Faili meçhul dosyalar tozlu raflara

Faili meçhul dosyalar tozlu raflara

   terk edildi

Faili meçhul dosyalar tozlu raflara terk edildi
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde, 2000 yılından 11 bin 887 faili meçhul dosya, 2001 yılına devredildi.
Diyarbakır DGM'deki 4 ayrı mahkemede, 2000 yılında, 1501'i 1999 yılından devredilen, 1410'u yeni açılan toplam 2911 dosya görüldü. Bu dava dosyalarından 1081'i karara bağlanırken, 1830'u da 2001 yılına devredildi. Diyarbakır DGM'deki 4 mahkemeden, en çok dava dosyası 1 No'lu DGM'de görüldü. 1 No'lu DGM, yıl içinde 433'ü devir, 380 yeni toplam 857 dava dosyasından 283'ü karara bağlandı.
1 No'lu DGM'de, kapatılan Refah Partisi'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile Kuzey Irak'tan Genelkurmay Özel Kuvvetler Birliği'nce Türkiye'ye getirilen Şemdin Sakık yargılanmış, Erbakan 1 yıl hapis cezasına, Sakık ise idam cezasına çarptırılmışlardı. Diyarbakır DGM'deki en az dava dosyası da 3 No'lu DGM'de görüldü. 3 No'lu DGM'de 651 dava dosyası görüldü ve bunlardan 279'u karara bağlandı.
Bölgede hak ihlallerinin ardı arkası kesilmezken, Diyarbakır DGM'de yüzlerce çocuk da yargılandı ve "suçlu" bulunarak cezaevine gönderildi. Son olarak, Urfa'nın Viranşehir ilçesinde yaşları 7-17 arasında değişen 28 çocuk "Savaşa hayır" sloganını attıkları için gözaltına alındı. Gözaltına alınan çocukların tümü hakkında "PKK'ye yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla" dava açıldı. Haklarında dava açılan çocukladan 23'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Faili meçhul dosyalar
Diyarbakır DGM mahkemelerinde en çok evrakı yine faili meçhul dosyalar oluşturuyor. 1984 yılında kurulan Diyarbakır DGM'de, 2000 yılından 2001 yılına toplam 11 bin 887 faili meçhul dosya devredildi. Yıllar itibariyle en çok faili meçhul dosyayı, 1993'ten 1994'e devredilen dosyalar oluşturuyor. 1993 yılından 1994 yılına 2000 faili meçhul dosya devredilmişti. Bu yıllarda işlenen yüzlerce faili meçhul cinayet davası dosyası halen aydınlatılmayı bekliyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Daha gelişkin 1 Aralık'lar olmalı'
Emeğin Partisi Genel Başkanı (EMEP) Levent Tüzel, ülkede yaşanan son gelişmeleri değerlendirmek, IMF ve hükümetin milyonlarca işçiyi yoksulluğa iten ekonomik programına karşı emekçilerin birleşik, demokratik muhalefetini örgütlemek doğrultusunda başlattığı görüşmeleri dün de sürdürdü. Üç gün boyunca Ankara'daki parti, sendika ve kitle örgütlerinin temsilcileriyle görüşen Tüzel, dün ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ve KESK Genel Başkanı Siyami Erdem ile görüştü.
Görüşmelerde emekçilerin 2001 yılındaki saldırılara, daha gelişkin 1 Aralık'lar ve genel direnişlerle karşılık vermeleri gerektiği belirtildi.
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Memet Kılınçaslan ve EMEP GYK Üyesi Seyit Aslan'ın bulunduğu EMEP heyeti, dün saat 11.00'de ÖDP İstanbul Genel Başkanlık İrtibat Bürosu'na giderek, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç ve ÖDP MYK Üyesi Masis Kürkçigil'den oluşan ÖDP heyeti ile bir görüşme yaptı. Yaklaşık bir saat süren görüşmelerin ardından Tüzel ve Uras birer açıklama yaptılar.
Hükümet Türkiye'yi uçuruma sürüklüyor
