Orada biri mi var?

Bilim adamları ilk kez koşulları bizimkine benzeyen bir güneş sistemi keşfettiler. Gezegenlerin büyüklükleri ve güneşlerine uzaklığı da dünyaya benziyor Bunun anlamı bu gezegenlerde "yaşam"ın olabileceği.

Orada biri mi var?
Jonathan Leake - The Sunday Times
Astronomlar, üzerinde yaşam belirtisi olabilecek dünyaya benzer gezegenlerin olduğu başka bir güneş sisteminin varlığı konusunda ilk güçlü kanıtlara ulaştılar. Bu keşfi, yabancı yaşamları araştıran ve NASA ile birlikte çalışan bir SETI adlı Amerikan araştırma enstitüsü ile Jodrell Bank Gözlemevi'nin astronomlar yaptı.
Gözlemler, "CM Draconis" adı verilen sistemin yaşanabilir kuşakta yer alan iki gezegeni kapsadığını ve bu gezgenlerin yörüngelerinin yıldızlarına suyun sıvı olarak bulunabileceği bir mesafade olduğunu gösteriyor. Bunun anlamı bu gezegenlerde yaşam olabilir.
Amerikan Astronomi Kurumu'nun önümüzdeik hafta California eyaletindeki San Diogo'da yapacağı yıllık toplantıda ayrıntılı bilgilerin vereceği belirtiliyor. Diğer astronomlar da, dünyaya benzer koşullardaki gezegenleri bulabilmek için yarış halinde. Başka bir gezegen kaşifi David Charbonneau'nun da aynı toplantıda gezegenlerin parlıklarının analizi konusunda yeni yöntemler üzerine açıklamalarda bulunacağı dile getiriliyor. Bu gibi teknolojiler, yaşam işareti sayılan ozonun gezegenlerin atmosferlerinde olup olmadığını gösterebilecek.
Princeton Üniversitesi'nden diğer araştırmacılar da, gezegenlerdeki okyanusları, kara parçalarını ve hava sistemlerini gösteren benzer yöntemleri sunacaklar.
Eğer, "CM Dranonis" güneş sistemindeki gezegenlerden birinde yaşam belirtisi bulunursa, dünyadan çok farklı koşullarda gelişen bir yaşamı gözlemlemek mümkün olabilecek. Çünkü bu sistemin kalbi çok küçük, sönük, kızıla çalan ve gezegenler etraflarında dönerken, birbirleri etrafında dönen yıldızlardan oluşuyor. Bu tür ikili sistemler, gün uzunluğu konusunda değişik deneyimler ve karmaşık iklim örnekleri sunubiliyor. SETI araştırmacılarından Laurance Doyle, yaşam olabileceği düşünülen gezegenlerin boyutları konusundaki bilgilerin kesin olmadığını, ancak çaplarının en fazla 10 bin 500 mil olarak ölçüldüğünü söylüyor. Karşılaştırma yapacak olursa, dünyanın çapı 8 bin mil, Jüpiter'in ki ise 90 bin mil.
Astroidlere doğal önlem
Doyle, bu iki gezegenin yörüngesi dışında Jüpiter büyüklüğünde bir üçüncü gezegen daha bulunduğunu belirterek, bu durumun oldukça önemli olduğunu söylüyor. Çünkü, dış tarafta yörüngesi olan büyük gezegenin, küçüklerine yönelebilecek astroid bombardımanına karşı emme görevi göreceğini ve olası bir yaşamı koruyacağını düşünüyor. Doyle, Jüpiter'in de bizim güneş sistemimiz için benzer bir rol oynamış olabileceğini de ekliyor. Astronom Doyle, "CM Draconis" güneş sisteminin uzaklığını, gezegenlerin bu sistemdeki yıldızlar ile dünya arasından geçişlerini dikkate alarak hesaplamış. Buna göre, bu yıldızların ışığının dünyaya ulaşması 56 yıl alıyor.
Bakmaya değer!
Kraliyet Astronomi Kurumu Başkanı Profesör Nigel Weiss, bu keşfin heyecan verici olduğunu belirterek, "İlk defa bizimkine benzeyen ve yaşamın doğuşu için uygun koşullara sahip gezegenlerin var olabileceğini gösteren bu keşifler oldukça önemli" diyor. "CM Draconis", bugüne kadar bulunanlar içinde bizimkine en fazla benzeyen güneş sistemi ve benzer daha bir çok sistem olduğu anlamına geliyor. SETI Enstitüsü'nün yöneticisi Profosör Jill Tarter, Doyle'un çalışmasının bu gezegenlerin dünyaya benzediği konusunda güçlü kanıtlar içerdiğini düşünüyor.
Prof. Tarter, "Bu çok hoş bir sonuç. Bu gezegenlerdeki ortam bizimkinden çok farklı olabilir. Yaşam olabilir ya da olmayabilir, fakat en azından bakmaya değer olduğunu biliyoruz" diyor. Ve "umutlar"ın doğru çıkması umuduyla ekliyor: "Yalnız olmadığımızı bileceğiz".
www.evrensel.net