi kendisinin de canı gönülden istediğini belirttiği yazısında, "Gazi Üniversitesi'nde okuyorum" demekten gurur duymak istediğini, ama bunu bir utanç olarak gördüğünü kaydetti. Öğrenci üniversitede herkesin bir görüşünün olacağını ve kendi yanlılarını koruyacağını dile getirdiği yazısında, diğer görüşleri kaba kuvvetle ezmek yerine mantıklı sözlerle çürütmek gerektiğini ifade etti.
Eğitim kalitesi düşük
"Gazili" rumuzuyla, üniversitenin bulunduğu yapıdan bir an önce sıyrılıp demokratikleşmesi isteyen diğer bir öğrenci, "Üniversite farklı görüşlerin rahatlıkla bir arada yaşayabileceği bir yer olmalı, ama bu her yana kurt resmi asarak, Alparslan Türkeş resmi yapıştırarak ve tek bir görüşü hakim kılarak olmaz" diye görüşlerini aktardı. Böyle bir ortamda bilimsellikten ve bireysel gelişmeden söz edilemeyeceğini vurgulayan "Gazili", üniversite yönetiminin artık bu anlayışa destek vermekten vazgeçmesini istedi.
Alper Baştuğ adlı öğrenci, üniversiteye girerken "Gazili olmak bir ayrıcalıktır" sloganının kullanıldığını, ancak okulda bilimden, sanattan ve demokrasiden uzak eğitime zorunlu tutulduklarını ifade ederek, üniversite yönetimine "Bununla mı gurur duyuyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Üniversitedeki siyasi yapılaşmanın, okulun adını lekelediğini düşünen ve adını gizleyen bir öğrenci ise, "Üniversite denince akla gelen ilk kelime özgürlük oluyor, ama Gazi denince bu kelime neden aklımıza gelmiyor? Daha özgür, daha aydın bir Gazi istiyorum, çoğu Gazilinin istediği ama bir türlü ifade edemediği gibi. En azından ismimi rahatça yazabilmek istiyorum" dedi.
Öğrencilerin web sayfasına yansıttığı tek sorunları üniversitenin siyasal yapısı değil. Üniversitede verilen eğitimden de şikâyetçi olan öğrenciler, okulun teknik olanaklarının eksikliğinden ve öğretim üyelerinin yetersizliğinden yakındılar. Üniversitede her şeyin para ile döndüğünü ve zamanında hiçbir şeyin halledilmediğini belirten öğrenciler, üniversite yönetiminden bu sorunlarına çare bulmasını talep ettiler.
Olanaklar heba ediliyor
GÜ'nin bir üniversitenin sahip olamayacağı kadar çok otobüsü olduğundan, ama bunun bir türlü öğrencilerinin hizmetine sunulmadığından şikâyetçi olan öğrenciler, öğretim elemanlarının öğrencilere karşı biraz daha saygılı ve anlayışlı olmalarını beklediklerini de dile getirdiler.
Meral Ceylan adlı öğrenci, "Binaları eski, öğretim elemanları yetersiz olan bir üniversitenin geleceğin nesillerini yetiştirecek olan öğretmen adaylarını nasıl yetiştirecek?" sorusunu yöneltti.
Başlangıçta öğrencilerden gelen mesajları web sayfasından silmeyerek diğer öğrencilerin okumasında sakınca görmeyen üniversite yetkilileri, artık mesajları sadece yazıldığı gün saklıyor. Mesajlarının silinme nedenini merak eden öğrenciler ise "Mesajımı sildiğiniz için sizin tarafınızdan en azından değerlendirilmeye alındığını düşünüyorum. Kötü etkilerden hoşlanmadığınızdan dolayı yayımlamadığınız ve diğer arkadaşlarımızın okumasına izin vermediğiniz mesajım sizin başınızı ellerinizin arasına alarak düşünmenizi sağlar" sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.
www.evrensel.net