Hükümettekilerin çocukları yok mu?

Türkiye'de yıllardır gerçekleştirilen özelleştirmeler sonucu binlerce insan işsiz kaldı. Çoğunun emekliliğine ise 10 yıl gibi kısa bir zaman var.

Hükümettekilerin çocukları yok mu?
Muzaffer Özkurt
"Çalıştığım işyerinin özelleştirilip satıldığı gün Ramazan'ın son günüydü. Eşime işyerinin satıldığını söyledim. 7 yaşında kızım var. Gözümün içine bakıp, 'İşten kovuldun mu baba?' dedi. Beynimden kaynar sular döküldü. O gün günahı onların boynuna, orucumu bozdum." Bu sözler 16 senesini verdiği ve kara hizmetleri bölümünde çalıştığı Deniz Nakliyat AŞ'nin özelleştirilmesi sonrası işten atılan Kadir Arslan'a ait. Arslan 37 yaşında ve özelleştirmenin ardından 8 ay boyunca 330 milyon lira olarak verilen tazminatla evini geçindirmeye çalışmış. Şu an bu para da kesilmiş durumda, üstelik sigortadan da yararlanamıyor.
Çözüm birlik olmakta
"Maaş gibi verdikleri bu para bize verilen sus parasıydı. Aslında morfine benziyor, 8 ay sonra etkisi geçti. Şimdi herkes iş bulmak için saldırmaya başladı" diyen Kadir Arslan, İş ve İşçi Bulma Kurumu'na giderek form doldurduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını belirtiyor. Arslan şunları söylüyor: "İşçi ve İşçi Bulma Kurumu'ndan son olarak söylenen 'Sesinizi çıkartın, birlik ve beraberlik olun Ankara'ya giderek hakkınızı arayın' oldu".
IMF'ye verilen iyi niyet mektubunda özelleştirmeye hız verileceğinin belirtildiğini ifade eden Arslan, "Özelleştirmeden önce bizi başka kurumlara atayacaklarını ya da aynı işte çalışacağımızı söylediler. Bize, 'Hiçbir işçinin burnu kanamayacak' dediler. Şimdi görüyorum yine aynı şeyler söyleniyor. İşçiler bu sözlere inanmasınlar" diyor. Halka da özelleştirmenin yanlış lanse edildiğini söyleyen Arslan, pek çok kişinin bu kurumları zarar ediyor olarak bildiğini ancak gerçeğin 'zarar ettirilme' olduğunu belirtiyor.
Geçim sıkıntısının kendisini iyice boğduğunu söyleyen Arslan, çocuğu hastalandığında vizite kâğıdı almak istediğini, ancak bu haklarının da gasp edildiğini kaydederek, "Üç gün beklememiz gerekiyormuş. Üç günde çocuk hastaneye mi götürülür? Gece 01.00'de özel hastaneye götürdüm ve 20 milyon verdim geldim. Özelleştirmenin acı sonuçları bunlar. Öğrenciler yürüyorlardı, 'Susma sustukça sıra sana gelecek' diyerek. Biz gülüyorduk ve işte sıra bize geldi" diyor.
Aile huzuru kalmadı
İşsizlik ve içine girdikleri sıkıntılar Kadir Arslan'ın aile ilişkilerini de etkilemeye başlamış. Eşiyle kavga ettiğini ve aralarının açıldığını söyleyen Arslan, ailesiyle ilgilenemediğini ve psikolojik olarak oldukça yıprandığını dile getiriyor. Arslan bu sürede mide hapı kullanmaya başlamış. Nedeni stres. Yine aynı nedenden dolayı uykusuzluk problemi de var. Geceleri kendi gibi işten atılan arkadaşlarını arayarak rahatlamaya çalıştığını söylüyor.
Yaşlarından dolayı iş bulamadıklarını belirten Arslan bir iş için başvurduğu Carrefour'daki çalışma koşullarını ise şöyle anlatıyor: "Sabah 10.00'dan akşam 10.00'a kadar çalışılıyor. Hiçbir sosyal hak yok ve sadece 120 milyon lira maaş veriyorlar."
"Elde sanat yoktu ve en güzel zamanımda devlet dairesinde işe girdim. Bu yaştan sonra iş bulmak da imkânsız. Arkadaşlarla grup oluşturduk gitmediğimiz yer kalmadı. Ama bir sonuç yok" diyen Kadir Arslan, şöyle devam ediyor: "Artık ekmek derdini unuttuk. Ülkeyi satıyorlar, bunu engellemek istiyoruz."
Arslan son olarak şunları söylüyor: "Oy verdiğimiz, güvendiğimiz Ecevit iktidara geldikten sonra bizi bu hale getirdi. Yüksel Yalova kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesinin gündeme geldiği günlerde 'Evime tehditler geliyor uyuyamıyorum' diyordu. O tehditten, biz sıkıntıdan uyuyamıyoruz! Peki diğerleri bakanlar, hükümettekilerin çocukları yok mu? Bunlara soruyorum: Bu kadar insanın ekmeğiyle oynadıktan sonra akşam rahat uyuyabiliyorlar mı? İsyan ediyorum artık."
www.evrensel.net