Küreselleşme karşıtlarına karşı

Küreselleşme karşıtlarına karşı

   'iç savaş histerisi'

Küreselleşme karşıtlarına karşı
   'iç savaş histerisi'
Ercan Koç
Bu yıl 25-30 Ocak tarihleri arasında, İsviçre'nin Davos kasabasında yapılacak olan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantıları öncesinde polis, gerginlik yaratıyor. Bu çabanın amacı ise, WEF'i ve küreselleşmeyi protesto etmek isteyen kişi ve kuruluşları, kamuoyundan tecrit etmeye çalışmak. Sendikalar polisin bu tavrını "iç savaş histerisi" olarak değerlendiriyor.
Dünyanın sayılı emperyalist tekellerinin yöneticileri, bu tekellerin hizmetinde çalışan uzmanlar ve devlet yöneticilerinden oluşan yaklaşık 2000 kişi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Davos'ta kapalı kapılar ardında, gizli görüşmeler yapmak için toplanıyorlar.
Bilindiği gibi, sırasıyla GATT, Dünya Ticaret Örgütü ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA)'nın temelleri, Davos'taki geçmiş zirvelerde atılmıştı.
Her yıl yapılan WEF zirvesinin yanı sıra, Afrika'da Durban, Avrupa'da Salzburg, Asya-Pasifik'te Melbourne ve Yeni Delhi şehirlerinde yapılan düzenli toplantılarla, Davos kararları adeta "yerelleştiriliyor".
Davos Forumu'nun sponsorluğunu üstlenen tekellere bakıldığında, bu toplantıların emperyalist tekeller için ne kadar önemli olduğu da ortaya çıkıyor. IBM, BP Amoco, Coca-Cola, ABB, Nestlè, DuPont, AOL ve Deutsche Bank gibi tekeller, her yıl zirvenin masraflarını üstleniyorlar.
Ancak emperyalist zirveler, işçi ve emekçiler tarafından artık büyük tepkilerle, toplanamaz hale getiriliyor. İşçiler, emekçiler ve gençler, daha önce Seattle, Melbourne, Prag, Washington ve son olarak da Nice'te gösteriler yaptılar. Bu şehirlerde yapılan protesto eylemlerinde, emperyalist kuruluşların dağıtılması talebi dile getirildi.
Hazırlık sürüyor
Küreselleşme karşıtları, WEF toplantısına karşı hazırlıklarını sürdürüyorlar.
27 Ocak'ta Davos'ta yapılması planlanan bir protesto gösterisine polis izin vermeyince, Davos karşıtı eylemleri örgütleyen Anti-WTO Koordinasyonu, her şeye rağmen eylemi yapacaklarını basına açıklayarak polisin tutumunu protesto etti. Davos polisi ise, bir karşı kampanya başlatarak, göstericilerin "şiddet yanlısı" olduklarını ileri sürdü. Öyle ki, Graubünden Kantonu Polis Örgütü, küreselleşme karşıtı gösterileri engellemeyi "en önemli görev" olarak önüne koydu.
İsviçre polisinin, Davos'a protestocu akınını önlemek için şimdiden yoğun tedbirler alıdğı gözleniyor. Davos içinde sık sık devriye gezen polis araçları; son olarak otel ve pansiyon yöneticilerine çağrı yaparak "şüphelilere" oda verilmemesini talep etti. Ortamın terörize edildiğine işaret eden Davos sakinleri, durumdan rahatsız. Görüştüğümüz Davoslulardan Bayan M. Jörin, polisin şiddete zemin hazırlardığını belirterek "Onlar içeride sıcak salonlarında her şeyi konuşurken, karşıtların dışarıda soğuğun altında görüşlerini açıklayamaması demokrasiyle bağdaşmaz" diye konuştu.
Gösteriye izin verilmemesi, Anti-WTO Koordinasyonu tarafindan da bir basın bildirisi ile protesto edildi. Gösteri için başvuruda bulunan Zürih Emek Partisi, karara itiraz etti. Bu arada, Basın Çalışanları Sendikası (Comedia) adına, gösterinin yapılması için Davos polisine ikinci kez başvuruda bulundu. Comedia yöneticilerinden Klaus Rozsa, polisin "iş savaş histerisine" kapıldığını belirtti.
Anti-WTO Koordinasyonu ayrıca, Greenpeace yöneticilerinden Thilo Bode'nin yaptığı açıklamanın tersine, WEF toplantısına katılarak zirveyi meşrulaştırmayı reddettiklerini duyurdu.
www.evrensel.net