IMF

IMF'nin faturası ağır oldu

IMF ile imzalanan üç yıllık stand-by anlaşmasının sonuçları Türkiye için ağır oldu. Bu faturanın yükü ise işçi ve memurlara kalacak.

IMF'nin faturası ağır oldu
Ekonomi hızla krize doğru sürükleniyor. IMF ile imzalanan üç yıllık stand-by anlaşmasının üzerinden bir yıl geçmeden ortaya çıkan tablo, ileriki aylar için hiç de iyi sinyaller vermiyor. Borçlanma, cari açık, enflasyon rakamının üzerine bir de batık bankalar ve yolsuzluklar eklendiği zaman ekonomideki sarsıntının şiddetinin daha da artacağı ortaya çıkıyor. Giderek derinleşen bu krizin faturası ise işçi ve emekçilere çıkartılıyor.
Önceki gün Ankara'daki temaslarına başlayan IMF heyeti, ekonominin bir krize sürüklenmemesi için "yapısal uyum prgramı" adını verdiği "istikrar paketi"nin uygulanmasında ısrar edilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak üç yıllık programın daha ilk yılı dolmadan ortaya çıkan kriz ve ardından üretim sektörlerinde baş gösteren aşırı gerileme, krizin nedeninin asıl olarak IMF programı olduğunu gösteriyor.
Enerjide karanlık tablo
Buna rağmen IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli'nin talimatları, krizi daha da derinleştirecek, yolsuzlukları artıracak politikaları içeriyor. Nitekim "beyaz enerji" operasyonunda ortaya çıkan faturaya rağmen 29 Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli santralin ihalesinin mart ayına kadar yapılması isteniyor. Ayrıca TEAŞ'in ikiye bölünerek enerji sektöründeki kamu denetimini tamamen ortadan kaldıracak olan "Elektrik Piyasası Yasası"nın TBMM'den geçirilmesi konudunda çalışmalar hızlandırıldı. Bunun yanında Telekom, TEKEL, THY, kamu bankaları ve şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için yasal hazırlıklar tamamlandı.
IMF'ye verilen 18 Aralık 200 tarihli "ek niyet mektubu"nda hükümet 2001 yılı için oldukça ciddi taahhütlerde bulunuyor. Bunların başında 2000 yılının sonunda 9 milyar doları bulan cari işlemler açığının düşürülmesi, 2000'deki hedefin 14 puan üzerinde gerçekleşen enflasyon oranının yüzde 12'ye indirilmesi, büyüme hızının ise yüzde 4-4.5 olması geliyor. Özelleştirme ise her zamanki gibi en büyük taahhüt olarak bütün hızıyla sürüyor. Hükümetin IMF'ye verdiği bu sözler, krizin faturasının yine işçi ve emekçilere çıkacağını gösteriyor.
Fatura emekçiye çıkıyor
Nitekim memurlar faturadan üzerlerine düşeni yüzde 10 maaş artışı ile aldılar.
2000 kendileri için bir "felaket yılı" olan çiftçiler de taban fiyatlarından darbe yiyecekler. Bu yıl şeker fabrikaları ile TEKEL'in özelleştirilmesine başlanması da ayrı bir darbe olacak. Faturanın ağırlıklı kısmı ise kamu işçilerine çıkacak. "Geçen yıl çok zam aldılar" diyen hükümet bu yıl kamu işçilerine olabilecek en asgari zam oranını dayatıyor. 430 bin yakın kamu işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmeleri konusunda sermaye kesimleri şimdiden feryat etmeye başladılar.
www.evrensel.net