Hükümetin ekonomik ve siyasal politikalarını değerlendirmek üzere Uras ile görüştüklerini belirten Tüzel, hükümetin sürdürdüğü politikaların Türkiye'yi sorunlar uçurumuna sürüklediğini ifade etti. Hükümetin bütün başarısızlıklarını başarı olarak lanse ettiğini ifade eden Tüzel, ekonomik krizin faturasının halka çıkarılmak istendiğini belirtti. IMF programının alternatifinin emekçilerin iktidara el koyması olduğunu belirten Tüzel, "Bunun için de daha gelişkin 1 Aralık'lar, genel grevler, direnişler olmalıdır. Bu ortamı birlikte yaratmak için ÖDP'ye ziyarette bulunduk. Bu adımları atma doğrultusunda olumlu bir görüşme yaptık" dedi. Tüzel'in ardından da Ufuk Uras söz alarak, emek eksenli politikalarla demokrasi mücadelesinde yan yana gelmenin çok önemli olduğunu ifade etti. "IMF politikalarının bedelini ödemek istemeyenleri yan yana getirmek ev ödevimizdir" diyen Uras, IMF aleyhtarı politika zemininde buluşmanın çok önemli olduğunu düşündüklerini kaydetti.
'Devlet şiddet ve zora başvuruyor'
Görüşmenin ardından EMEP heyeti, KESK'e giderek, KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, Genel Sekreteri Sevil Erol ve MYK Üyeleri İbrahim Kudiş ve Cengiz Uzuner'den oluşan KESK heyeti ile görüştü. Levent Tüzel, burada, kamu emekçilerinin 1 Aralık eylemiyle önemli bir başarıya imza attıklarını ifade ederek, "Ama soruşturmalar açılıyor, hükümet gözü kara bir biçimde çalışmalarını yürütüyor. Emekçilere 'Ne kadar eylem yapsanız da başaramazsınız' mesajı veriyor" dedi. İşçilerle, kamu emekçilerinin eylemlerinin birleşmesinde sıkıntılarla karşılaşıldığını ifade eden Tüzel, "Ama koşullar daha sıkı bir hareketin örülmesini zorluyor" dedi. Hükümetin, cezaevi sürecinde görüldüğü gibi, demokratik hak talebinde bulunanları yardım ve yataklıktan yargıladığını, tutukladığını ifade eden Tüzel, "Devlet şiddete ve zora başvuruyor. Bunu yaparken de bunun halk yararına olduğu yolunda propaganda yapıyor" dedi. Bütün bunlara karşılık emekçi kesimlerinde büyük bir hoşnutsuzluk olduğunu ifade eden Tüzel, hükümetin esnafı ve ticaret odalarını da çileden çıkarttığını kaydetti.
Kapsamlı bir programla çıkılmalı
Yaşanılan ekonomik krize alternatif olarak yine burjuva ekonomisinin çözümlerinin dayatıldığını söyleyen Tüzel, krizin kaynağında yabancı sermaye ve özelleştirmenin olduğunu ifade etti. IMF'nin ve hükümetin karşısına, geniş halk kitlelerini kapsayacak bir programla çıkılması gerektiğini ifade eden Tüzel, bu programın ekonomik, siyasal, demokratikleşmeye yönelik ayakları olacağını kaydetti. Böyle bir program etrafında örgütlenmek için Emek Platformu bileşenleri, partiler ve kitle örgütleri ile görüştüklerini kaydeden Tüzel, "Emek Platformu'nun içinde yer almasalar da üretici köylüler ve esnafa da çağrı yapılmalı. Tek tek partiler, örgütler olarak saldırı dalgalarının üstesinden gelemeyiz. Bunu bütçe çalışmalarımızı yürütürken hepimiz gördük. Emek güçlerinin bölünmüşlüğünden şikâyet ediliyor" dedi. Siyami Erdem de yaptığı konuşmada, Türkiye'de temel nedeni ekonomiye dayanan bir istikrarsızlık olduğunu ifade ederek, "Bunun kaynağı hükümet. Bizler Türkiye'de ekonomik siyasal boyutta bir arayış içindeyiz" dedi.
Cevap genel işbırakma olmalı
Sendikal çalışmalarını yürütürken, emekçileri doğru bir siyasete çekmenin görevleri olduğunu düşündüklerin söyleyen Erdem, Emek Platformu'nun birçok zaafı bulunduğunu belirtti. Bu zaafların kaynağının Türkiye'yi değerlendirme farklılığından kaynaklandığını belirten Erdem, "2001 yılında emek hareketinin haksızlıklara karşı vereceği yanıt, genel işbırakma yönünde olmalıdır. Her konfederasyonun bunu böyle algılaması gerekiyor. Zorluklar var ama bu, emekçilerden kaynaklanan zorluklar değil. Sendikalardaki yönetsel zorluklardır" dedi.
www.evrensel.net