Ekvador, Kamboçya olmak istemiyor

Ekvador, Kamboçya olmak istemiyor

ABD'nin Kolombiya'yı ikinci bir Vietnam haline getirme planı, Ekvador halkını da tedirgin ediyor. Ekvadorlu emekçiler, ABD planında kendilerine biçilen rolün, ülkeyi ikinci bir Kamboçya haline getireceğine dikkat çekiyorlar.

Ekvador, Kamboçya olmak istemiyor
Kolombiya'da diktatörlük güçleriyle gerillalar arasında süren savaşı tüm Latin Amerika'ya yayma riski taşıyan ABD patentli "Plan Kolombiya", kıtada büyük rahatsızlık yaratıyor. Tüm Latin Amerika ülkeleri, ABD'nin Kolombiya diktatörlüğünün yanında fiilen çatışmalara girmesiyle birlikte, kanlı çatışmalar ve mülteci akınlarının kendilerini de savaşa çekeceğinden endişeli. Ancak en büyük endişe, Ekvador'da görülüyor. İşçi ve emekçi hareketinin oldukça güçlü olduğu 12.5 milyon nüfuslu Ekvador, ABD'nin baskısını her geçen gün daha fazla hissediyor.
'İrademize aykırı'
ABD, Ekvador-Kolombiya sınırındaki Manta şehrindeki hava üssünü genişleterek, bu üssü Kolombiya halkına karşı "keşif" faaliyetlerinde kullanmak istiyor. Savaşın içine çekilmek istenen Ekvador halkı, Amerikan emperyalizmine tepkili. MPD'den (Demokratik Halk Hareketi) seçilen Alcalde Belediye Başkanı Maximo Abad Jaramillo, "Eğer Kolombiya, dedikleri gibi yeni bir Vietnam olacaksa, Ekvador da bu savaşın Kamboçya'sı olacaktır. Biz bu savaşın bir parçası olmak istemiyoruz, ama irademize aykırı olarak, savaşın içine çekilmekteyiz" diye konuşuyor. Jaramillo, Ekvador halkı olarak Kolombiyalı gerillalara destek verdiklerini de ifade ediyor: "Eşitlik mücadelesi ve adaletin savunulması kötü değildir."
Alcalde'de her gün çatışma
Kolombiya'nın güney sınırındaki Alcalde, "Plan Kolombiya"nın yürürlüğe girmesi durumunda tüm ülkede neler yaşanacağının küçük bir örneği durumunda. Tüm Ekvador halkının yaşadığı işsizlik, enflasyon ve özelleştirme gibi sorunlara, Alcalde'de can güvenliği de ekleniyor. Resmi rakamlara göre, geçtiğimiz ay boyunca şehirde 20 kişi öldürüldü. Ölenlerin 15'i, Kolombiyalı kontra gruplara veya gerilla örgütlerine mensuptu. En son eylem ise, Kolombiyalı bir kontrgerilla mensubunun, gerillalarca öldürülmesi oldu. Alcalde ve diğer sınır şehirleri, benzer olaylarla sarsılıyor.
Ekvador, ölüm mangaları ve ordunun teröründen kaçan Kolombiyalı köylüler için de bir sığınak haline geliyor. Bu nedenle sınırdaki şehirlerde, mülteci nüfus giderek büyüyor.
Lago Agrio: Mülteci sığınağı
"Plan Kolombiya" saldırısı, Lago Agrio şehrindeki etkisi nedeniyle, ülkenin ekonomisini de tehdit etmeye başladı. Bu şehirden geçerek Pasifik'e yönelen petrol boru hattı, Ekvador ihracat gelirinin belkemiği durumunda. Lago Agrio, kuruluşundan beri, petrol sektörüne yaslanan bir "hizmet merkezi" olageldi. Ama bugünlerde şehir, ABD'nin işaretiyle harekete geçen Kolombiyalı kontralarla dolu. 25 bin nüfuslu bu şehrin petrol dışındaki en büyük gelir kaynağı, "tıbbi hizmetler" haline gelmiş durumda. Çünkü Kolombiya'da çatışmalarda yaralananlar, sık sık sınırdan geçirilerek tedavi için buraya getiriliyor. Şehrin diğer konukları arasında, köyleri yakılıp yıkılmış yoksul Kolombiyalı köylüler var. 31 Aralık itibarıyla, kontra teröründen kaçan 2100 köylü, Lago Agrio'ya giriş yapmış durumdaydı. Durumun ciddiyeti nedeniyle, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği bile, şehirde bir büro açmak zorunda kaldı.
Lago Agrio kilisesinin mülteci koordinatörü Edgar Pinos, eylül ayından beri şehre her hafta 100 Kolombiyalı mültecinin geldiğini belirtiyor. Pinos, "Ama şimdi durum daha kötü. Çünkü Plan Kolombiya'nın bir ay içinde tüm gücüyle yürürlüğe girmesi bekleniyor. Büyük bir mülteci akını durumunda, yardıma ihtiyacımız olacak."
Şehir halkı, son dört-beş ay içinde, Kolombiyalı kontraların, terörlerini burada da estirmeye başladığını söylüyorlar.
'İstikrar' sopası
Sınırdaki bu gelişmelerin ardındaki ABD emperyalizmi ise, bu gelişmeleri, "Plan Kolombiya"nın ilerletilmesi için bir vesile haline getiriyor. ABD'liler, sınır ihlallerinin önlenmesi ve Ekvador'un "istikrar"a kavuşması için tek yolun, ABD ordusunun devreye girmesi olduğu yönünde propaganda yapıyorlar.
Öte yandan, ABD'nin Manta Üssü'nü genişletme kararı, bölgeyi, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nin (FARC) hedefi haline getiriyor. FARC, Manta Üssü'ndeki hareketliliğin "savaş ilanı" ile aynı anlama geldiğini bildirmişti.
Noboa hükümetinin planları
Ekvador'un ABD uşağı hükümeti ise, halkın duyduğu rahatsızlıklara aldırmıyor. Hükümet, "Plan Kolombiya" sayesinde kasasına birkaç milyon dolar daha aktarmanın peşinde. Bu çerçevede, Ekvador Dışişleri Bakanı Heinz Moeller, geçtiğimiz günlerde Washington'a giderek 300 milyon dolarlık "yardım" talep etti.
"Plan Kolombiya", Ekvador egemenlerini de, Kolombiya diktatörlüğünün örnek alındığı bir "değişim"e zorluyor. ABD ve Ekvador Genelkurmayı tarafından iktidara getirilen Devlet Başkanı Gustavo Noboa, sınır boylarındaki istikrarsızlığın devam etmesi halinde, bölgede sıkıyönetim ilan edebileceğini açıklamıştı. Sıkıyönetim fikri, ABD tarafından dayatılıyor. Böylece, sınır şehirlerinin demokrat-halkçı belediye başkanları, görevden alınacak ve yerlerine askeri yetkililer geçirilecek. Ayrıca; emekçilerin grev, gösteri, toplusözleşme hakkı gibi birçok hakkı da "askıya" alınacak.
Ama bu planın, emekçi hareketinin güçlü olduğu Ekvador gibi bir ülkede yürürlüğe konulması zor görünüyor. Nitekim, bölge belediye başkanları, sıkıyönetim ilanının "yangına körükle gitmek" olacağını söyleyerek Noboa'yı uyardılar.
www.evrensel.net