Yılmaz kellesini koruma peşinde

Kulislerde, Yılmaz'ın Enerji Bakanı Ersümer'e verdiği tam desteğin arkasında, Ersümer'in kellesinin gitmesinin Yılmaz'ın kellesini de götüreceği kaygısının yattığı söyleniyor.

Yılmaz kellesini koruma peşinde
Sultan Özer
Beyaz Enerji operasyonu ile birlikte hedef tahtasına konulan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'e partisinin ve Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın verdiği destek sürüyor. Ersümer'e partisinin verdiği destek, siyasi kulislerde, "Ersümer'in kellesinin gitmesinin Mesut Yılmaz'ın da kellesini götürebileceğine" bağlanıyor.
ANAP Başkanlık Divanı'nın önceki gün geç saatlere kadar süren ardından dün yapılan ANAP Grup toplantısında Mesut Yılmaz, "siyasete yapılan müdahalelerin eleştirisi" ve "sivil siyasetin güçlenmesi gerektiği" vurgusu ile başladı. "Sivil siyaset, diye özellikle belirtme gereği duyuyorum. Uzun süreden beri maalesef Türkiye'de siyaset uzun süreden beri sadece siyasetçilerin işi değil" diyen Yılmaz, konuşmasını medya ile adını anmadan askeri de eleştirerek sürdürdü. Yılmaz, şöyle devam etti: "Siyaseti etkisizleştirme çabaları belki de hedefine ulaşacaktır. Bu işe bu kadar insan emek verdiğine göre, basın da bu işin üzerine bu kadar şevkle gittiğine göre, bütün bu gayretler netice vermeden kalmayacaktır. Ama burada gözönünde tutulması gereken husus, Fransız Düşünür'ün işaret ettiği gibidir. Yıpratılanın, küçümsetilenin, topluma kötü gösterilenin yerine konulacak başka birşeyin olmamasıdır".
Darbe anımsatması
Yılmaz, darbeleri de anımsatarak, Türkiye'nin 1950'li ve 1970'li yıllarda da benzer süreçleri yaşadığını söyledi ve "Ama 1960 ve 1980'li yıllar ve o yılların tecrübeleri de göstermiştir ki, yıpratılan, etkisizleştirilen siyaset kurumunun yerine, halkın gönülden benimsediği ve kalıcı olabilecek herhangi bir alternatif ikame edilememiştir" dedi. Yılmaz, enerji yolsuzluklarını anımsatarak "Yolsuzlukların üzerine sonuna kadar gidin" mesajı da verdi. ANAP'ın adının yolsuzluklarla birlikte anılmasından duyduğu rahatsızlığı sert bir tonda dile getirerek, "Yolsuzluklar konusuyla ANAP arasında hiçbir irtibat kurmak mümkün değildir. Çünkü, ANAP`lı hiç kimsenin yolsuzluk yapması mümkün değildir" diye konuştu. Yılmaz, "orada burada ahkam kesen, ANAP'ı, siyaseti karalamaya çalışan herkese" çağrı yaptı ve ellerindeki belge ve bilgileri yetkili makamlara vermelerini istedi.
Seydaoğlu askere sert çıktı
Bir saati aşkın basına ve dinleyicilere kapalı olarak devam eden toplantıda, askeri müdahaleleri eleştirdiği için hakkında soruşturma başlatılarak, ANAP'tan ihraç edileceği konuşulan Diyarbakır Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu söz aldı. Yaklaşık 15 dakika konuşan Seydaoğlu, hiçbir demokratik ülkede askeri müdahalelerin olmadığını, tek yetkili organın parlamento olduğunu savunarak, ülkede artık darbelere tahammülün kalmadığını söyledi. Bütçe içinde yatırıma ve savunmaya ayrılan paylara da dikkat çekerek, dünyanın silahsızlanmayı gündemine aldığı bir ortamda savunmaya bütçeden yüzde 20 pay ayrılmasının yanlışlığına değindi. Andıç raporunu da yok etme eylemi raporu olarak nitelendiren Seydaoğlu, bunun bir skandal olduğunu ve Genel Kurul'da sözlediği sözlerinin arkasında durduğunu söyledi.
İstifa gündemde değil
Seydaoğlu'nun sözlerini Mesut Yılmaz sessizlik içinde dinlerken, Yaşar Topçu ile Yaşar Dedelek müdahale etmek istedi, Ertuğrul Yalçınbayır ise milletvekilinin özgürce, istediği şekilde konuşma hakkının olduğunu hatırlattı. Toplantıda, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in istifası sözkonusu edilmezken, ANAP'ın bir bütün olarak bakanlarına sahip çıkması gerektiği dile getirildi. Bu bütünlüğü vermek ve gövde gösterisi yapmak için de Türkiye'nin 80'i aşkın ilinden merkez ilçe başkanları Ankara'ya çağrılarak toplantıya katılmaları istendi. Mesut Yılmaz'ın özellikle askerleri hedef alan sözlerinin bu başkanlar tarafından uzun süren alkışlarla karşılanması da dikkat çekti.
Ersümer'in kellesi
Öte yandan gerek önceki gece toplanan Başkanlık Divanı'nda gerekse grup toplantısında Enerji Bakanı'nın istifasının hiç gündeme gelmediği öğrenildi. Kulislerde, Ersümer'in kellesinin gitmesinin Mesut Yılmaz'ın da kellesinin gitmesi anlamına geleceği konuşuluyor. "Bir kalenin verilmesi demek bütünüyle savaşı kaybetmek demektir" değerlendirmelerinin yapıldığı ANAP kulislerinde, hükümetin yıkılabileceği ve ANAP'ın yerine DYP'nin gelebileceği ihtimali konuşulurken, "Eğer temizlik amacıyla böyle yapılıyorsa DYP'nin ne işi var. Çamurdan kaçayım derken, bok'a düşecekler" deniliyor.
Konu Liderler Zirvesi'nde gündeme gelecek olup, MHP'nin de zirveden çıkacak sonuca göre bir değerlendirme yapması bekleniyor. Konuyla ilgili net bir açıklama yapmaktan kaçınan MHP'nin önceki gün geç saatlere kadar süren Başkanlık Divanı'nın ardından açıklama yapmaması ve dün yapılması gereken Grup toplantısının iptal edilmesi de MHP'nin zirveden çıkacak sonuca göre hareket edeceğini gösteriyor.
www.evrensel.net